Yazı Hakkında

Başlık:Kemalizm İsviçre’de…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:05 Nisan 1996, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Kemalizm İsviçre’de…

Zürih’te bindiğimiz taksinin şoförü bir Türktü.

On altı yıl önce -daha çocuk yaştayken- İstanbul’dan gelmiş bir Çanakkaleli. Anayurduna yakın ilgisi sürüyordu… Hangi partiyi desteklediğini sorduk.

Ecevit’e büyük saygısı varmış. Ama seçimler sırasında Türkiye’de olsa, MHP’ye oy verirmiş… Nedenini tek tümce ile açıkladı:

– Siz de burada yaşasaydınız, ya MHP’li olurdunuz ya da RP’li!

Kendini dışlayan, çok varlıklı ve çok bireyci bir toplum… Ermeni sorunundan Kıbrıs’a, oradan PKK’ye kadar, Türkiye’ye karşı önyargılı, anlayışsız bir kamuoyu…

Ve.. ya katı bir biçimde dine ya da katı bir biçimde milliyetçilliğe sarılmak zorunda bırakılan Anadolu insanı.

Ama şimdi, İsviçreli Türklere de üçüncü bir seçenek sunuluyor: Kemalizm!

İlk toplantı Kreuzlıngen’de idi.

On-on beş bin nüfuslu küçük bir yerleşme biriminde, bir avuç Türk bir araya gelmiş. Bir yıl önce, Uğur Mumcu’nun öldürülüşünün yıldönümünde. Atatürkçü
Düşünce Derneği’ni kurmuşlar.

“Ancak birkaç aylık ömrü olur” demiş herkes. Ama varlığını sürdürmüş… Hem de etki alanını genişleterek.

İsviçre’deki bu ilk ADD’nin başkanı Ruhi Karadeniz bir işçi. İstanbul Edebiyat Fakültesi mezunu Hüseyin Yeni dışında, yönetimde görevli herkes işçi.

Dinci ya da ülkücü dernekler gibi büyük parasal kaynakları, dış destekleri yok. Ama inançları ve bilinçleri var.

Çocuklarına karanlık bir Türkiye bırakmamakta kararlılar.

★★★

Altı milyon nüfuslu İsviçre’de 30 bin Türk yaşıyor.

Ve İsviçreli Türkler, Almanya’dakilerden çok farklı. Yüzde 18′ yükseköğrenimli. Bugün İsviçre’nin geneline yayılmış Türk dış doktorlarının sayısı 300’ü buluyor. İsviçreliler arasındaki yükseköğrenim oranı ise sadece yüzde 4.

Zürih Atatürkçü Düşünce Derneği’nin Başkanı Şener Tiniç Kızıldoğan, bir mühendis. Derneğin kurucularından Orhan Özkul gibi o da akademisyen…
Atatürk’ün silah arkadaşlarından Hüsrev Sami Kızıldoğan’ın kızı.

Hüsrev Sami Bey, Selanik’teki askeri okulda, Mustafa Kemal ile birlikte silah üzerine yemin eden dört kişiden birisi… Sivas Kongresi üyesi, İstiklâl Mahkemesi Reisi, Kars Milletvekili.

Zürih ADD, İlk yılını görkemli bir genel kurul toplantısı ile noktaladı.

Coşkulu, bilinçli ve kararlı bir kalabalıkla…

İsviçre’deki iki Atatürkçü Düşünce Derneği’nin genel kurullarında konuşmacı olmaktan kıvanç duydum.

★★★

İsviçre toplantılarının bir konuğu da Almanya Atatürkçü Düşünce Dernekleri Genel Başkanı Dursun Atılgandı.

Sayın Atılgan, ADD’lerin Avrupa’da yayılmasına neredeyse tüm yaşamını adamış bir insan. İsviçre’deki ADD’lere de yardımcı oluyor… Köln’deki Atatürk Kültür Merkezi’nin başarısını ise konuşmacı olarak giden dostlarımdan duyuyorum.

Atılgan’ın konuşmaları, Avrupa’daki Türklerin sık sık karşılaştıkları bir konuya ışık tutuyordu. Amacı insanları düşünmeye yöneltmekti:

– Türklere Anadolu kapılarını açan Malazgirt Savaşı’nda. Alpaslan’ın karşısında Romen Diyojen vardı. Peki Kürtler neredeydi?.. Ünlü Şerefname, acaba niçin Kürtçe değil de Farsça yazılmıştı?

– Rus dilbilimci Vladimîr Minorski şöyle diyor: “Tüm yaşamımı Kürtçe için harcadım. Ama topladığım sözcükler ya Türkçe, ya Farsça, ya Arapça, ya Dürzice, ya Asurca, ya Yunanca çıktı… 164 sözcüğün ise kaynağını bulamadım.”

-İngilizler, Kuzey Amerika’ya, İspanyol ve Portekizliler Latin Amerika’ya dillerini yerleştirdiler. Fransızlar Cezayir’e 70 yılda kendi dilini kabul ettirdi…Türkler Cezayir’de 300 yıl kaldı. Kürtlerle bin yıldır bir arada. Kültürel baskı yapsaydı, böyle mi olurdu?

– Ülkeler, hiçbir zaman dile göre bölünmemiş. Amerika kıtası bunun en somut örnekleriyle dolu. Lüksemburg’un kendi dili var, ama resmi dili Fransızca… Tarihte din için çıkan savaş çok, ama dil için çıkan savaş yok!..

★★★

İsviçre’de güçlü bir Türk baskı grubu oluşuyor.

Sayıca önemli… Eğitim düzeyi yüksek… Kemalizmin ışığına inanmış…

Yapılacak çok şey olduğunun, ama devlete değil ancak kendimize güvenebileceğimizin bilincinde…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın