Yazı Hakkında

Başlık:ÖDP ve Tarikatlar
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:19 Aralık 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA  BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

ÖDP ve Tarikatlar

“DSP, CHP ve ötesi…” başlıklı yazımdan sonra
iki mektup geldi.

Birincisi yazıda sözü geçen Rıza Aydın’dan.
İkincisi de Pir Suttan Abdal Kültür Derneği Adana
Şube Başkanı Sadık Boral’dan

Konu, ODP ve derneğin toplantısında yapılan
bir konuşmaydı.

Sayın Aydın, ÖDP üyesi olduğunu ve konuşmayı da kendi adına yaptığını söylüyordu:

“Konuşmamın en insafsız yorumundan bile yazmada yer aldığı gibi ‘Bizim sorunumuz Cumhuriyet, laiklik değil, özgürlük sorunudur’ gibi yanlış bir anlam çıkırılamaz.”

Ve orada yaptığı konuşmada neler söylediğini özetliyordu:

“Tekkelerin, tarikatların kapatılmasını istemek
bize düşmez. Bu bizim işimiz değil. Biz özgürlükçü bir lâiklikten yana olmalıyız… Sivas katliamının
piyonları gibi tüm sorumluların cezalandınlmasına kimsenin bir diyeceği olamaz. Bunu canı gönülden isteyenlerden biriyim. Ancak insanlığımız kaybetmedikçe, bunların bile idam edilmesini isteyemeyiz idam ceza değil, cinayettir. “

★ ★★

Sayın Boral’ın yolladığı açıklama ise Rıza Aydın’m konuşmasında şöyle dediğini vurguluyor:

“Tarikatlarla bitlikte yaşamayı öğrenmeliyiz. Cumhuriyet idaresinin tekke ve zaviyeler kapatması yanlıştı…”

Açıklamaya göre o konuşmadan sonra Şube
Sekreteri Şevki Taciroğlu söz almış ve şunlar
söylemişti:

“Varlık nedeni şeriata karşı olmak olan bir derneğin kongresinde ve Cumhuriyet Türkiye’sinde,
solculuk adına bu fikirler savunulabiliyor. Tarikatlara özgürlük demek, daha fazla Kahramanmaraş,
Çorum, Sivas kıyımı demektir. Laikliğin almadığı
yerde özgürlük de almaz. Tarikatlar kapatılmalıdır.”

Sorun şurada!

Bir ÖDP üyesinin tarikatlara, tekkelere, zaviyelere karşı olmaması acaba kişisel bir düşünce mi?
Yoksa parti yönetiminden süzülen bir bakış açısının paylaşılması mı?

ÖDP şubeleri, Atatürk resmi asmayı reddediyor. Elbette böyle bir zorunluk da yok!

ÖDP Gene, Başkanı Ufuk Uras da bir kitap yayımlamış, Türkiye’de “siyasal Kemalizm’in, gerilimi arttırdığını” vurguluyor. Tarikatlara, tekkelere özgürlük istiyor.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu, halifeliğin kaldırılması, tekke ve zaviyelerin kapatılması gibi adımları “despotik” olarak nitelendiriyor. Cumhuriyetin “temel kabullerinin çöktüğünü” savunuyor.

Ama “modernleşme”den yana!

Atatürk’ün çağdaşlaşmasından değil, Menderes’lerin. Özal’ların “modernleşmesinden”yana.

Yazımın başında sözünü ettiğim mektuplarla birlikte bir zarf daha çıktı. İçinde Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Mamak Şubesinin ikinci olağan genel kurul kararı vardı:

“Ülkemiz, bir yol ayrımındadır. Ya Cumhuriyet ya
şeriat! Bu yol ayrımında tarikatlara özgürlük istemek, şeriatçı örgütlenmelere ‘demokratiklik’ adına yol vermek, aymazlık ve ihanettir. Tarikatlara ve şeriata özgürlük, laik demokratik cumhuriyetimizin ölüm fermanıdır!”

İşte Aleviler!

Ve işte Alevi oylarına göz dikmiş olan ÖDP!

Demokrasi açıklık ister, ÖDP’ye, çizgisini giderek netleştirdiği için teşekkür etmeliyiz…

(Bazı okurlar, Aydınlanma 1923 dergisinin yazışma adresini soruyorlar PK 207 Beşiktaş/lstanbul. Tel. 0 212-260 77 52.)

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: