Yazı Hakkında

Başlık:İçerden mi, Dışardan mı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:12 Aralık 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

İçerden mi, Dışardan mı?

Olay daha oldukça taze.

Bir Avrupa kuruluşu Olan İnsan Haklan Ligası
açıklıyor. 1991 yık ”Altın Tüy” Ödülü Doğu Perinçek’e verilecek. Ve bu vesile ile, Perinçek’in Avrupa Parlamentosu salonlarında bir konferans vermesi sağlanacak.

Konu Türkiye.

Kuruluşun başkanı, Lüksemburg Dışişleri Bakanı. Üstelik ödül, Dünya Gazeteciler Federasyonu ile birlikte düzenlenmiş.

Perinçek’in konferansı başlıyor. Ve ilerledikçe de,
izleyen Avrupalı parlamenterlerin suratları asıldıkça asılıyor. Çünkü konuşmacı ülkesini karalamamaktadır. Batıyı eleştirmektedir. Batı’nın ikiyüzlülüğünü vurgulamaktadır.

İlan edilen ödül verilmiyor…

Geçenlerde gazete haberler arasında kaynayan
bir olay daha oldu.

Robert Kennedy adına oluşturulan ödül bu yıl
iki Türk avukata verildi. Çağdaş Kadınlar Derneği’nin kurucusu olan Şenal Sarıhan ile Diyarbakır Barosu Sekreteri Sezgin Tanrıkulu’na.

ABD Kongresindeki ödül töreninde, Senatör
Edward Kennedy Türkiye’yi suçlayan bir konuşma yapıyor. Arkasından Sezgin Tanrıkulu da aynı yolu izliyor ve bol alkış alıyor.

Sıra geliyor Sayın Sarıhan’a.

Önce Türk halkının sorunlarını ancak kendisinin çözebileceğini ve de onurlu bir biçimde çözebileceğini anlatıyor. Sonra ekliyor:

“- Amerika’da ırk eşitsizliği var, Türkiye’de
ise ayrımcılık yok!”

Hazır bulunanlara anımsatıyorki..Türk halkı da
-Amerikalılar gibi- bağımsızlığına düşkün bir halktır. Ve Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde
“emperyalizme tekme” atmıştır.

Suratlar asılıyor.

Ecevit geçenlerde yakınıyordu:

Avrupa’yı PKK örgütünün propagandasına.. Ortadoğu’yu da şeriatçılarımıza terketmş olmamızdan dolayı..

İsmail Cem geçenlerde Batı’nın “çifte standardı“ndan dem vuruyordu. (Nezaketinden dolayı “ikiyüzlülüğü “nden demiyordu).

İspanya; ETA ile bağlantılı bir partinin yöneticilerini -neredeyse- toptan hapse tıkıyor. Terörü övdü diye bir gazeteciye 39 yıl ceza veriyor.. Ses yok!

Fransa, etnik grupların “bölücü” istemlerine
karşı ödünsüz, “üniter devletten “ödünsüz.. Ses
yok!

Ama benzer durumlar Türkiye’de olunca Batı’da
kıyamet kopuyor.

Ecevit de haklı, İsmail Cem de!.. Ama alacakları ödül uğruna -hatta daha ucuzu bazı dış geziler uğruna- onlara çanak tutan insanlarımızın hiç mi suçu yok?

Kimisi zaten ucuz dan insanlarımızın… kimsi de,
bir ömür boyu oluşturdukları birikimi “ucuza satan”larımızın..

Kimisi aşağılık duygularından., kimisi de Batı
önündeki boynu büküklüklerinden..

★ ★★

DİSK Genel Başkanı Rıdvan Budak da geçenlerde bir hata yaptı(!). Katıldığı uluslararası bir işçi sendikaları toplantısında, Türkiye aleyhine karar çıkartmasını önledi.

Perinçek olsun. Sarıhan olsun Batı’da bir daha
ödül falan yüzü göremezler. Budak da -şöyle sıkı bir karalama nutku atmak varken- tüm olası şansını yitirdi.

Artık kolay kolay birtakım toplantılara bile çağrılmazlar.

İnsan haklarından, demokrasiden söz edenler.,
önce kendi insanlarına saygılı olmalıdırlar. Bizim
sorunlarımızın çözüm yerine Avrupa Parlamentosu’nun salonlarıdır ne de ABD Kongresi’nin…

TBMM’nin salonlarıdır!

Desteklerini kazanmaları gereken insanlar da ne
Amerikalılardır ne de Avrupalılar..

Türkiye’nin insanlarıdır!

Mustafa Kemal, Amerikan ya da İngiliz  mandacılarını elinin tersi ile iterek zafere ulaşmıştı. Şimdi sırada “yeni mandacılar” var.

Batı, “mandacı” üretmekte çok deneyimli..
Bazıları da mandacı olmaya çok eğilimli…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın