Yazı Hakkında

Başlık:İslamın Siyaseti mi Ticareti mi?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Ağustos 1995, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

İslamın Siyaseti mi, Ticareti mi?

Suudi Arabistan’da -İslam adına- kesilen kafalar, kollar, bacaklar.

Türk basını günlerdir “Suudılerin şeriatı”nı tartışıyor… Büyük çoğunluk dehşet içinde. Dinci basın şaşkın… Ama tartışmanın emeli aynı: İnsanların orasını burasını keserek cezalandırmak İslam dini ile bağdaşır mı, bağdaşmaz mı?

Bunu tartışmak iyi de, konunun asıl Türkiye ile ilgili yanının, yıllardır “promosyon basım” tarafından görmezden gelindiği unutuluyor.

RP’nin bu tür bir cezalandırma sisteminin Türkiye’de de uygulanmasını savunduğunu -hiç değilse şimdiye kadar- duymadık Ama Erbakan Hoca ve yandaşlarının yıllardır -açık ya da örtülü- savundukları başka şeyler var.

“İslam takvimi”ni, “İslam dili”ni, “İslam parası”nı, “İslam giysisi”ni ve hatta “İslam çoğalmasını” savunuyorlar.

Palayı alıp insanların organlarını ayırmak “çağdışı” da, Hoca’nın önerileri – kansız oldukları için- çok mu “çağiçi”? Suudilerinki İslam’a uymuyor da, Hoca’nınkiler acaba uyuyor mu?

★ ★ ★

İslamın takvimi var mıdır?

Hayır!

“Hicri Takvim”in dinsel hiçbir yanı yoktur. Ancak Hz. Ömer zamanında kullanılmaya başlanmıştır. Daha Önce “Fil Yılı Takvimi” kullanılıyordu. O takvim de, Habeş ordusunun Mekke’ye saldırısını başlangıç sayıyordu.

Hicri Takvim yılının 11 gün kısa oluşunun yarattığı sorunlar ise ortadadır. Hz. Muhammed’in doğum günü bile, bu nedenle her yıl değişir…

İslamın dili var mıdır?

Hayır!

Müslümanların da, “Tanrı’nın kitapları” olarak kabul ettiği Tevrat, Zebur ve İncil, İbranice ve Aramcadır. Kuran ise Arapçadır. Ve Tanrı, kitabında şöyle demektedir: “Sen Arap olduğun için, biz bu kitabı Arapça indirdik. Biz her topluluğa kendi diliyle seslenen
bir görevli gönderdik… Biz bu kitabı siz okuyasınız, anlayasınız diye gönderdik.”

Ezanı -Kemalist Türkiye’den önce- ilk kez Berberiler Türkçe okudular. Fatiha Suresi’nin Selmani Farisi tarafından Farsçaya çevrilmesi. Hz. Peygamber‘in izni ile olmuştur..

İslamın parası var mıdır?

Hayır!

Hz. Muhammed, “İslam dinarı” diye bir para birimi icat etmemiştir. Tam tersine, Hıristiyan Bizans dinarını kullanmayı sürdürmüştür… Ama Hoca, iktidara geldiklerinde, Türk Lirası yerine “İslam dinarı” kullanacaklarını söyleyebilmektedir…

İslam’ın giysisi var mıdır?

Hayır!

Katolik papazlar, takke ve cüppe giyerler. Ortodoks papazların giysisi fes ve cüppedir. Yahudilerde, cüppenin üzerinde bazen siyah şapka vardır. Kara çarşaf, rahibelerin giysisidir… Prof. Neşet Çağatay‘ın
deyişi ile, şimdi onları “Giysilerine bakıp Müslüman mı sayacağız?”

Peki, İslamın “çoğal” emri var mıdır?

Hayır!

“Çoğalın!” emri, Müslümanlıkta değil Yahudilikte vardır. Tersine Kuran, Teka-sür Suresi’nde şöyle demektedir: “Çoğunluk olma iddianız sizi o kadar meşgul etti ki, mezarları ziyaretle oradakileri de sayacak kadar oldunuz. Hayır, öyle olmayın!..”

★ ★ ★

Kültür Bakanlığ’nın bütçesi 6.5 trilyon lira. Sadece Bay Mercümek‘e “emanet edilen” servet 16.5 trilyon.

Para, takvim, dil, giysi, şu, bu… Acaba bazıları İslamın siyasetini mi yapıyorlar yoksa ticaretini mi?

Ne de güzel söylemiş ozanın biri:

“Çalış dedikçe şeriat çalışmadın durdun,
Onun hesabına birçok hurafe uydurdun,
Sonunda bir de tevekkül sokuşturup araya,
Zavallı dini çevirdin maskaraya.”

Din düşmanı bir ozan mı söylemiş bunu? Hayır, dincilerin çok sevdikleri bir ozan söylemiş: Mehmet Akif Ersoy.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: