Yazı Hakkında

Başlık:İki Yeni Umut mu?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:31 Ocak 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

İki Yeni Umut mu?

Siyasal yaşamımızda iki önemli boşluk vardı… İki
yeni parti kuruldu.

Boşluklardan birisi “liberal sağ “da.

ANAP, “dinci “lere hoş görünme çabasından bir
türlü uzaklaşamıyor… İmam okullarını sekiz yıllık temel eğitimin dışında tutma güvencesini, başbakan iken Mesut Yılmaz vermişti. Refah çizgisine
çok yakın olan bir BBP’yi sırtında Meclis’e taşıyan da gene ANAP oldu… Yerel yönetimlerde RP’nin kuyruğu işlevini üstlenen de…

DYP ise kimliğini tümden yitirdi… “Çiller’i kurtarma partisi” olmanın ötesinde bir kişiliği yok.

İkinci boşluk ise “Güneydoğu “da.

PKK uzantısı olmaktan kurtulamayan partiler
boşluğu dolduramadılar… Çözümü yanlış yerde
aradılar… Kürtçe yeminlerle, sivri demeçlerle duyguları kışkırtıp akıl yolunu tıkadılar…

İki boşluk… İki parti…

Boşluklar acaba dolacak mı?

★★★

Demokratik Kitle Partisi’nin kurucusu Şerafettin Elçi.

Kendisiyle aynı hükümette bulunmuştuk. Türkiye’den kopmanın Kürt kökenliler için hayırlı olmayacağım her zaman savunurdu. Ama bakanken
verdiği bir demeçte “Ben Kürdüm” dediği için, 12
Eylül’de 30 ay cezaevinde kaldı.

Şimdi partisini kurarken de çok gerçekçi ve açık:

“Biz Kürtlerin ayrı bir devlet kurması gibi ayrımcı bir görüşe ya da sadece onlarla ilgili sorunların çözümlenmesi görüşüne sahip değiliz. Milli Misak
sınırlarına son derece bağlıyız. Korunmasından
yanayız. Korunması için üstümüze düşeni yaparız.
Her türlü şiddeti de reddediyoruz. Sorunun şiddet
yoluyla çözülemeyeceğini biliyoruz. ”

Yaptıkları ilginç söyleşide M. Ali Kışlalı soruyor:

– Düzen ile ilgili olarak, herkes gibi siz de eleştiri yapıyorsunuz. Yalnız bu eleştiri imkânı, çevre ülkelerinden sadece Türkiye’de var… Güneydoğudaki sorun ise çok yönlü. Siyasi, ekonomik, sosyal, kültürel yönleri de var. Ama devletin orada teröre de göz yumması mümkün değil.

Elçi yanıtlıyor:

– Bu sözlerinize yüzde yüz katılıyorum. Devlet
görevini tabii yapacak. Diğer hususlar da yerine
getirilecek.

Ve bir başka soruyu yanıtlarken ekliyor:

– Silahlı kuvvetlerin, özellikle son Genelkurmay
Başkanı Org Karadayı ‘nın yaklaşımı umut verici.
Bunu çok önemli bir gelişme olarak görüyorum.
Onlar da bunu sadece bir asayiş sorunu olarak
görmüyorlar. İntikam, silahlı kuvvetlerin bu konuda birçok siyasi partiden ileride olduğu şeklindedir…

Şerafettin Elçi deneyimli, PKK’nin hoşlanmayacağı kadarda açık sözlü ve gerçekçi… Başarırsa bundan sadece yöre halkı kazançlı çıkmaz; demokrasimiz de kazançlı çıkar.

Demokrat Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüsamettin Cindoruk.

İlk tanışmamız, DYP Genel Başkanlığı sırasında
olmuştu… Imam-hatip okullarına sahip çıkıyordu.
Türk dil ve tarih kurumlarının devletleştirilmelerine
karşı açık bir tavır almaktan kaçınıyordu.

Ama zeki ve çağdaş bir insandı… İstanbul Festivali’nde ünlü Rus balet Banşnikovü, yıllar sonra yan yana izledik…

DTP Çiller’ in eteğine yapışmayı içlerine sindiremeyenlerin kurdukları bir parti. Yolsuzluklardan, devletin çürümüşlüğünden rahatsız… Ama bir “demokratik sağ” parti olacak kadar demokrat mı acaba?

Laiklik konusuna açık bir biçimde sahip çıkacak
kadar tutarlı mı? Refah’ı iktidara taşıyan, son elli
yıldaki yanlışlıkları görecek ve söyleyecek kadar
gerçekçi ve yürekli mi?

İki boşluk.,. Ve iki parti…

İkisinin de adında “demokrat” sözcüğü var.

O boşluktan doldurmaları için, gerçekten de demokrat olmaları gerekiyor!.. Olabilirlerse yaşarlar ve etkili olurlar. Yoksa yok olup giderler.

Eskilerin kopyalarını “yeni” diye yutturmaya olanak var mı?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: