Yazı Hakkında

Başlık:Herkes Yerli Yerine…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:27 Aralık 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Herkes Yerli Yerine…

Seçim, kafalardaki birçok sorunun yanıtını verdi.
Kafalardaki ilk soru, “RP korkusu” üzerineydi. RP -üstelik en olumlu koşullarda- yüzde 21 de tıkandı kaldı. Her beş kişiden -en az- dördünün, laikliğin kalkmasına karşı olduğu ortaya çıktı.

Üstelik RP’ye verilen oyların yaklaşık yüzde 60’ının da, laikliğe değil düzendeki çarpıklığa karşı verildiği… ve bazı oylların da, para ile satın alındığı biliniyor.

Devletin -özellikle Milli Eğitim Bakanlığı kanalıyla- sağladığı büyük destek… Kaynağı kuşkulu, sınırsız bir akçalı olanak…
İmam okullarından camilere, sayısız dinci vakıf ve dernekten özel öğrenci yurtlarına kadar uzanan bir “militan ordusu”…
RP’nin değerlendirmesine sunulmuş, … haksızlık, ahlaksızlık, yolsuzluk, kokuşmuşluk diz boyu…

Sonuç?

Ege, Akdeniz ve Trakya’da RP neredeyse etkisiz…
Oylarını ya en geri yörelerden, ya da -çarpıklıkların en çarpıcı olduğu- bazı büyük kentlerden alıyor.

* * *

Türk halkı “ılımlı sağ’dan mı yana?
Hayır!

1991 seçimlerinden bu yana; ANAP-DYP oyları, yüzde 51’den yüzde 39’a düştü. Üstelik bu oyun içinde -azımsanmayacak ölçüde- sol kökenli oy var. RP korkusu ile “kerhen” verilmiş oy bunlar.

Sağın iki büyük partisi, bir araya gelseler bile, Türkiye’yi kendi başlarına yönetebilecek güçten yoksunlar. Hem de basının ve “sermaye”nin inanılmaz desteğine karşın!
Niçin?
Çünkü, Türkiye’nin bugün içinde debelendiği çarpıklıkların sorumlusu onlar. Ve onların temsil ettiği “zihniyet”…
ANAP intihar etti!

Önce, yerel yönetimlerde ve hatta TBMM’de
-laiklik konusunda- RP’nin kuyruğuna takılarak yaptı bunu… Sonra da, ülkücü kesimin “dinci” kanadı olan BBP’ye kucak açarak.

Tansu Hanım’ı, Mesut Bey kurtardı!

Laiklik elden gidiyor korkusu ile sığınak arayanların bir bölümünü, imam okulu kurma şampiyonuna -kendi elleriyle- itti. “Beterin beteri”nin korkusu ile, kimisi kırk katırı kimisi kırk satırı tercih etti.

“Bari RP’yi geçsinler!” diye…

* * *

Solun durumunu nasıl yorumlamalı?

DSP oylarını -yüzde 39 ile- en çok arttıran parti.
SHP’nin devamı olan CHP, oylarını -yüzde 50 ile- en çok yitiren parti.. Ama ikisinin toplam oyu da, 1991’den bu yana yüzde 30’dan yüzde 25’e inmiş.

CHP hem yerel yönetimlerde, hem de sağ ile yaptığı hükümet ortaklıklarında kötü sınav verdi… SHP-CHP birleşmesi, yapısal ve ideolojik tutarsızlıkların giderilmesi için bir fırsattı; değerlendirilemedi. Küçülürken tutarlılık kazanacağına, tutarsızlığı küçülerek hizipleştirdi.

Çağdaş Kemalistler partiyi terk ederken, çağdaş sağcı bazı “ünlü” isimler liste başı yapıldı.

Gerek “ılımlı sağ”ın gerekse CHP’nin hali, DSP’nin RP’yi bile geçmesine ortam hazırlamıştı. Ama böyle bir oy patlaması için, “demokratik” bir örgütün canlılığına gereksinme vardı… Oysa DSP, tek bir ilde önseçim yapmayı bile göze alamayacak kadar, ya “örgütsüz” ya da örgütüne “güvensiz” di.

“Ecevit karizması” ve partiye taze kan olan “Soysal şırıngası”, ancak yüzde 15’e yetebildi.
Solun geleneksel oylarının bir kısmı ANAYOL’a, bir kısmı da
İP ve HADEP’e gitti. Kimisi umutsuzluktan, kimisi de tepkiden!.. Oysa tersi olabilir ve “kararsız” oylar -büyük çoğunluğu ile- sola gidebilirdi.
Tıpkı 1977’de olduğu gibi!

* * *

Geriye kalıyor HADEP, Boyner ve Perinçek olayları.
Oradan çıkarılacak çok dersler de var… Gelecek yazımda ele alacağım.

DÜZELTME:

22 Aralık Cuma günkü ‘Oyum Kime?’ başlıklı yazımda, …Kemalizm karşıtı “açık bir 2. cumhuriyetçi”yi İstanbul’da liste başı yapıp, Emre Kongar’ı altlara iten…
“gizli bir 2. cumhuriyetçi”yi hükümette İsmail Cem’e tercih eden… cümlesi, … dizgi hatası sonucu Kemalizm karşıtı “açık tür 2. cumhuriyetçi”yi hükümette İsmail Cem’e tercih eden… biçiminde çıkmıştır. Düzeltir, özür dilerim.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: