Yazı Hakkında

Başlık:İmamlaşan Valiler, Kuklalaşan Bakanlar!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:03 Ekim 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

İmamlaşan Valiler, Kuklalaşan Bakanlar!

Ülke çapındaki büyük bir “tezgâh”ın, Ankara’nın bir mahallesi ölçeğindeki küçük bir “marifet”i bozuldu..

Olayı geçen hafta bu köşede okuyanlar anımsayacaklar.

Ümıtköy sakinlerinin yıllar süren çabalarıyla bir “temel eğitim”okulu yaptırılıyor. Ama inşaat tamamlandığı halde “ilgililer” binbir dereden su getirerek bu yıl açılmasını engelliyorlar.

Çevre çocukları on kilometre uzaklıktaki okullara kaydolunca da binayı “Anadolu İmam Hatip Lisesi” olarak açma kararı alıyorlar.

Öğrencileri başka yerlerden otobüslerle “getirilecek” bir imam-hatip okulu..

M. Eğitim Bakanı Sayın Nahit Menteşe olayı bu köşedeki yazıdan öğrenince, duruma el koyuyor.

“Küçük” tezgâh bozuluyor, ama Türkiye çapındaki “büyük” tezgâh yerli yerinde..

Biliyor musunuz ki Bakan’ın göreve gelir gelmez aldığı ve Bakanlığı’nın tüm birimlerine ilettiği bir ilke kararı var:

– Hiçbir yeni imam-hatip lisesi açılmayacak!

Ve bir “rastlantı” olarak olay açığa çıkmasaydı, hem de Başkent’in göbeğinde, yeni bir imam-hatip okulu açılmış olacaktı..

İşte durumun “vahameti” buradan geliyor!

İlçenin “imam-hatip kökenli” Milli Eğitim Müdürü işin içinde. Bakanlığın üst görevlerinden Ankara ili Milli Eğitim Müdürlüğü’ne atlayan ‘zat’ işin içinde. Vali Yardımcısı işin içinde.

Bin öneriyor, biri onaylıyor, biri de “izin” veriyor.

Gerek Milli Eğitim gerekse İçişleri Bakanlığı içindeki güçlerine öylesine güveniyorlar ki.. “İster bakana gidin, ister basına verin, bu işi engelleyemezsiniz!..” diyebiliyorlar.

Hem de Bakan’ın “kesin talimatı”na karşın.

Bu “iş”i kurcalarken ortaya çıkan acı bir “gerçek” daha var.

Tahmin edin, “yeni” imam-hatip okulları açılması için Bakan’a baskı en çok nereden geliyor?

“Valiler”den!

“Laik devlet”(!)in valilerinden..

Son 20 yılda genel liselerde öğrenci sayısı sadece 3 kat artarken imam-hatip liselerindeki öğrenci sayısı tam 13.4 kat artmış. Bu liseleri bitirenlerin sadece yüzde 10’u Diyanet İşleri’nde görev almışlar..

Gerisi savcı, yargıç, kaymakam, okullarda öğretmen, “milli” eğitimde yönetici.. Vali..

Madem “din adamı” olmayacaklar, niçin genel liselerde okutulmuyorlar? Madem “laik” bir devlette görev alacaklar, niçin hiçbir zaman kullanmayacakları “din hukuku”nu öğreniyorlar?

Ve de valiler bastırıyor. “Daha çok imam-hatip okulu açalım” diye..

Kim atadı o valileri?

O kararnamelerin altında kimlerin imzası var?

İçişleri ve Milli Eğitim bakanlıklarının “laiklik düşmanları” tarafından ele geçirilişi hangi bakanların, hangi başbakanların zamanında hızlandı?

Daha iki yıl önce, imam-hatip çıkışlıların üniversiteye giriş oranları yüzde 5’lerde iken bugün neden yüzde 10’lara ulaştı?

İmam-hatip çıkışlı öğrenciler, niçin ilahiyatı ya da teknik dalları seçmiyorlar da; tercihlerinde birinci sırayı “hukuk”, ikinci sırayı da “kamu yönetimi” alıyor?

Genel liselerden esirgenen olanaklar, niçin imam hatip liseleri için seferber ediliyor? Niçin imam-hatip çıkışlıların üniversiteye girişte daha başarılı olmaları için özel bir çaba gösteriliyor?

Şeriatçı Zaman gazetesinin yayıncısı Gaye Basımevi’nin, M. Eğitim Bakanlığı ihalelerinde aslan payını alması bir rastlantı mı? Zaman gazetesinin DYP Genel Başkanlık yarışında -zamanın Milli Eğitim Bakanı- Koksal Toptan’ı desteklemesi bir rastlantı mı?

Nasıl oluyor da laiklik düşmanlığı -Cumhuriyet’te ayrıntıları ile sergilendiği gibi- ders kitaplarına kadar girme cüreti bulabiliyor?

Başkent’in göbeğindeki bir “tezgâh”ı bozmanın tek bir sivrisineği öldürmekten farkı yoktur.

Bataklık giderek büyüyor.

Valiler giderek “imam”laşıyor.

Altları oyulan bakanlar giderek “kukla”laşıyor.

Ve -üç buçuk oy için- “gaflet, dalalet ve hatta hıyanet” içinde yıllarını geçirmiş ve geçirmekte olanlar, Ankara’nın yüksek tepelerinde oturuyorlar.. Oturabiliyorlar…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın