Yazı Hakkında

Başlık:Mutlu Bir Gün!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:19 Nisan 1998, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Mutlu Bir Gün!

İple çektiğimiz günler vardır.

Çocukken, tek sinemalı bir Anadolu kasabasında, siyahbeyaz bir filmi göreceğimiz gün gibi.. Ayların yorgunluğundan sonra, dinlencemizin ilk günü gibi.. Çok uzaklardan gelecek bir sevilene kavuşacağımız gün gibi..

İple çekilen günler çoktur.. Ve de, genellikle unutulmazdır.

İşte benim için, bugün de o günlerden biri.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, Bilkent Orkestrası, Devlet Opera ve Balesi Orkestrası.. Devlet Operası Korosu ve TRT Korosu.. Yani Birleşmiş Ankara Orkestra ve Koroları..

Üç büyük orkestra.. İki büyük koro.. Güçlü solistler.. Tam tamına 350 sanatçı.. 8 bin kişilik bir salon.. Ve Nevit Kodallı’nın “Atatürk Oratoryosu”..

Uluslararası Ankara Müzik Festivali nin geçen yılki “unutulmaz” açılış konserine gidememiştim. Aynı saatte, TV’deki canlı yayında, Sayın Mesut Yılmaz’ın da katıldığı bir “irtica tartışmasında” olmam gerekiyordu.

Bu yılki “olağanüstü” açılışı kaçırmama kararım vereli ve günleri saymaya başlayalı çok oldu.

Bu sadece Atatürk’ün başkentindeki uluslararası festivalin 15 yılı değil.. Aynı zamanda Cumhuriyetimizin de 75. yılı…

★ ★★

Müziğin insanlar üzerindeki olumlu etkisini, toplumlar ta eski çağlarda keşfetmişler. Bergama’dan Edirne’ye, birçok tarihsel yapıtta aynı şaşırtıcı olayla karşılaşırsınız.

Müzikle tedavi!..

Müziğin insanın sinir sistemi üzerindeki etkisini çağdaş deneyler de doğruluyor.. Sadece insanlar üzerinde değil; hayvanlar ve hatta bitkiler üzerinde de!

İyi seçilmiş bir müzik yayınının, çalışma verimini arttırdığı da biliniyor.

Kimi müzik dinlendirir.. Kimisi duygulandırır.. Kimisi coşturur..

İnsandan ya da müzik aletinden çıksın; her güzel ses etkileyicidir.. Uyumlu birkaç ses daha da etkileyici olabilir.. Uyumlu yüzlerce güzel ses ise olağanüstüdür.

Dinlerken tüyleriniz ürperir. Bu dünyadan uzaklaşır gibi olursunuz. Ayaklarınız yerden kesilir.. Bir başka boyuta geçersiniz.

Kabataş Lisesi’ndeki yatılı günlerimizde, Ravel’in “Bolero”su ile uyanırdık.. Hem Münir Nurettin’i severdik, hem halk müziğimizi, hem de çoksesli müziği..

Birçok ünlü sesi dinledim. Pavarotti’yi dinledim Görkemli orkestraların konserlerinde bulundum.. Ama dört yüz kadar sanatçıyı bir bütün olurken hiç görmedim. Hiç duymadım.

Bu nedenle bugünü kaçırmayı hiç mi hiç istemiyorum.

Ve bu nedenle, Ankara’nın uluslararası festivalim bugünlere taşıyanlara.. Sevda-Cenap And Müzik Vakfı’na.. ve başta Mehmet A. Başman olmak üzere, tüm katkısı olanlara “şükran” duyuyorum.

★ ★★

Bu yıl, dünyaca ünlü 10 orkestra var.. Üç bale topluluğu, korolar, oda müziği, caz grupları, şan, gitar, piyano ve keman resitalleri.. Bandolar.. Dans ve mim toplulukları.

Tango.. Pop müzik.. Blues.. Ennio Marchetto.. Marius Stravınsky. Patncia Kaas..Ve daha niceleri..

Ruhbilimciler araştırmışlar.

Bir “büyük” mutluluk mu önemli? Yoksa birkaç “küçük” mutluluk mu?

Görmüşler ki, ikincisi daha etkili ve daha kalıcı!

Uluslararası Ankara Müzik Festivali bir ay sürüyor.. Bir ay süresince mutluluklar serpiştiriyor. Kimimiz için küçük, kimimiz için büyük mutluluklar.

Paylaşılan ve paylaşıldıkça büyüyen mutluluklar.

Bugün Cahit Külebi -bir görkemli müziğin içinde- “Atatürk’le birlikte savaşanlara ve çocuklarına” seslenecek.. Ve diyecek ki;

“Bir gün kara bulutlar

Göklerimizde konaklamıştı..”

Ve bugün. Göklerimize sinsi sinsi, yeniden yerleşmeye başlayan “kara bulutlar”., biraz daha uzaklaşacaklar.. Aydınlıktan biraz daha korkacaklar!

Bugün mutlu bir gün!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın