Yazı Hakkında

Başlık:İmralı’dan ABD’ye…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih: 30 Haziran 1999, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

İmralı’dan ABD’ye…

İmralı’dan çıkan “ileti”den (mesaj) çok, İmralı’nın çağrıştırdığı iletiler önemli.

Eğer Öcalan davasının uzantılarında akıl duyguların önüne geçebilirse.. Türkiye toplumsal barış açısından çok önemli bir aşamayı geride bırakabilir.

Gerçekçiliğin önkoşulu akılcılık.

Akılcılığın önkoşulu ise serinkanlılık.

Bugün ülkesini seven ve barışçı bir toplum isteyen herkesin paylaşımına sunmak istediğim bir “katta “var.

Herkesin…

özellikle de Kürt kökenli yurttaşlarımızın ve de
bazı “ilerici aydın”larımızın…

Serinkanlı değerlendirmelerine!

Prof. Tahsin Tokmanoğlu, orman mühendisi
olarak çalışırken. 1953 yılında bir ABD bursu kazanmış. Aynı bursu kazanmış olan başka Türklerle birlikte, kendilerine Vaşington’daki Tarım Bakanlığında on günlük bir “eğitim” vermişler.

Mesleksel değil, siyasal bir eğitim.

Ve eğitimdeki ilk ileti şu:

“Komşu ülkelerini ele geçirerek büyümesini önlemek amacıyla, Rusya’ya sınır olan ülkeleri kuvvetlendirmek ve kalkındırmak istiyoruz. Sizleri de.
bu amacımızın gerçekleşmesine yardıma olursunuz düşüncesi ile buraya getirdik. Ülkenizin kalkınması ve güçlenmesi için, iki konu üzerinde çok
düşünmeniz ve bilinçlenmeniz gerekir. “

Hangi konular?

“Birincisi iç bünyenizin sağlamlaştılması. İkincisi de ekonominizin geliştirilmesi ve güçlendirilmesidir. ”

***

Sayın Tokmanoğlu, mektubunu “Kürtlerin insan
Hakları” yazım üzerine kaleme almış. Ve özellikle
de, Amerika’daki iletinin ilk bölümü üzerinde durmuş.

‘İç bünye’ nasıl sağlamlaştırılır?

İşte, Amerika’nın buna yanıtı:

“ABD tek bir milletten oluşmamaktadır. Dünyanın her tarafından çok çeşitli insanlar gelmekte ve burada birbirieriyle kaynaşmaktadır. Bu nedenle
çok kimse ABD’ye ERİTME KAZANI demektedir.
Bu kaynaşma iyi olmazsa ve farklı gruplar ortaya
çıkarsa, ABD kısa zamanda yıkılır. ”

Peki bu kaynaşma nasıl sağlanıyor?

“Amerikanlılaştırma, Asimilasyon isimleri verilen
bir kurum kurmuş bulunuyoruz ABD’deki devlet kurumlarının en güçlüsü bodur. Bu kurum göçmenleri sürekli denetler, asıllarını unutmaları için neler
yapılması gerekiyorsa yaptırır. Tam anlamı ile ABD vatandaşı olmayan bir kimse üst kademelere çıkamaz, mahalleye muhtar bile olamaz… Amacımızı gerçekleştirmek İçin, ABD sınırlan içinde İngilizce dışında bir dille eğitim yapılmasına asla izin vermiyoruz*

★★★

Prof. Tokmanoğlu’nun. yazıma “ek yapmak amacıyla” yolladığı mektup, yine Amerika günlerindeki bir anıyla noktalanıyor:

“Bir gün, iyi Türkçe konuşan yaşlı bir Rumla karşılaştık. Bizimle çok ilgilendi, çok iltifatta ve ikramda bulundu. Konuşmalarının ardından da şunları söyledi:

– Biz Anadolu’da 500 yıl, siz Türklede birlikte yaşadık ve Rumluğumuzu unutmadık. Buraya geleli 50 yıl bile olmadı. Torunlarıma “Siz Rumsunuz”
dediğimde bana çok kızıyorlar. “Biz Rum değiliz”.

“Amerikalıyız” diyorlar…

Yaşlı Rumun bu sözleri beyinlerimize bir çivi gibi saplandı. ABD böyle yap tığı için orada iç savaş çıkmıyor ve çıkmaz da. Bizim de, sizin yazdığınız
gibi, bölünmeye asla izin vermemekliğimiz ve bütünleşmenin yollarını aramamız ve bulmamız şarttır…”

★ ★★

Yazılarımda hep eski Yugoslavya ve Kuzey İrlanda örneklerini veriyorum. Ama yakın tarih sayısız örneklerle dolu.

Osmanlı, Anadolu’da bile çok uluslu yapıyı aşamadığı için tüm şansını yitirmişti. Lübnan ise birliğini etnik bölünme üzerine oturtmanın bedelini çok
ağır ödedi.

Bugünlerde Fransa niçin kaynıyor?

İmza koyduğu uluslararası anlaşmalara karşın,
etnik dillerle eğitimi içine sindiremediği için!

Biz -bizimkinin yansı kadar bile etnik kesimleri
olmayan- Fransa’dan daha mı rahatız? Yoksa daha mı demokratız?

Prof. Tahsin Tokmanoğlu’nun mektubu üzerini
de hepimiz düşünmeliyiz.. Serinkanlılıkla!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın