Yazı Hakkında

Başlık:Manzara-i Umumiye…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:25 Ocak 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Manzara-i Umumiye…

Paris’e gidenler Eyfel’e çıkarlar. İstanbul’a gelenler Galata Kulesi’ne… Her büyük kentte benzeri bir yer vardır ve gelenlerin ilk işlerinden birisi de oraya çıkmak olur.

Acaba niçin?

Bütünü görmek için.

Ağaçlarını, derelerini, su birikintilerini, keçi yollarını, çayırlıklarını, kayalıklarını teker teker tanıdığınız bir ormana gene de tepeden bakmak başkadır.

Bilinçlenmiş olursunuz. Her şey yerli yerine oturur. rahatladığınızı duyumsarsınız!

★★★

Erbakan işaretini vermiş:

“- En kısa zamanda kurulacak olan Yeniden Büyük Türkiye’nin ışığı altında buluşalım!”

İşaret edilen yer, RP’nin yerini alacak olan parti..
Ve Hoca’nın yaptığı yanlış değil.

Doğadaki gibi siyasette de boşluk olmaz. RP’nin
kapatılmasıyla doğan boşluk elbette dolacaktır..
Ama bir koşulla.

Yeni partinin, demokrasinin ve laikliğin temellerini içine sindirmiş olması koşuluyla!

ANAP Genel Başkan Yardımcısı konuşmuş:

“- RP kitlesi haksızlığa uğradı!”

RP kitlesini haksızlığa Anayasa Mahkemesi değil, genel başkanından Kayseri belediye başkanına.. partinin sivri dillileri uğrattı. ANAP sözcülerinin yaptığı ise ikiyüzlülük!

Parsadan’n “örtülü ödeneği” dolandırdığı belgelendi. Örtülü ödeneği “amaç dışı”, yani kötüye kullanan kişinin de Çiller olduğu kanıtlandı.

Ama Yargıtay’ın ilgili dairesinin onama kararına
damdan düşer gibi bir tümce eklenmiş. O paranın
ne amaçla verildiği meğer tam anlaşılamamış.

Parsadan, paranın DYP’ye çıkar sağlamak için verildiğin söylüyor. Tersine bir kanıt ise yok.

O tümceye dayanarak “Bayan Şaibe “yi kurtarmak
isteyenlere sormak gerekir:

Peki o kadar para başka ne amaçla verilmiş olabilir?

Ve başsavcının itirazı üzerine, şimdi konu Yargıtay Ceza Daireleri Genel Kurulu’nun önüne gidecek. Büyük olasılıkla da kurtarıcı tümce çıkarılacak..

Nedense aklıma Aristo’nun bir sözü geliyor:

“Az miktardaki su, çok miktardaki sudan daha
çabuk bozulur!..”

***

Ingiltere KKTC’cılere vize koyma kararı almış.
Üstelik de o vize için başvuru Kıbrıs Rum kesimine yapılacak.

Ingiltere’nin hangi hesap içinde olduğu ortada!

Kıbrıs Türklerini, Rum kesiminin AB üyeliğini kabule zorlamak istiyorlar. Dolayısıyla da “azınlık konumu”nu, ikinci sınıf yurttaşlığı kabule…

Bir yanda havuç, öte yanda sopa.. Hadi seç!

Tarihten hortlamış bir İngiltere karşımızda

Mustafa Kemal’e karşı Sait Mollalara “Din elden gidiyor!” diye bağırtan.. Şeyh Sait’i “Kürt-lslam Devleti” kurdurmak için kışkırtan.. Fransa’nın resmi raporlarına göre, Mustafa Kemal karşısındaki yenilgiyi bir türlü sindiremeyen bir Ingiltere…

Batı’nın tüm baskıları Saddam’ın Irak’ını dize getiremedi. Baskı Irak halkını Saddam’a daha da yakınlaştırdı..

Türkler İraklılardan daha mı az onurlu, daha mı
az dirençli?!

Görecekler!

Lezgin Çangır Batman’da yakalanmış.

Hizbullah’ın “İlim” kanadının üyesi. Ortaokul öğrencisiyken örgüte girmiş. 5 yılda -tek başına-15 kişiyi öldürmüş.

14 yaşında bir “cinayet makinesi “ne nasıl dönüşmüş dersiniz? Camilerde “teorik eğitim” alarak!..

RP’nin İstanbul ve Ankara belediye başkanları hakkında açılanı soruşturma var. Kombassan gibi,
Muradiye Vakfı gibi dinci kuruluşlara kaynak aktarmışlar. Atatürk’e küfürden mahkûm olanları önemli görevlere getirmişler vb.

Eğer engel olunmasaydı, İstanbul’da Taksim’e.
Ankara’da Anayasa Mahkemesi’nin karşısına cami dikeceklerdi.

Acaba niçin?

Yeni Lezgin Cangır’lar yetişsin diye mi?!

***

Erbakan’ın RP’si..

Çiller’in DYP’si.. .

Ingiltere’nin vizesi..

Batman’ın Cargır’ı, İstanbul’un Tayyip’i, Ankara’nın  I. M. Gökçek’i..

Ama bir de madalyonun öteki yüzü var.

RP’nin kapatılması.. Çiller’e Yüce Divan yolunun
görünmesi.. Ingiltere’nin beklediğinin tersiyle yetinecek olması.. Cangır’ın yakalanması..

Ve de Cangır’ları yetiştiren ortamı hazırlayanların da suyunun ısınmaya başlaması.

İşte bugünku “manzara-ı umumiye”

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın