Yazı Hakkında

Başlık:Nereden Nereye?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:14 Aralık 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Nereden Nereye?

Mussolini’nın hızlı yıllarındadır.

Faşist diktatör, bir konuşmasında bazı ülkeleri tehdit eder. İsim yoktur. Ama yapılan bazı yorumlara göre, bu ülkeler arasında Türkiye de yer almaktadır.

Atatürk’ün Türkiyesi çok sert bir yanıt verir.
Ve faşizme adını vermiş olan ünlü diktatör,
ilk kabul resminde, Türkiye Cumhuriyeti’nin
büyükelçisini yanına çağırtır. Şöyle der:

– Sayın Büyükelçi! Benim konuşmamda sözünü ettiğim ülkeler arasında Türkiye yoktu. Olamazdı. Çünkü ben Avrupalı olmayan bazı ülkelerden söz etmiştim. Oysa Türkiye bir Avrupa ülkesidir. Ben nasıl Türkiye’yi kastetmiş
olabilirim ki?!..

Faşizm, insanların ve ırkların eşit olmadıklarından yola çıkan bir ideolojidir. Ona göre kimileri üstün, kimileri ise aşağı yaratılmıştır. Eğersiz geri kalmış iseniz, bu sizin aşağı bir ırktan olduğunuzu gösterir.

İşte.. Altmış yıl önce.. Atatürk’ün yoksul Türkiyesi, faşizmin isim babasının bile “Avrupalı” saydığı bir ülkedir!

★ ★★

Siyaset biliminde benzeyenler karşılaştırılır.
Tarihçi Prof. Sina Akşin’in, Atatürk dönemi
Türkiyesi’ni aynı dönemin Avrupası ile karşılaştıran bir çalışması var. Hem de demokrasi açısından..,

Haksızlık!

Çünkü o dönemin Türkiyesi’nde demokrasinin hiçbir önkoşulu yoktu. O dönemin Avrupası’nda ise o önkoşulların hepsi vardı.

Ama karşılaştırma, ortaya çok ilginç iki sonuç çıkardı.

Birincisi… Atatürk dönemi Türkiyesi’nin demokratiklik düzeyi, aynı dönemin Avrupa ortalamasının üzerindedir. (Avrupa da ve dünyada demokrasi gerilemekte, baskı rejimleri yükselmektedir).

İkincisi.. Kemalist devrimin attığı temeller sayesinde, bugün Türkiye’de çok daha demokratik kurum ve kurallara sahibiz. Ama bugünün Türkiyesi’nin demokratiklik düzeyi, Avrupa ortalamasının altındadır.

Bu sonuçları kuşku ile karşılayanlar, biraz
belleklerini yoklasınlar.

Nazi zulmünden kaçan bilim adamlarına ABD
kucak açmıştı. Dünyada  dönemin en varlıklı ve en demokratik ülkesi olarak…

Bunlardan tam 142 tanesi, acaba niçin Atatürk’ün yoksul Türkiyesi’ni seçti? Hem de içlerinde dünya çapında
olanlar bile bulunduğu
halde?

***

Nereden nereye!

Mussolini’nin bile “Avrupalı” saydığı bir
Türkiye’den… Baskı rejimlerinden kaçanların
sığmak olarak gördüğü bir Türkiye’den… Çok
sayıda Alman bilim adamının. sanatçısının
ABD’ye bile tercih ettiği bir Türkiye’den…

Batılı hanedan temsilcilerinin, devlet ve hükümet başkanlarının bile ziyaret için kuyruğa
girdiği bir Türkiye’den…
(Hem de Atatürk tek birini bile ziyarete gitmediği halde!)

Avrupa’nın kapısında yalvaran bir Türkiye’ye…

– N’olur inanın ben de sizdenim!

Nasıl oldu da oralardan buralara geldik?

Menderes’lerin…

Demirci’lerin… Evren’lerin. Özal’ların..
Çiller’lerin sayesinde!

“Atatürk’e evet, Kemalizme hayır!” diyenlerin sayesinde!

Atatürk’ün laiklik anlayışının da., demokrasi anlayışının da., “ulus” ve ulusçuluk anlayışının da., halkçılık, devrimcilik ve devletçilik anlayışının da., içine edenler sayesinde!

ABD’nin istediği ‘’İkinci Cumhuriyet”! kurabilmek için, Atatürk’ün Cumhuriyetimi yıkmaya
çalışanların Çankaya’lara kadar tırmanabilmesi sayesinde!

Partisi dahil.. Atatürk’ün kendi elleriyle kurduğu ve çok önemsediği hemen tüm kurumlan birer birer kapatanlar sayesinde!

Atatürk’ün Cumhuriyeti’ni “Türk-İslam sentezcileri”ne terk edenler sayesinde!

“Ülkücü mafya”yı, çeteleri, devletin bir parçası haline getirenler sayesinde!

Atatürk’ün dış siyasetini adım adım terk
edenler sayesinde!..

★★★

Son bir söz.

Altmış yıl öncesinin Türkiyesi ile bugünkünü kıyaslayın… “Gafletin ya da “ihanetin boyutlarını anlarsınız.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın