Yazı Hakkında

Başlık:Öküzlerin Altındaki Buzağılar
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:05 Şubat 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Öküzlerin Altındaki Buzağılar

HADEP hakkında açılan kapatma davası.. Fazilet Partisi’ne verilen gözdağı..

HEP kapatılmış, DEP kapatılmış.. HADEP kurulmuş..

MNP, MSP, RP kapatılmış..
FP kurulmuş..

Yanlışlık nerede?

Kapatanlarda mı, kapatılanlarda mı?

“Ders alınsaydı eğer, tarih yinelenir miydi” diyen şair mi
haklı, yoksa tarihin yinelendiğini sananlar mı aldanıyor?

SHP, 1991 seçimlerinde HEP ile seçim işbirliği yaptığında çok
suçlanmıştı. “PKK, SHP’nin sırtından Meclis’e taşınıyor” diyenler olmuştu. Ve benim gibi düşünenler çok kızmıştık.”

Haksızlık yapıldığını sanmıştık.

Ama, -ne yazık ki- zaman, o suçlamaları yapanları haklı çıkardı. Üstelik de, o işbirliği SHP’ye Doğu ve Güneydoğu’da pek bir şey kazandırmadı, ama Batı’da çok şey yitirtti.

HEP kapandı. DEP “inatla” aynı çizgiyi sürdürdü.

DEP kapandı. HADEP “kör kör parmağım gözüne” görüntüsüne girdi.

Genel kurulda asılan devasa Apo resimleri.. İndirilen Türk
bayrağı.. PKK başının Roma’ya kaçmak zorunda kalmasından
sonra, hemen tüm HADEP örgütlerinde başlatılan açlık grevleri..

Bunlardan çıkan anlamı yorumlamaya gerek var mı?

Eğer HADEP de kapatılırsa, bundan zararlı çıkan sadece
kendileri olmaz, demokrasimiz de olur. Ama Kendi azınlık değerlerine saygı isteyenlerin, öncelikle toplumun çoğunluk değerlerine saygı göstermesi de
demokrasinin temel kurallarındandır.

Çoğunluğun duygularına saygı göstermeyen, azınlığa
saygının kapılarını kendi elleriyle kapatmış demektir!

★★★

MNP kapandı. MSP açıldı.. MSP kapandı, RP açıldı.

Temelde değişen bir şey olmadığı gibi tersine “cüret” arttı. Çünkü tüm-bu kapanıp açılmalar, ne partiye ne de başındaki kişilere “ciddi” bir zarar
vermişti. Ama RP’nin kapatılmasıyla olay değişti.

Hem kapatılan “iktidar” olmuş bir partiydi.. Türkiye’nin en
büyük partisiydi.

Hem de kapatmayla, Erbakan’dan Sivas yangınının avukatı Şevket Kazan’a kadar birçok “ünlü” doğrudan zarar gördü.

Ve ılımlı bir isim olan Recai Kutanla birlikte söylem değişti. Nazlı Ilıcak gibi isimlerle birlikte de “vitrin”e laik bir görünüm verilmeye çalışıldı.

Ama birden sahneye FP’nin Ağrı Belediye Başkanı çıktı.
Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Atatürk’e hakaret etti. İçişleri
Bakanı Kutlu Aktaş tarafından görevden alındı. Geçenlerde de, partisinin belediye başkan adayı olarak yeniden gündeme girdi.

Tepkiler.. Ve geri adım..

Meğer örgütün yüzde 60’ı onu istediği için, adaylığı gündeme gelmiş!

Özür kabahatten büyük!

Bir.. Demek ki FP örgütü “o kafada” kişilerden oluşuyor.

İki.. Demek ki büyük tepki gelmese, aynı adamı FP yeniden başkan yapacak.

★★★

Bu köşede birçok kez yazıldı.

Demokrasimizin FP benzeribir partiye de, HADEP benzeri
bir partiye de gereksinmesi var.Ama “çoğunluk değerlerine” ve
demokrasinin temel kurallarına saygılı olmak koşuluyla!

FP’de bu gerçeği anlamış görünenler daha çok.. HADEP’te
ise anlamış olanların -ne yazık ki- sesi soluğu çıkmıyor..

Kapatılan RP’nin Genel Başkan Yardımcısı Rıza Ulucak,
şimdi FP’de de yönetimde. Partisinin eskisinin devamı olduğu savlarını “öküz altında buzağı arama”ya benzetmiş.

Aslında ortada bir buzağı var, var olmasına.. Ama bazıları onun altında saklandığı ineğe öküz kıyafeti giydirmeye uğraşıyorlar.

Eğer orada bir buzağı varsa; acaba o buzağı, buzağı mı değil yoksa o ökuz aslında öküz mü değil!?..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: