Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

Kemalistler, Sosyaller ve ‘Kürt Sorunu’… 

Yazı Hakkında

Başlık:Kemalistler, Sosyaller ve ‘Kürt Sorunu’…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:26 Aralık 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Kemalistler, Sosyaller ve ‘Kürt Sorunu’…

Yer CHP Parti Meclisi.

Bedri Baykam’ın “Güneydoğu Raporu”tartışılıyor.
Ve partinin eski Bakanlarından, adının başında Prof.
yazan bir üyesi söz alıyor.

– Bu parti bunları çoktan aştı, gerilerde bıraktı…

Neymiş o partinin çoktan “aştığı?”

Öncelikle sorunun adı imiş aşılan… “Güneydoğu
sorunu” derseniz, gericisiniz. “Resmi ideoloji” yanlışısınız.. “Kürtsorunu”derseniz, ilericisiniz(!)…

Demek ki solculuk, konuları sınıfsal temele değil,
etnik ya da ırksal temele dayandırmayı gerektiriyor (!)..

O zatın bakanlık yaptığı SHP’de sonun başlangıcı
1991 seçimleriydi. Hani partisinin HEP ile seçim işbirliği yaptığı… Güneydoğu illerinin PKK bağlantılı bir
partiye “ihale” edildiği seçimler.

Doğu ve Güneydoğu’da liste başlan hep “Kürtçüler.. Birçok yerde yoğun bir şekilde Kürtçe olarak yürütülen seçim kampanyası.. Ve büyük bir “hüsran!”

O bölgede tam 13 seçim çevresinde çıkarılan tek
milletvekili bile yok. Diğer bölgelerde ise. o “seçim
işbirliği” nedeni ile yitirilen sayısız oy var.

★ ★★

Baykam, Güneydoğu ile ilgili olarak “üç tez”i karşılaştırıyor.

Atatürkçülerin savunduğu “Kemalist tez”.. Hacaloğlu ve Karakaş gibi milletvekillerinin savunduğu
“sosyal demokrat tez”.. Merkez ve merkez sağın savunduğu “Aratürküu milliyetçi tez”..

Türkiye’de siyasal yaşamın en az dörtte üçüne yön
veren bu üç görüş arasında ne gibi somut farklar var?

Aralarında Türkiye’nin bölünmesini isteyen var mı?
Hayır!

“Federasyon” öneren var mı? Hayır!

Türk ya da Kürt ırkçılığı yapan var mı? Hayır!

Cumhuriyetin temellerini sorgulayan var mı? Gene
hayır!

Türkiye Cumhuriyeti 26 etnik köken, 8 mezhep ve
16 anadili üzerine kurulmuş Atatürk bu hamuru “ortak geçmiş, ortak dil ve eşitlikçi bir yurttaşlık” potasında uluslaştırma yolunu açmış.

Ama bazı “sosyal demokratlar, bazı sloganlarda
diretiyorlar.. “Kürt sorunu”, “Kürt kimliği”, “siyasal çözüm”.. Ve ekliyorlar: “Hiçbir düşüncenin ifadesi suç
olamaz. Her siyasi görüş özgürce örgütlenebilmekdir.”

Demek ki.. 37 insanımızın çıra gibi yakıldığı Sivas’a
“kahramanlık payesi “verilmesini savunan Akit yazarı suç işlemiyor. Uğur Mumcu’nun ölümünden kısa
bir süre önce “Yok mu şu herifi susturacak?” diye yazan suç işlemiyor. Onat Kutlar’ın ardından, “Kutlar’ı
bu pastanede geberttik” diyen Taraf dergisi suç işlemiyor.

Çünkü bunların hiçbirisi “eylem” değil. Sadece “düşünce”..

★★★

Bedri Baykam raporunda bazı gerçekleri alt alta sıralamış;

“Sen Türkiye’de birbirine ırkını soran ve aldığı
yanıta göre davranan kimse görmedim. ABD’de,
Fransa’da, İngiltere’de ırkçılığı çok gördüm, hatta
bizzat yaşadım.. Ama Türkiye ‘de buna hiçbir zaman
tanık olmadım.”

Türkiye ‘de Kürt halkı diye bir kavramdan söz
etmek, bu vatandaşlarımızın diğer kökenlerden vatandaşlarımızla hiç karışmayan, onlarla hiç evlenmeyip çocuk yapmayan, başka yörelere hiç göç etmeyen, kendi içine hapsolmuş bir grup olduğu anlamına gelir”

  • “Türkiye’de sorun Güneydoğu sorunu değil de
    Kürt sorunu olsaydı, Kürt kökenli yurttaşlarımız her
    alanda en yakanlara kadar çıkamazlardı.”
  • “Güneydoğu gezisi boyunca. CHP örgütü dışında halktan yüzlerce kişiyle de özgürce konuşma
    fırsatını buldum. Bu insanlar öncelikle yol, hastane,
    ev,iş arıyor. Kimse Türk-Kürt ayrımı peşinde değil.
    Kimse Güneydoğu’nun Türkiye’den kopmasını istemiyor. “

Ve gözlemler, somut bir öneriyle noktalanıyor:

“Sosyal demokrasi, kendi kendisiyle çelişkiye düşecek kadar demokrat görünme uğruna, kendini bölücülerin kullandığı terminolojiden uzak tutmalıdır. Bölücülere uzaktan da olsa siyasi destek veriliyor havası yaratabilecek bir üslup, üç-beş militana ve tamamen PKK savunusu yapan sözde demokrat birkaç derneğe hoşgörünme pahasına, Türkiye genelinde fikir karmaşası ve belirsizlik yaratmaktadır. Sosyal demokrat tezlerin yanlış tanınmasına neden olmaktadır. ”

***

Bedri Baykam haksız mı?

“Kürt sorunu” etiketli bir söylem, bir parti açısından, iki durumda anlayışla karşılanabilir.

Bir. Gerçeği yansıtması ve partinin ideolojisinin
içerdiği terminolojiye uygun olması durumunda.

İki… Partinin oy desteğini artırması durumunda.

“İkinci cumhuriyetçi” bu söylem gerçeklere uymuyor. CHP’nin ideolojisine ters. Partinin amaçlarını da
yansıtmıyor.

Üstelik de oy kazandırmıyor, oy kaybettiriyor.

O söylem Cem Boyner’e ve HADEP’e ne kazandırdı ki, CHP’ye yarasın!.. Olsa olsa “geleneksel” tabanın CHP’den DSP’ye ya da ANAP’a kaymasına yarar…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: