Yazı Hakkında

Başlık:Pembe Bayramlık…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:28 Mart 1999, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Pembe Bayramlık…

İyimser ile karamsar arasındaki ayrım gerçekten de sanıldığı kadar büyük değildir.

Yarısı dolu olan bardağın dolu ya da boş yanını görmek… Çizginin bir yanı ile öteki yanı arasındaki ayrım, önünde sonunda bir çizgi kadardır.

Ama “Eyvah bardağın yarısı boş” diye hayıflanırsanız, bedeninizden hemen tüm enerjinizin çekildiğini duyumsarsınız. “Ne güzel daha yarısı dolu” diye kendi kendinize gülümserseniz, enerjinizin sizi itelediğini görür gibi olursunuz.

En varlıklı ve temel sorunlarını çözmüş olan ülkelerde bile.. Ararsanız, sizi karamsarlığa itecek o kadar çok şey bulabilirsiniz ki!

Ama en sorunlu ve yoksul bir ülkede bile..
Eğer ararsanız, sizi bir şeyleri düzeltecek kadar
umut dolduracak, o çaba için gereken enerjiyi
sağlayacak, iyimserlik kaynaklan da bulabilirsiniz.

***

Geçenlerde Oktay Ekşi’nin bir yazısını kesmiştim.

Önce birer birer sıralamış.

Bakırköy’den Göztepe’ye, Gaziosmanpaşa’dan Merter’e.. Öcalan’ın ele geçirilmesinden sonra, İstanbul’u paniğe tutsak kılmak isteyen kanlı ya da alevli eylemcilerin hepsi teker teker yakalanmışlar.

Hem de, neredeyse birkaç gün içinde…

Sayın Ekşi şöyle diyor:

“Her gün her ortamda ‘Ne olacak bu halimiz’ demeye ve umutsuzluğumuzu ifade etmeye pek meraklı bir toplum olduk. Oysa, dışarıda aldığı sonuçlarla.. S-300 füzelerinin Güney Kıbrıs’a konuşlandırılmasını önleyen, Yunanistan’ın
PKK konusunda maskesini çekip indiren, Apo’yu ensesinden tutup adaletin huzuruna çıkaran, MED-TV’nin çanına ot tıkayan.. İçerde
çetelere dünyayı dar eden, uzun yıllardır içinde bulunduğu gaflet uykusundan nihayet uyanan devlet…”

Ve ekliyor:

“Cetlerimiz boşuna dememişler, at sahibine
göre kişner diye…”

Yazı daha birkaç gün öncesinin.. Oysa liste
büyümeyi sürdürüyor.

Almanya bile, yıllardır hoşgörü gösterdiği
Kaplancıların başını kulağından tutup içeri atmak gereğini duydu.. Acaba niçin?

Dünyadaki ekonomik fırtına henüz dinmemiş.
Ama Türkiye’de borsa yükseliyor, faizler düşüyor. IMF seçim sonrasında Türkiye’ye kesenin ağzını açmaya hazırlanıyor.

Acaba niçin?..

***

İç siyasetteki karamsar yorumlar da yersiz.

Daha bir-iki ay öncesinde, seçimlerin hiçbir
şeyi değiştirmeyeceği kanısı yaygındı. Oysa
şimdi seçimlerin çok şeyi değiştirebileceği görülüyor.

Fazilet Partisi’nin seçimlerden birinci parti olarak çıkacağına artık kendileri bile inanmıyorlar. Bazı ciddi kamuoyu yoklamalarında yerleri
üçüncü sırada.

Yoklamalarda ilk sırada gözüken DSP ile
ANAP’ın güçlü bir hükümet kurmaları olasılığı
giderek artıyor. Toplum “istikrar arayışı” içinde.
Kararsızların büyük ölçüde Ecevit’e ve partisine yöneldiği anlaşılıyor.

CHP ise giderek baraja yaklaşıyor.

Ankara’da bile.. Karayalçın ile Gökçek arasındaki fark, son yoklamalara göre iki puana kadar gerilemiş. Başkentin “fanatik” bir ırkçı dinciden kurtulma umudu doğmuş.

Tüm bunlar az şey mi?

***

Bilge kişilere kulak verin!

“Olumlu düşünün ki, olumlu olsun ” diyorlar…
Çünkü iyimserlik, olumsuzlukları yenmek için
gereksinme duyduğunuz enerjiyi kazandırır size.. Karamsarlık ise “kaderciliğin dostu”dur.. Enerjinizi alır götürür..

Tüm okurlarıma, savaşım güçlerini arttıracak, nice “pembe bayramlar” diliyorum.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: