Yazı Hakkında

Başlık:Kocatepe’den…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:14 Mayıs 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Kocatepe’den…

Afyon, Anadolu’nun en tutucu yerlerinden olarak bilinir.

Bu nedenle de orada Atatürkçü Düşünce Derneği
şubesi açılışının özel bir anlamı vardı ADD’nin yurtiçi şube sayısı 237’yı, yurtdışındakilerin sayısı ise 251 bulmuş. Üye sayısı toplamı 40 bini aşmış… Ama tıpkı Konya ve Kütahya gibi Afyon da ayrı bir önem taşıyor. (Bu ay içinde Kars’ın da açılışı yapılacak.)

ADD Afyon Şubesi’nin açılışında “resmi zevat” yoktu.

Çelenkler, çiçekler vardı… Halk vardı.. Dön saat oyu hiç mi hiç eksilmeyen bir ilgi vardı…

Toplantı, Halkeğitim Merkezi’nin salonundaydı. ADD Genel Başkanı Suphi Gürsoytrak ve diğer konuşmacı Prof. Alpaslan Işıklı ile yukarıdaki bir odada çay içiyorduk. İlan edilen saat gelip de inmek istediğimizde; ‘‘Biraz daha bekleyin “dediler. “Herhalde boş salonun dolmasını bekliyorlar” diye düşündük.

Yanılmışız!

Kalabalık büyük salona sığmamış.. Ayakta olanların hiç değilse bir kısmını daha oturtabilmek amacıyla, yeni sandalyeler getiriliyormuş.

Şube Başkanı Avukat Gülten Duman ve arkadaşları, mutlu bir şaşkınlık içindeydiler… En iyimser tahminlerle bile, böylesine yoğun bir ilgi beklemedikleri anlaşılıyordu. Akıllarının ucundan bile geçmemişti…

★★★

Şeriatçı eğitimlerin taştığı bir siyasal iktidar.. Tutucu diye bilinen bir kent…

Belediye başkanı ANAP’lı ama RP’lileri aratmayacak bir çizgide.. Kentte bir üniversite var, ama tarikatlar egemen. Kocatepe’ye çağdaşlığın ışığını taşımak işlevini üstlenen üniversitenin hocalarının çoğu, kafasının içinde sarık taşıyor. Eşlerinin başlarında ise “üçgen”Iran “türbanları…

Ve saatler süren, ayakta alkışlanan konuşmalardan sonra gelen sorular, her şeyden önce Afyon’un da Anadolu’nun birçok yöresinden farklı olmadığını gösteriyor.

” Matematik, fizik öğretmenleri bile, derslerde şeriat düzeni kurulması için açıktan çaba harcıyorlar… Ülke nereye gidiyor?”

Her olumsuz şeyin mutlaka bir olumlu yanı vardır. Olumsuzluklar bu düzeye varmasaydı; acaba bazı gerçeklerin bilincine varanların sayısı bu kadar hızla
artabilir miydi? “Türkiye’nin karanlıklara gömülmemesi için ben ne yapabilirim” sorusunu soranlar, böylesine çığ gibi çoğalabilirler miydi?

Afyon’da da Mustafa Özer gibi aydınlıktan yana işadamları da artık bu gidişe “dur” demek gereğini duymaya başlamışlar. ADD’ye destek sadece sade
yurttaşlardan gelmiyor. Ekonomik gücü olanlardan da geliyor.

★★★

Toplantı çok uzayınca, on dakikalık bir “gereksinme” arası verilmesi zorunluğu doğdu. Salon neredeyse boşaldı. Ve kaygılar başladı.

– Yanlış yapıldı!.. Çıkanların çoğu geri dönmeyecek.

Güldüm:

– Hiç değilse ayakta kalanlar kurtulmuş olur.

Ama bir kez daha hayretler içinde kaldık… Tek bir fire bile olmadı. Gidenler döndüler… Gene çok kişi, toplantıyı saatlerce ayakta izledi.

Hiç kuşku yok; Türkiye bir şeylere gebe.

Doğum sancıları çekiliyor… Anne zaman zaman inliyor… Hatta zaman zaman bir iki damla gözyaşı döküyor…

Ama o aşamadan geçmeden, o acılar çekilmeden,
doğacak bebeğin mutluluğunu kucaklamanın olanağı var mı?

Uyuklamalar.. Baş dönmeleri, kusmalar… Fazla kilo almamak için sarf edilen çabalar.. Yürüyüşler, alıştırmalar… Doğum tarihi yaklaştıkça yatarken nefes alma zorlukları… Sıkıntılar, kaygılar…

Dokuz ay geride kaldı.. Artık on günü sayma zamanı…

Afyon’u karanlıkta terk ettik. Ama Kocatepe’nin aydınlık yüzü artık daha güçlüydü. Arkamızdan el sallayanlar rahat, mutlu gülüyorlardı. Her karanlığın sonunda aydınlığın mutlaka geleceğinden emindiler.

“Kadını ile erkeği ile yeniden kuvayı milliye…”

ADD’nin öncülüğünde, cumartesi günü saat 11 .00’de. aydınlıktan yana olan kitle örgütleri. Ankara Tandoğan’da bir araya geliyor. Türkiye’nin her tarafından geliyorlar… Tıpkı 10 Kasım’da olduğu gibi…
“Karanlığa hayır” diyen herkes orada olmalı!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın