Yazı Hakkında

Başlık:Malatya’yı Kurtarın!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:31 Ekim 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Malatya’yı Kurtarın!

29 Ekim nedeniyle Malatya’daydım. İnönü’nün
adını taşıyan üniversitede gençlere seslendim.

Malatya bir zamanlar İsmet İnönü’nün memleketiydi. Çağdaş. Kemalist..

Sonra Turgut Özal’ın oldu. Şimdi ise Erbakan’ın.

Güneydoğu’dan yoğun göç, kentin toplumsal yapısını bozmuş. Özal onun üzerine mum dikmiş…
Üniversiteyi şeriatçılara teslim etmiş. Kentte devleti temsil eden hemen tüm konumları da…

Önce CHP’nin yerini ANAP almış.,ANAP’ın ayağına döşediği yeşil batıdan yürüyen RP de giderek kente egemen olmuş.

★ ★★

Üniversitenin büyük salonunda boş yer yoktu. Çok
sayıda genç ayaktaydı. Birçokları da, konuşmayı dışarıya konmuş olan büyük TV ekranından izliyordu.

Başörtülü kız öğrenciler de vardı izleyenler arasında… Böyle bir olayın ilk kez olduğunu söylediler.

Kimisini daha sonra kitap imza kuyruğunda da
gördüm.

İnönü Üniversitesi’nin başında, GATA komutanlığı yapmış. Prof. Ömer Şarlak gibi çağdaş bir isim var. Rektör yardımcıları da aydınlık insanlar… Ama
Özal’ın armağanı şeriatçı bir rektörün attığı tohumlar yerli yerinde… Yeşermişler. Cumhuriyet ideolojisinden olanları yeşertmiyorlar.

Tıp Fakültesi öğretim üye ve yardımcılarının yüzde 70’inın eşleri “türban”lı. Erkek eli sıkmıyorlar…
Kendileri ise gümüş yüzük takıyor. Çünkü altın yüzük günahmış!.

Yüzün üzerinde öğretim elemanı Malatya’yı terk
etmiş… Umutsuz.

Başörtülü hemşireler. Başörtülü görevliler. Meslek
yüksekokullarında başörtülü öğretmenler… Liselerde durum daha da kötü.

Sanki Malatya başka bir ülke.. Ankara’daki, İstanbul’daki Cumhuriyet yasaları sanki oralarda geçerli değil.

Sayın Şarlak meslek okullarının öğretmenlerinden, derslere başörtüsüz girilmesini istemiş. Hepsi de “sinüzit” oldukları için başlarını örtmeleri gerektiğini vurgulayan raporlar getirmişler. Tümü de aynı kaynaktan alınmış raporlar.

Sinüs filmlerini çektirip, raporu verenler hakkında
“mesleği kötüye kullanmak” nedeniyle işlem yapmak olanağı yok mudur?

Özai’ın rektörü geçmişte açıktan ilan etmiş:

“Bize bilim adamı değil, bizden adam lazım!..”

Onun getirdiği Tıp Fakültesi Dekanı, sağır sultana
bile duyurmuş:

“İki taraf var. Silahlar çekildi. Birisinin tasfiyesi
gerekiyor!..”

Turgut Özal’ın adını taşıyan tıp merkezine, Cumhuriyet tarihinin en büyük sağlık yatırımı yapılıyor. 127
bin metrekare kapalı alan. Ve birim inşaat maliyeti,
Bayındırlık Bakanlığı fiyatlarının tam yedi katı.

Böyle bir sağlık kurumunu işletmek için en seçkin
elemanlar gerekli. Oysa köşe başlarını tutmuş olanlar için önemli olan uzmanlık değil, “dini bütün” olmak(!).

Rektör durumun farkında, ama çaresiz.

Malatya’da devleti temsil edenlerin çoğu da aynı
ideolojik kumpasın piyorları… Göç toplumsal yapıyı bozmuş. Onlar da Cumhuriyet karşıtı ortamı elbirliği ile hazırlamışlar. Direnecek olanlara yaşam hakkı tanımamışlar.

Yeni hükümet -devleti orada temsil edenlerden
başlayarak- o ortamı değiştirmek zorunda!

Başından beri karşı olduğum YÖK de, cinayete seyirci kalmamak zorunda!

YÖK’ün varlık nedeni nedir?

Cumhuriyet karanlık güçlere karşı yaşam savaşı
verirken.. çağdaş bir Mersin Üniversitesi’ni baltalamak mıdır? YÖK’ün yapması gereken? Yoksa geçmiş
günahlarını bir ölçüde olsun affettirmeye çalışmak
mıdır görevi?

★ ★★

Malatya bir tane değil.

Malatya’lar çok.

Ama Malatya’nın özelliği var. Türkiye’de “ılımlı
sağ”ın aymazlığı hiçbir yerde bu kadar açık sonuçlar vermemiş… Göç Malatya’yı GHP’den almış.
Ama onu eliyle RP’ye teslim eden, ANAP’ın bizzat
kendisi.

Kötü tohumlar atılmış, şimdi ürünleri deriliyor. Ve
İsmet Paşa’nın ünlü Sözü, kendi memleketinde her
zamankinden çok daha geçerli… Çok daha gerçekçi:

“Bir ülkede namuslular en azından namussuzlar
kadar cesur olmadıkça, o memleket için kurtuluş
yoktur!..”

Malatya kurtarılmayı bekliyor!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın