Yazı Hakkında

Başlık:Meclis’i Dua İle Açmak!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:26 Mayıs 1995, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Meclis’i Dua İle Açmak!

Vehbi Dinçerler, ANAP döneminin Milli Eğitim Bakanı.

Laiklik karşıtlarının eğitim bakanlığındaki ağırlığı, onun döneminde doruğa çıkmıştı. Çağdışı kafaların bu bakanlıktaki egemenliği, Altıok’lu partilerin ortağı olduğu hükümetler döneminde de aynen sürüyor.

Sayın Dinçerler, bir de tarihe geçmesini sağlayacak bir iş yapmıştı: Darvin’in “evrim kuramı“nı ders kitaplarından çıkarmıştı. Çünkü bu kuram “dine aykırı”idi.

Sanıyorum “felsefe” derslerini zorunlu olmaktan çıkarma onuru da ona aittir.

Doğru “tek” olduğuna göre insanların kafasını karıştırmaya ne gerek var?

Ve şimdi, ANAP’ın kurucusuna ve bugünkü önderine çok layık olan bu genel başkan yardımcısı, “bir kez daha” tarihe geçmek çabası içinde.

TBMM açılışlarının dua okunarak yapılmasını öneriyor!

Hıristiyan dünyası, ortaçağ karanlığı içindeyken İslam ışıl ışıldı.

Hıristiyanlık “dogma”ların tutsağı iken İslam “akıl” yolundaydı. Hazreti Muhammed‘in kendisi, bir borcunu öderken üzerine “faiz” anlamına gelebilecek bir ek yapmıştı.

Hazreti Ömer de Kuran hükümlerini, aklın ve günün koşullarının süzgecinden geçirerek uyguluyordu.

Kıtlık döneminde, aç kalmamak için hırsızlık yapanın kolunu kestirmiyordu. Taşınmaz savaş ganimetlerinin dörtte üçünü askerlere dağıtmıyor;
bunlarda gelecek kuşakların da hakkı var” diyordu. Halkın kutsallaştırıp “adak” yeri haline getirdiği ağacı kestiriyordu.

Endülüs Emevileri, bilimde, düşünde, sanatta en ileriydiler. İbni Rüşt, İslamın kurallarına körü körüne uymaya karşıydı. Tanrı’ya ancak “akıl” yoluyla ulaşılabileceğini savunuyordu.

O da Müslüman toplumdan saygı görüyordu; El Ezher’de ders veren. Yahudi İbni Memun da.

Derken yüzyıllar geçti. Vehbi Dinçerler’den 650 yıl önce Tunus’ta bir İbni Haldun yaşadı. Şunları yazdı:

Bitkilerin en yüksek cinsi, hayvanların aşağı olan cinsine yakındır. En aşağı tabakadan türeyerek hayvanın türü ve cinsi çoğalmış, aşamalı alarak
düşünce sahibi olan insanın oluşumuna kadar yükselmiştir… İşte bu hayvanlardan insanın ilk ufku, yani en aşağı derecesi başlamıştır.”

İbni Haldun, insanın kökenini maymuna kadar değil, bitkiye kadar götürdü. Ama kimse onu “kafir”likle suçlamadı. “Katli vaciptir” demedi. Bir çıra gibi yakmayı denemedi. Hatta düşüncelerini yasaklamayı, kitaplardan çıkarmayı bile düşünmedi.

Olsa olsa “yanılmıştır” deyip geçtiler.

İslam yüceldi. İbni Haldun gibi isimlerin yanlışları üzerinde durulmadı; “doğruları” ile  yüceldiler. Ve de İslamın yücelmesine, İslam dünyasının yücelmesine katkıda bulundular…

★★★

Sayın Dinçerler, Meclis’in dua ile açılmasını önerirken İngiltere’yi örnek olarak gösteriyor. Orada öyleymiş!

Güzel!

Peki; İngiltere, İRA ile masaya oturuyor. ANAP, PKK ile masaya oturmaktan yana mı?

İngiltere’de, Terörle Savaş Yasası’nın 8. maddesinin benzeri yok. ANAP niçin maddenin kalkmasına karşı?

İngiltere’de yazılı bir anayasa bile yok, kraliçe var.Dostumuz Dinçerler, Türkiye’nin yazılı bir anayasa olmadan krallıkla yönetilmesini acaba neden savunmuyor?..

Bir zamanlar dünyaya ışık tutan bir İslam dünyasının, bilim ve teknolojik gelişmeye katkısı, şimdi sıfır düzeyinde… Bütün Arap ülkelerinin bilim ve teknolojik gelişmeye katkısı, küçücük bir İsrail’in ancak yüzde 4’ü kadarı…

Acaba niçin dersiniz?

Düşünüyorum da… Sayın Dinçerler, İyi ki İbni Rüşt’lerin, İbni Haldun’ların, Farabi‘lerin, İbni Sina‘ların dönemlerinde yaşamadı diyorum kendi kendime…

Tarihe onlar geçemez, ama herhalde Vehbi Dinçerler’in kendisi geçerdi.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın