Yazı Hakkında

Başlık:Köy Göründü, Sağol Kılavuz!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:14 Nisan 1995, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Köy Göründü, Sağol Kılavuz!

Çörçil’in ünlü bir sözü var:

– Demokrasi en sakıncalı yönetim biçimidir; eğer tüm diğerlerini saymazsanız!

Atatürk “Basın özgürlüğünden doğacak sakıncaları gidermenin yolu, yine basın özgürlüğüdür” demişti. Demokrasiden doğacak sakıncaları gidermenin en iyi yolu da yine demokrasinin kendisidir.

Belki biraz yazgıcı -ya da aşırı iyimser- bir tutumdur ama; ben “her işte bir hayır olduğuna” inanırm. Önce inandığım yolda elimden geleni yaparım. Sonra çabalarıma ters bir sonuç çıkmışsa, o sonucun
ileride ne gibi sonuçlar doğuracağını beklemeye başlarım.

Sonucun sonuçlan da bana genellikle “İyi ki öyle olmuş!” dedirtir.

Bir yıl önceki yerel seçim sonuçlarına üzülmüştüm.
Şimdi seviniyorum.

İstanbul’dan Rize’ye kadar RP’nin zafer sarhoşluğu yaşanmasaydı. hiç SHP ile CHP birleşir miydi? Bir Melih Gökçek -Tanrı’nın lütfü ile- son dakikada 1600
oyla Ankara’nın başına geçmeseydi, biz düzinelerce kitap yazsak, bazı gerçekleri anlatabilir miydik?

★★★

Önümde “Adil Düzen”in Ankara’daki bir yılının sayısal dökümü duruyor.

Tam 17 trilyonluk bazı yatırımlar durdurulmuş: Bunların içinde Dikmen ve Portakal Çiçeği Vadisi, doğalgaz yaygınlaştırma ve Kocatepe Otoparkı projeleri
var.

Tam 70 trilyonluk bazı yatırımlar yavaşlatılmış, geciktirilmiş: Bunların içinde Metro ve Ankaray ilk sırada geliyor. Sadece metronun gecikmesinden dolayı
belediyenin bir yıllık zararı 57 milyon dolar.

Peki bu yatırımlar yavaşlatılır ya da durdurulurken ve de başkent kargaşa ve çamur içinde bırakılırken, RP’Ii belediye bir yılda neler yapmış?

Sıkı durun!

1994 yılında kaldırım yapımında, hedefteki gerçekleşme oranı sadece yüzde 5 Yeşil alanda gerçekleşme oranı sadece yüzde 12. Ağaç ve fidan dikiminde ise yüzde 1 ‘den biraz fazla. (Yerel seçim sonrası kurutulan binlerce ağacı, fidanı, yeşil alanları saymıyorum.)

Aynı dönemde doğalgaz tüketimi düşmüş. EGO otobüsleri ile taşınan yolcu sayısı ise 351 milyondan 252 milyona inmiş.

★★★

Bir de işin parasal yanı var.

Hizmet gerilerken, zamlar inanılmaz boyutlara varmış.

Otobüste yüzde 150. Doğalgazda yüzde 216. Suda yüzde 150’den yüzde 315’e kadar gidiyor.

Üstelik Bay Gökçek, belediyenin dış borçlarını da ödememiş. Onun yerine Hazine tam 4.5 trilyon dış borç ödemiş.

Acaba Karayalçın yönetimi bir “enkaz” devretti de ondan mı böyle oldu?

O da değil!

RP belediyeyi devraldığında kasada bulunanlar şunlar: 161 milyon dolar, 300 milyar lira, 4 trilyon Hazine kredisi, 1 milyar dolar proje kredisi.

★★★

Bir de şeriatçı dostların “adil”liğine ve “düzenlerine bakalım.

Bir yılda 2750 işçi atılmış. Daire başkanı, müdür, şef konumundakilerin yüzde 90’ı görevden alınmış. Sanatçılar, yükseköğrenimliler çöpçü, süpürgeci, bahçıvan yapılmış.

İdare mahkemeleri. Ankara’daki RP’li belediyelerin 2000’den fazla işlemi hakkında “yürütmeyi durdurma” kararı vermiş. Bu kararların büyük çoğunluğu uygulanmamış. Lojmanlarda kalanları yıl ortasında çıkarmak için sular, elektrikler kesilmiş. (Ama milletvekilliği çoktan sona eren Sayın Melih Gökçek, hâlâ milletvekili lojmanını boşaltmıyor!)

Kuran kursları, mescit ve dini yurtların suyu bedava olmuş. Buna karşılık, hastane ve okulların sularına yüzde 315 zam yapılmış.

Tümüne yakını “türban”lı olan 630 kadın “usta öğretici” adı altında işe alınmış. Bunlar “beceri ve meslek edinme kursu ” adı altında. RP’ye taban yaratma
eğitimi vermeye başlamışlar…

★★★

Takke düştü, kel göründü.

Köy de göründü… Ama “görünen köy”ün kılavuzuna gene de teşekkürler.

Görüneni daha iyi göstermek, körlerin bile gözünü açmak için az mı uğraşıyor! Bazen başkanlık makamında, bazen de TV ekranlarında…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: