Yazı Hakkında

Başlık:“İşte Paşam Cumhuriyet!”
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:13 Şubat 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

“İşte Paşam Cumhuriyet!”

Belleklerden silinmeyen söz, Fahrettin Kerim Gökay’a ait.

1950 seçim kampanyası sırasında İstanbul’da görkemli bir kalabalık üe o kalabalığı. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye övünçle gösteren Vali ve Belediye Başkanı:

– İşte Paşam İstanbul!

Seçim yapıldı ve Paşa’nın CHP’si İstanbul’da da büyük bir yenilgi aldı.

Kıssadan hisse… Sekiz yıllık kesintisiz temel eğitimi gerçekleştirmiş olmanın “rehaveti” içinde olanları bir kez daha uyarmak gerekiyor.

Galiba şu sırada asıl gerekli olan da uyarının “kesintisiz” olması.

★★★

Şu satırlar “Türk İnkılabı Tarihi” ders kitabının önsözünde yer alıyor.

“Bundan 60-70 yıl önceki fikir ve düşünceler o zaman için en doğru düşünceler olabilir, fakat günümüzde bunların uygulama alanı ortadan kalkmıştır. Hele empoze edilmeye çalışılan fikir ve düşüncelerin veya ilkelerin tek partili dönemde ortaya çıkmış olmaları, onların ister istemez o dönemin şartlarını ve karakterini özünde taşıdığı gerçeğini göz önüne atmayı gerektirir ”

Ve devam ediyor:

“Atatürk’ün görüşlerini verirken, onun muhalifi olan görüşleri de verirsek çocuklarımıza mukayese imkânı tanımış oluruz… O zaman rağbet ve revaç bulmuş fikir ve düşünceler yeni nesillere en doğru şeyler olarak empoze etmeye hakkımız yoktur.”

Örneğin neler var o “empoze edilmeye çalışılan” yanlışlıklar arasında?

“Alfabe değişikliği Türk kültür hayatı için olumsuz bazı sonuçlar doğurmuştur. Yaklaşık 900 yıllık kültür birikimi kütüphane ve arşivlenn tozlu raflannda kalmıştır… Yeni harflerin kabulüyle Türk kültür hayatında bir kesinti meydana gelmiş ve asırlardır teşekkül eden geleneksel kültür ile irtibat kopmuştur ”

Turgut Özal’ın övüldüğü kitabın “mesaj’ı ise şu:
Eskiyen ve uygulama olanağı kalmayan, üstelik bir fikir sfstem de olmayan Atatürkçülüğü gençlere zorla kabul ettirmenin zararı yoktur. Atatürkçülüğe karşı düşünceleri anlatarak gerçekleri bulabiliriz…

– İşte YÖK’üm, İsparta Süleyman Demirel Üniversitesi!

★★★

Bir fakültenin duvarlarındaki Atatürk resmi indirilip. yerine Abdullah Çatlı’nın resmi asılıyor.
Ve bu işi yapanlar suçüstü yakalanıyorlar

Öğrenciler mi? Hayır!.. Kat görevlileri mi? Hayır!.. Okula dışardan gelen militanlar mı? Hayır!..

Bir rektör yardımcısı ile iki dekan.

“Onlan ben görevlendirdim” diyen de bizzat rektörün kendisi.. Rektörün hazırlattığı tıp fakültesi hastanesi tasarımının ise bir özelliği var. Hilal biçimindeki üç binadan oluşuyor. Yani MHP bayrağının aynısı.

Ve dinci-ülkücü bir oluşuma karşı halktan toplanan 14 bin 700 imza.

– İşte YOK’üm, Çanakkale Onsekiz Mayıs Üniversitesi!

★ ★★

Bir kentimizde, bayan öğretmenlerin üçte biri derslere “türban” ile giriyorlar. Stajyer öğretmenlerin ise yüzde 90 ı başörtülü.

Yüzlerce öğretmene verilmiş. “Sağlık nedeniyle başörtüsü takması uygundur” biçimindeki düzmece “doktor raporları.”

Ve açılan soruşturmalara devamlı karışan, denetleyicileri etkilemeye çalışan bir din öğretimi genel müdürü.

– İşte Milli Eğitim Bakan’ım. Konya!

★★★

6 bin Kuran kursu, 2 bin kadar ilköğretim ya da ortaöğretim yapılabilir nitelikteki Kuran kursu binası.. Ve bu binaların çok önemli bir kesimi Hazine’ye, Diyanet Vakfı’na ve belediyelere ait…

Ve de bu konudaki resmi raporu hazırlayan Diyanet Başmüfettişi’nin bir itirafı:

“Rize, Kendirli, Konya ve Karadeniz’in birçok yerlerinde, ortaokul binaları Kuran kursumuzun kömürlüğü büyüklüğündedir… “

– İşte Başbakanım Türkiye!

★ ★★

Atatürk’ü ve Türk devri mini anlatma görevi, her ikisine de karşı olanlara teslim edilmiş.

Üniversitelerin yönetimi, dinci ve ırkçılara teslim edilmiş.

Körpe beyinler, ideolojisini kıyafetiyle belli eden, devletin yasalarına meydan okuyarak derslere giren öğretmenlere teslim edilmiş.

Devlet olanakları Kuran kurslarına teslim edilmiş.

O öğretim üyeleri yerlerindeler. O rektörler yerlerindeler. Düzmece sağlık raporları üreten o doktorlar yerlerindeler. 50’den daha az nüfuslu yerlerde imam okulu açılamayacağı yasağını sayısız kez delen, dinci kadroları korumak için tüm gücünü kullanan bir din öğretimi genel müdürü de hâlâ yerinde…

– İşte Paşam cumhuriyet!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın