Yazı Hakkında

Başlık:Kıbrıs Felsefesi..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:24 Temmuz 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Kıbrıs Felsefesi..

Felsefenin anlamını bir türlü kavrayamazdım.

SBF birinci sınıftaki ilk dersinde, rahmetli hocamız Prof. Yavuz Abadan bir örnek verdi. Birden kafamda her şey yerli yerine yerleşti.. Rahatladım.

Bir orman düşünün.

Her yerini karış karış biliyorsunuz.. Ağaçlarını, düzlüklerini, tepeciklerini, akarsularını.. Patikalarını.

Eğer bir an için o ormanın tepeden görünümünü kafanızda canlandırabiliyorsanız, işte o felsefedir. Bildiğiniz, tanıdığınız her şey bir bütüne yerleşir.. Rahatlarsınız.

Bilinçlenirsiniz.

Artık orman sizi korkutamaz.. Orman size değil, siz ormana egemen sayılırsınız..

★★★

Kıbrıs Türkü’nün korku ve uşaklıktan kurtarılışının üzerinden tam 20 yıl geçti.. Kıbrıs’ı da, Kıbrıs karşısındaki Batı’yı ve Yunanistan’ı da, üstelik kendimizi de artık
daha iyi tanıyoruz.

Kıbrıs olayının felsefesini yapmak için 20 yıl yeterli bir zaman..

Neleri biliyoruz?

1) Daha önceki dönemin tersine, 20 yıldır Kıbrıs’ın güneyinde de kuzeyinde de kan dökülmediğini.. Kıbrıslı Rum’un da Türk’ün de 20 yıldır demokratik bir ortamda
yaşadığını..

2} Makarios‘tan Klerides‘e, Yunan cuntasından Papandreu‘ya… Kıbrıslı Rumlar’ın da, Yunanlıların da, Kıbrıs’ın tümüne sahip olma ülkülerinden vazgeçmediklerini..

3) Yunan ve Rum tarafının, Kıbrıs’ta “kalıcı” bir barıştan yana olmadıklarını. Çünkü barışın Türkiye’yi ve Türk tarafını uluslararası düzeyde rahatlatacağına, kendilerinin zaten iyi olan durumlarına ise ciddi bir katkı yapmayacağına inandıklarını; ancak Ada’nın tümüne yeniden egemen olmalarına kapı aşacak bir “barış”ı kabul edebileceklerini.

4) İster Rum seçmenlerin etkisiyle ister kültürel yakınlık nedeniyle olsun; Batı’nın Rum yanlısı bir tutum içinde olduğunu.. Avrupa Birliği ne Türkiye’yi zaten kabul etmeye niyeti olmayan Batı’nın, Kıbrıs’ı bir ‘bahane olarak kullandığım; Kıbrıs’ta istenilen ödünler verilse bile, yeni bahaneler icat edileceğini..

5) Bosna örneğinde de görüldüğü gibi, Batı’nın hiçbir güvencesine güvenilemeyeceğini.. Batı’nın “kendinden olan” ve “olmayan”a karşı daima ikiyüzlü davrandığını.. Kıbrıs’ta Türkler çoğunlukta Rumlar azınlıkta olsalardı, Batı’nın Güney Kıbrıs Rum Cumhuriyeti’ni çoktan tanımış olacağını..

6) Kıbrıs’ta Türk ve Rum’un, iç içe ve barış içinde yaşamasına artık olanak kalmadığını, biliyoruz.

★★★

Avrupa Birliği Yunanistan’ı içine aldı, Türkiye’yi dışarıda tutuyor Türkiye’yi, ilerde kabul etmeyi düşündüğü ülkeler arasında bile saymıyor.

Avrupa Birliği, Kıbrıs Rum yönetimim tam üye yapmaya hazırlanıyor. Buna karşılık, KKTC’nin AB’ye yaptığı tüm dışsatımı yasaklıyor.

Bosna faciası, Kıbrıs sorununu Batı’ya endekslemekten kurtulmak için bir fırsattı. AB’nin son kararı ise, belki de son fırsat!

Türkiye artık Kıbrıs olayını bütünü içinde görmek zorunda.. Üstelik Kıbrıs felsefesini yapmak için, artık filozof olmaya da gerek yok.

Her şey öylesine açık ve sade ki; birazcık sağduyu yeterli..

KKTC tek başına varlığını sürdürebilir mi?

Hayır! Batı buna izin vermiyor ve vermeyecek.

Türkiye. Batı’ya güvenerek Rumların istediği tüm ödünleri verebilir mi?

Hayır! Bunu kabul etmek, Ada’nın giderek Bosnalaşmasını kabul etmek olur.

Türkiye, 1974’ten bu yana yaptıklarını bir kalemde silip. Ada’dan vazgeçebilir mi?

Hayır! Ne Ada’daki 150 bin soydaşına karşı olan insancıl sorumluluğu, ne de kendi güvenliği ve stratejik çıkarları açısından buna olanak var..

★★★

Nelerin olamayacağı, neyin olması gerektiğini gösteriyor,

Çünkü geriye sadece tek bir seçenek kalıyor: Dışişleri’nde ve güvenliğinde Türkiye’ye bağlı, içişlerinde tamamen özerk bir KKTC!..

Batı’da gürültü kopmaz mı?

Elbette kopar Ve elbette giderek de söner.

Çünkü Batı, Türkiye’yi içinde istemiyor, ama dışında da istemiyor.. Rus yayılmacılığına karşı da Türkiye’ye muhtaç, köktendincilik yayılmacılığına karşı da..

Batı, 12 Eylül döneminde bile, olumsuz tutumunun gidebileceği noktayı bir av köpeği duyarlılığı ile belirlemişti. Şimdi mi belirleyemeyecek?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın