Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

Osmanlı’dan Osmanlıca’ya Tokat!..

Yazı Hakkında

Başlık:Osmanlı’dan Osmanlıca’ya Tokat!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:14 Haziran 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Osmanlı’dan Osmanlıcı’ya Tokat!..

Osmanlı hanedanının son ismi, Orhan Osmanlıoğlu.

Geçen yılın başında, Türkiye’deki tanınmış bir şeriatçıya yolladığı mektupta şu satırlar vardı:

Ardımda bıraktığım 85 senelik maziyi düşündüğümde, hilafet konusunu gündeme getiren şahısların daima başka memleketlerin menfaatine hizmeteden kişiler olduğunu hatırlamaktayım. Yarım asırdan beri, bu gibi teşebbüslere alet edilme girişimleriyle birçok defalar karşılaştım, hepsini reddettim
ve edeceğim.”

Ve mektup şöyle noktalanıyordu:

Sizler gibi aile dışından kişilerin adımıza yaptığı garip teşebbüsleri ve yakıştırmaları tel’in ediyorum “

★★★

Hitler’in “propaganda nazırı” Göbbels’ti Erbakan’ınkide Hasan Hüseyin Ceylan… Yöntemleri arasındaki benzerlikler ise çarpıcı.

Mussolini, çağdaş insanın “hayret verecek kadar”inanmaya hazır bir yaratık olduğunu söylüyordu. Bir yalan ne kadar çok yinelenirse, insanlarda “doğru olduğu” inancı o ölçüde artardı.

Göbbels’in çıkış noktası bu oldu.

Şimdi de Sayın Ceylan “aynı yol”un yolcusu… O yolun nereye götürdüğünü tarihe sormak gereğini bile duymadan…

Kendi ideolojisi uğruna Osmanlı’yı kullanmaya çalışıyor. Mustafa Kemal‘i Samsun’a götüren geminin transatlantik olduğu savları, kargaları da güldürecek hale mi geldi? Çek dosyadan bir yenisini…

Tıpkı Göbbels gibi… Halka yalan üzerinde düşünme fırsatı vermemeli!

Söylediklerine inanç mı azaldı? O çanağa tükürenin sadece sen olmadığını kanıtlamaya çalış:

Sultan Vahdettin böylesine önemli bir kahraman. 2. Cumhuriyetçiler, Vahdettin’in kahraman olduğunu anladılar. Can Dündar, Fatih Çekirge ve
Mehmet Alfan da aynı görüşte.

Arkasından, Kültür Bakanlığı Müsteşarı’nı işe bulaştır. Prof. Emre Kongar‘ın da “tarih kitaplarında Atatürk’le ilgili yazılan bazı şeylerin doğru olmadığını” söylediğini söyle.

Üstüne üstlük, bir de kendisine “teşekkür” et…

Dündar ile Çekirge’yi bilmem ama… Hadi bakalım, Kongar temizleyebilirse temizlesin böyle bir “iltifat”ı

★★★

Osmanlı’da her şey iyiydi; Atatürk geldi, bozdu (!) Cenap Şehabeddin‘in sözünü yazıp tüm duvarlara asmalı: “Tarihe yalan söyletilebilir, çünkü ölüler
konuşamaz!”

16. yüzyılda, Takiyüddin’in kurduğu ilk gözlemevi, Şeyhülislamın fetvası ile yıkılmadı mı? Müslüman Osmanlıların da basımevini kullanabilmeleri için,
Şeyhülislam fetvayı Gutenberg‘den (1450) arcak 270 yıl sonra vermedi mi?

Oysa ilk basımevi Osmanlı’ya, “Müslüman olmayan kullar”ın yararlanması için, Gutenberg’den az sonra gelmemiş miydi? Padişahın baş çevirmeni Ali Bey’in İncil çevirisi orada basılmamış mıydı?

Astronomi ve tıp, Osmanlı’da “yararlı bilim” sayılmak için, acaba neden 18. yüzyıla kadar bekledi? Felsefe, Osmanlı’da niçin hep “zararlı” sayıldı?
Özal‘ın bakanları, acaba niçin felsefeyi 21. yüzyıla girerken bile zararlı saydılar?

Kopemik güneş sistemini 1543’te aydınlattığı halde, Osmanlı niçin, 1800’lerde bile, dünya merkezli güneş sistemini okutuyordu?

Diyorum ki: Numaracı Cumhuriyetçi TV’ciler… Dinsel “cemaat” temsilcilerini, tarikat şeyhlerini, RP’nin “propaganda nazırı’nı ve de cümle yakın ve uzak
numaracı akrabalarını yanlarına alsalar… Tarih Kurumu’nun fetvacılarını da kapının yanına oturtsalar… Osmanlı’nın karanlık dönemlerini aydınlatacak programlar yapsalar, fena mı olur!

Hele bir de Osmanoğlu ‘nun, “daima başka memleketlerin menfaatine hizmet eden kişiler “sözüne ışık tutsalar!..”

★★★

İşte Osmanlı!.. İşte Osmanoğlu!.. İşte Yeni Osmanlılar!..

Ve işte, yanlışları değil doğruları öğreten imam okulu öğrencilerinin ortak sloganı: “Dinimi öğreneceğim ve Türkiye Cumhruriyeti’ni kurtaracağım!”
Acaba kimlerden?!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: