Yazı Hakkında

Başlık:Milas’tan Trabzon’a…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:27 Kasım 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Milas’tan Trabzon’a…

Milas nerede, Trabzon nerede!.

Ama Akdeniz’den Karadeniz’e, Türkiye’nin bir ucundan öteki ucuna önemli bir benzerlik var. Toplumsal duyarlılık hızla tırmanıyor.

CHP’de bazıları, bunu yakalama çabası içinde… DSP ise -vitrini tek kişiye bırakmanın sonucu- yer yer sahnede yok.

Partilerin hepsi de toplumun gerisinde… Devletten ve partilerden umut kesildikçe de “sivil toplum” güçleniyor.

★★★

10 Kasım da Ankara da verilen “mesaj”ı anlamayanlar, bir hafta ara ile Milas’ı Trabzon’u, görmeliydiler… Ve de iki farklı toplumsal ortamın benzer tepkisini…

Milas’ın nüfusu 30 bin kadar. Kemalist sol, her zaman güçlü olmuş. Ama bölünmüşlük, orada da seçimleri ilk kez sola kaybettirmiş. Eski başkan Fevzi
Topuz, başkanlık koltuğunu sadece 180 oyla terk etmiş.

RP’nin adı var kendi yok. 22 bin oydan payına düşen sadece 310 oy.

Toplum sağlıklı. Ama kamu yönetimi orada da sağlıksız. “Kamu yararına dernek” olduğu halde, ADD’ye üye olan kamu çalışanlarına ciddi baskılar var.

Tüm olumsuzluklara karşın Fahri Öner‘in bilinçli önderliğindeki ADD’nin üye sayısı 400’e yaklaşmış durumda… Hacı Cavit Aydınol da Gebze ADD Şubesi’ne yapılan saldırıdan sonra gidip üye olanlardan.
Haykırmış:

– Eğer bugün huzur içinde namaz kılabiliyorsak, bu Atatürk sayesindedir!

Milas’ta RP yoktu. Çağdışı bir toplumsal baskı ortamı yoktu.. Ve bir cumartesi öğleden sonra belediyenin büyük düğün salonunda tek boş sandalye yoktu…

Hem de devletin olumsuz tavrına karşın!

★★★

Trabzon’un nüfusu 200 bini bulmuş. Sol, DSP’nin tek milletvekiline kadar gerilemiş Belediye RP’li Çağdışı güçler yoğun çaba içinde.

Yani her şey Milas’ın tersi.

Ama Kemalist duyarlılık, gençlerin de büyük katkısıyla dorukta.

ADD Başkanı Nuri Aydın Atatürk’ün partisinin gençlik kollarından gelme Ege’nin Musa Çam‘i gibi o da doğrultusundan sapmayan, enerjisini deneyimi ile zenginleştirmiş “olgun genç”lerden. Sol partilerin umut vermediği o kuşak, şimdi ADD’lere ve işçi hareketine güç veriyor.

Trabzon ADD’yi-Kemalizmi ‘komünistlik’ gibi gören bir öğretim üye kadrosunun baskısına karşın gençlik sırtlamış… Bilinçli, disiplinli, özverili bir gençlik.

Toplantı saatinden çok önce tıklım tıklım dolan büyük bir salon… Kürsünün önüne kadar yerlere, merdivenlere oturanlar. Giremeyip, konuşmayı dışarıda dinlemeye çalışan yüzlercesi. Sesi duyma şansını yakalayamadığı için geri dönen bir o kadar insan…

Konu. “Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi”

Bittiğinde tüm salon dakikalarca ayakta, coşkulu inançlı…

Gece yerel televizyonda bir saati aşan bir söyleşi..

Tüm sorulara canlı yayında verilen yanıtlar.

Yüzler gülüyor.

-Artık yüz kat, bin kat daha güçlüyüz!

Ve Trabzon’un en tutucu ilçesi olan Çayeli’nde bile, birkaç ay önce ADD açıldığı anlatılıyor. Gümbür gümbür… Yer yerinden oynamış

★★★

Halk orada, peki partiler nerede?

DSP’nin “atama” ile göreve getirilen İl Başkanı Avukat Haluk Gençosmanoğlu da sonunda dayanamamış. Birkaç gün önce, Ecevit’leri suçlayarak istifa etmiş:

– Trabzon’da potansiyel var, örgüt yok!

Çünkü örgüt oluşturulmasını yukarısı engelliyor.

Ya CHP?

Merkez ilçe başkanının başkanlığında “Hoşgeldin”e geldiler… Ankara’da olup bitenlerden haberleri yoktu.

Kadın kollarının “Türk kadını-Kürt kadını” ve “Atatürk geride kaldı, bizi bağlamaz” skandalını duymamışlar bile. CHP örgütleri fakslar çekiyor, onlar sağır sultan.

Çünkü içlerinde tek bir kişi bile Cumhuriyet okumuyor. Partilerinin “barajı” kılpayı geçmesinde en büyük etken olan Cumhuriyeti okumuyorlar.

Koca Trabzon’da tek milletvekili bile çıkaramamışlar… Ama hallerinden ve partilerinin gidişinden memnunlar!

Bir Trabzon ADD üyesine aktardım bunu. Güldü:

Ben CHP’nin kurultay delegesiyim. Ama şu anda seçim olsa oy verebileceğim bir parti yok!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: