Yazı Hakkında

Başlık:Nereden Başlamalı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:12 Mart 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Nereden Başlamalı?

İki olay arka arkaya geldi.

Bir tanıdığın Ankara’da özel ilkokulu var. Öğretmenlik için başvuranların önemli bir kısmı türbanlı. Hemen hepsi de Gazi Üniversitesi mezunu.

Okulda ve derslikte türban takılamayacağı anımsatıldığında tepkiler hep aynı:

– Başımı açmam!

Fazilet Partisi’nin İstanbul’dan seçilmesi kesin
adaylarından Merve Kavakçı da aynı şeyi söylemiş:

– Meclis’e girersem başımı açmam!

Bir yanda bireysel inanç ve özgürlük… öte yanda yasalar ve kamu düzeni.

Meclis’teki türbanlı mı daha önemli, sınıftaki türbanlı mı?

Meclis’teki türbanlı, olsa olsa bir siyasal simgedir.

Sınıftaki türbanlı öğretmen ise Türkiye’nin geleceğine atılmış bir imzadır.

Tarikatlar ve dinsel topluluklar yıllardır bir karınca sabrıyla çalıştılar. Çok uzun süreli bir stratejiyi adım adım yaşama geçirdiler.

özel yurtlarında eğittikleri, para ile destekledikleri gençlerin erkeklerini kamu yönetimi ve hukuk alanına yönlendirdiler.. Kızlarını da hep öğretmenliğe.

Erkekler kaymakamlık koltuklarına yerleşti… Yargıya yerleşti… İç güvenliğe yerleşti.

Kızlar da ilkokuldan başladılar, geleceğin kuşaklandı kendi hamurlarında yoğurmaya…

Eğitim fakülteleri, sınav sırasında yoklama çizelgesini imzalamaktan kaçınan kız öğrencilerle dolu… O kâğıtları imzalarken erkek öğrencilerin de
elleri değmiş olduğu için!

Sayın Uluğbay’ın bakanlığı döneminde, kura çeken öğretmen adaylarını zaman zaman TV’lerde izliyorduk. Çoğu başörtülüydü.

★★★

Hiç değilse kural ile inanç arasında denge kurmak amacıyla başını ‘peruk’ ile kapatmayı bile kabul etmemek ne anlama gelir?

Bir… İnançtan çok siyasal ideolojinin önem taşıdığı anlamına!

İki… Görüntünün de siyasal bir simge olarak ağırlık taşıdığı anlamına!

Sınıftaki ideoloji, Meclis’teki ideolojiden çok daha önemlidir. Çünkü Meclis’teki bir üründür, ama sınıftaki bir tohumdur.

Türbanlı öğretmen önce türbanı ile öğrencilerine örnek olur. İlk ‘mesaj’ı türbanıyla verir. Ve sonra sıra, ideolojisinin aktarılmasına gelir.

Türbanlı öğretmen sınıfta Atatürk’ü ve laikliği
acaba nasıl anlatır?

Laikliğin konu olduğu derslerde üniversite sıralarını boşaltan türbanlı öğrenciler gibi mi?..

★ ★★

Kimse kendini aldatmasın!

Türkiye’nin hemen her köşesinde… Birçok öğretmen. ‘türban’ı gelecek kuşakların beyinlerine yerleştiriyor. Ve o öğretmenleri de YÖK düzeni yetiştiriyor.

YOK ‘devrim tarihi’ derslerinde devrim karşıtlığı yapılmasını bile önleyemiyor Kendi elleriyle yetiştirip büyüttüğü canavarın karşısında şimdi çaresiz…

Ne yapmalı?

İşe, öğretmen yetiştiren kurumlardan başlamalı!

Oralar yeniden birer ‘cumhuriyet ocağı’ olmadan, Türkiye’nin üzerinde kara bulutların eksik olmayacağı unutulmamalı.

Meclis’teki türbanın ‘ürün’, sınıftaki türbanın ise
‘tohum’ olduğu iyice kafalara kazınmalı!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın