Yazı Hakkında

Başlık:Hesabı Doğru Yaptırmak!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:18 Kasım 1998, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Hesabı Doğru Yaptırmak!

İnsanlar hesaplarını yanlış yapabilirler. Ve yanlış hesap yaptıklarında da bunun bedelini öderler.Ama bazı yanlış hesaplardan, başkaları da zarar görür.

Bu nedenle de.. başkalarının, hesabın doğru yapılması için çaba göstermesi çıkarlar gereğidir.

Bir yanda İtalya… Bir yanda Deniz Baykal…

Bir yanlış hesap ve bir yanlış hesap olasılığı.

Ve o hesapları “doğru yaptırmak” görevi olan iki kesim…

***

İtalya’nın tutumu konusunda yaygın bir kanı var.

İtalya’nın Yeşilleri, Komünistleri… Italyan basını… Italyan polisi… Hatta Italyan Adalet Bakanlığı..

Nedenleri o kadar önemli değil, ama sonuç ortada!

PKK yanlısı tutum daha ilk günden sırıtmaya
başladı.Tüm belirtiler İtalya’nın bir “yanlış hesap”
yapma olasılığının hiç de düşük olmadığım gösteriyor.

İtalya. Abdullah Öcalan’ı Türkiye’ye geri vermeyebilir.

Hatta ona “siyasal sığınma” bile verebilir…

Uluslararası sözleşmeler ortada… ABD’den Avrupa Konseyi’ne kadar, PKK ile ilgili “terörist” damgası ortada… Ama İtalya’nın şu ana kadar
sergilediği “utanç verici” tutum da ortada.

Bir “vahim hata “nın bedelini İtalya elbette ki öder, ama biz de bundan zarar görürüz. O nedenle de şimdi Türkiye’nin çok önemli bir sorumluluğu var.

Türkiye, İtalya’nın hesabını doğru yapması için tüm kartlarını açmalı!

Ve “rest” demeli!

İtalya’nın olası bir olumsuz tavrına karşı uluslararası hukuk yolları elbette ki kullanılacaktır, ABD ve benzeri yollarla siyasal baskı olanakları elbette ki kullanılacaktır.

Ama bunların yetmeyebileceği unutulmamalıdır… Türkiye, İtalya’yı çok açık bir ikilem karşısında bırakmalıdır:

– Ya Apo ya Türkiye!

İtalya, tarihsel bir yanlış yaptığı takdirde, Türkiye’deki tüm ekonomik çıkarlarını yitireceğini “açıklıkla” bilmelidir…

Eğer bu yapılırsa… İtalya’nın Apo’yu Türkiye’ye
tercih etmesi için aptal olması gerekir. Oysa İtalya aptal değildir!

Son günlerde Türk basını sadece İtalya’ya tepki konusunda görüşbirliği içinde değil, Deniz Baykal’a tepki konusunda da görüşbirliği içinde.

TV yorumcuları… Köşe yazarları..

Uğur Dündar’dan Emin Çölaşan’a, hatta
“Baykalcı” Hıncal Uluç’a kadar.. Bir inanılmaz
tepki dalga dalga yayılıyor.

Günlerdir Cumhuriyet’e gelen telefonların haddi hesabı yok.

Cumhuriyetin çok saygı duyulan bir ismi telefonda anlattı… Otobüste arkasında oturan iki yaşlı bayanın konuşmalarına kulak misafiri olmuş. 40 yıllık CHP’li bu iki bayan. Sayın Baykal yüzünden yaşamlarında ilk kez, oy verecek başka bir parti arıyorlarmış.

Sayın Baykal sürekli yanlış hesaplar yapıyor…
Yanlış zamanlarda yanlış şeyler söylüyor… Yanlış
tutumlar takınıyor… Ve topluma “yanlış bir psikoloji”si olduğu görüntüsü veriyor.

Ve bu yanlış hesapların bedelini sadece CHP
ödemiyor. Türk siyasal yaşamı da ödüyor.

Yani yanlış hesaptan sadece Baykal’ın kendisi
değil, öncelikle partisi zarar görüyor.. Öyleyse
yanlış hesabı Bağdat’tan döndürme görevi de öncelikle partisine düşüyor.

CHP’nin il başkanlarına, ilçe başkanlarına ve de
sade üyelerine…

Eğer onlar hesabı doğru yaptırmak için üzerlerine düşeni yapmazlarsa, korkarım ki bir kısım seçmen onları doğru hesap yapma zorunda bırakacaktır:

– Ya Baykal ya CHP!., diye

Ne İtalya’yı yönetenler aptaldır… Ne de CHP örgütünü yönetenler.

Ama onları akıllı hesap yapmaya zorlamak, bazen başkalarının “aptal olmadıklarını ve “aptal yerine konmayacaklarını” göstermelerine bağlıdır.

Unutmamalıdır ki herkes layık olduğu muameleyi görür.

Ve güçlü olduğu halde bu gücün farkında olmayan.. ya da güçlü gibi davranmayan., sonunda “güçsüz muamelesi”görmekten kurtulamaz!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın