Yazı Hakkında

Başlık:Kapatmalı mı Kapatmamalı mı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:11 Aralık 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Kapatmalı mı Kapatmamalı mı?

Demokrasinin iyi işlemesi iki ilkeye bağlıdır.

Bir; halın doğru temsil edilmesi ve -dolayısıyla- yönetimin çoğunluğun eğilimlerim yansıtması… İki; azınlıkta kalanların hak ve özgürlüklerine, çoğunluktakilerin engel olamaması.

Bu iki ilkeden birisini çiğnediğinizde, sıkıntılar başlar. Toplumsal barış bozulur!

RP hakkında karar verirken, önce “doğru temsil”in koşullarına bakmak gerekir.

“Doğru”temsilin ilk koşulu, partilerin kendilerim doğru
tanıtmalarıdır. Seçmeni aldatmamalarıdır. İkinci koşul, bu
“tanıtma” konusunda büyük eşitsizliklere olmamasıdır. Bir
“haksız rekabet”in doğmamasıdır. Üçüncü koşul, seçmenin seçimini “baskı” altında kalmadan, özgürce yapabilmesidir… Ve dördüncüsü, alınan oy ile çıkarılan temsilci sayısında önemli bir “dengesizliğin” bulunmamasıdır.

Eğer bir siyasal parti, “gerçek” kimliğini seçmenden gizliyorsa… Örgütlenme ve seçim kampanyası için, “yasal olmayan” yollardan sağlanmış çok büyük, parasal kaynaklara sahipse… Seçmene “maddi” ve “manevi” baskı yapıyorsa… Ve seçim sistemindeki çarpıklıktan dolayı, halktaki desteğinin çok ötesinde bir temsil gücüne sahipse (örneğin, halkın üçte bir, hatta dörtte bir oylarıyla kent yönetimlerini ele geçirmişse)…

O partinin varlığının demokrasiyi güçlendirdiği mi, yoksa çarpıttığı mı tartışmalıdır!

★★★

Şu sözler kime ait?

“Atatürk, laik rejimi empoze, ederek camilerde ibadeti
yasakladı. Camilerin bir kısmı atlara yarış sahası haline getirildi. Peçeyi yasakladı. İslam ilmi ile uğraşanları öldürttü…”

“Refah, İslami Cihad ordusudur. Bir Müslüman zekatını
qötürüp fakire vermez. Zekatını beytulmala, cihat ordusu
karargâhına verecektir. Sen Refah Partisi’ne hizmet etmezsen, hiçbir ibadetin kabul olunmaz..”

“Şuurla çalışan cennete gidiyor. Neden? Çünkü Refah
demek, Kuran nizamını hakim kılmak için çalışmak demektir. Sen Refah ‘tan başkasından oldun mu. yerin cehennem dir!..”

Kim söylemiş bunları?

Sayın Erbakan.

Birinci bölümünü “Al Anbaa” adlı Mısır gazetesine söylemiş. İkinci bölümünü de, Sivas’ın Sıcakçermık halkına…

“Laiklerin öldürülmesi” gerektiğini savunan İBDA-C’ye
kim başan ve kutlama mesajları yolladı? Sıvas’ta37 insanımızı “düşünce ve inanç”larından dolayı çıra gibi yakanların avukatlığını kim üstlendi? Atatürkçü ve laiklerin “ellerinin kesilmesi” gerektiğini kim savundu?

RP’nin Meclis Grup Başkanvekili… RP’nin bir milletvekili…

★★★

“Hukuk devleti”nde kurallar -değiştirilinceye kadar- herkese uygulanır.

Fransa’nın eski Kültür Bakanı Jacques Lang’ın milletvekilliği niçin düştü? Yasanın saptadığının biraz üzerinde seçim harcaması yaptığı için.. Çünkü “eşitlik” ilkesi bozulmuş “haksız rekabet” doğmuştu!

RP’nin “paralı ordusu”nun kaynakları gün gibi ortada…
Siyasal Partiler Yasası ‘nın 76 maddesine göre, yasal olmayan gelirlerin “Hazine “ye devri gerekiyor.

Sayın Başbakan “Kapatırız!” gibi ipe sapa gelmez laflar
edeceğine, Fransa’dakinin benzeri bir yasa çıkartsın… Kurban derileri aracılığı ile “Refah deresi “ne su taşıyanların başında yer alan aymazlardan olduğunu anımsasın… Yasalara aykırı “Kuran kursları” ile uğraşsın; sarıkları kafalarının içinde olan valilerine, kaymakamlarına polislerine, üniversite yöneticilerine, eğitimcilerine çözüm arasın!

Önce kendi ellerinle bir canavar yarat sonra da “Aman birileri bunu halletsin!” diye yırtın.

★★★

Peki, dini siyasete alet etmek, dini insanlar üzerinde bir “siyasal baskı” aracı olarak kullanmak serbest mi? Değilse ve yeterli kanıt varsa, gene de RP’yi kapatmamalı mı?

Kapatılırsa Türkiye de Cezayir mi olur?

Türkiye’de uzun bir baskı dönem boyunca “din” toplumsal muhalefetin tek sığınağı mı oldu ki . Türkiye de bir Cezayir olsun!. RP halkın yüzde 70’inin desteğini mi sağladı
da, İslami Selamet Cephesi ile aralarında bir koşutluk oluştu!. Cezayir Anadolu’nun kültür bireşimine sahipti üzerine bir de Kemalist devrim yaşadı da bizim haberimiz mi
yok!..

“Cahilin cesareti”o kadar çok kalem “usta”mızda varki,
inanılır gibi değil!

Diyelim ki. Türkiye ile Cezayir’in koşulları tıpatıp aynı…
Korkunuzdan yasaları uygulamaktan vaz mı geçeceksiniz?’’ Öyleyse niçin PKK ile masaya oturup da “barış” uğruna bazı gerçeklere gözlerinizi kapatmıyorsunuz?

Bu köşede hep savunuyoruz: Demokraside RP’ye de
yer vardır, DEP’e de… Ama demokrasinin gereklerine uymak koşulu ile!..

“Yanlış” modele göz yumarsanız, “doğru” model hiçbir
zaman doğamaz!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: