Yazı Hakkında

Başlık:Perdeyi Kaldırıyorum!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Kasım 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Perdeyi Kaldırıyorum!

– Yaptığınız yargısız infazdır!.. Size her anlatılana inanıp, yazar mısınız?

Bu tümceyi, üç ayrı telefon görüşmesinde, üç ayrı CHP sorumlusundan duydum. Nedeni ise, tam on gün kadar önce bu köşede yayımlanmış olan bir yazıydı: “CHP Manzaraları”

Kadın kuruluşlarının oluşturduğu Bir-Kap toplantısında olanlarla ilgiliydi yazı… CHP temsilcisi bayanın “Türk kadını” sözüne karşı çıkışıyla ilgiliydi.

Yazının ardından Türkiye’nin çeşitli yerlerinden, düşüncelerimi paylaşan telefonlar geldi. Çoğu da CHP’lilerdendi.

Sadece üç kişi beni “yargısız infaz “la suçladı: Bir
CHP il başkanı. Ankara’nın bir CHP ilçe başkanı ve de söz konusu “bayan temsilci”

Sonuncu kişiye, “Eğer yazımda yanlış bir bilgi varsa, bana yazın bir düzeltme yollayın” dedim. ‘‘Yollayacağım” dedi. Bekledim, yollamadı.

Ben de perdeyi kaldırmaya karar verdim!

Çünkü perdenin arkasındakileri sadece CHP’lilerin değil, tüm yurttaşların bilmesi gerekiyor… Ve bu arada DBH’nin (Demokratik Barış Hareketi )gerçek kimliğim öğrenmek isteyenlerin de!.

★★★

Sorumlu CHP’liler, yazımı “yazlı olarak” yalanlamaya cesaret edemediler. Çünkü toplantı (28 Ekim 1996) sırasında yapılan konuşmalar banda alınmıştı.

Şimdi o tutanağın ilgili bölümlerini “aynen ” yayımlıyorum:

Şenel Uçar (CHP temsilcisi) – Ben basın bülteninin Türk kadını ifadesi ile başlamasına karşıyım. Bizim ülkemizde yaşayan Kürt kadınları yok mudur?

Birten Gökyay (KSHAİ) – Atatürk Ne mutlu Türküm diyene” derken, alt kimliği Laz, Kürt, Çerkez olana da, hepsine Türk demiştir.

Uçar – Türk kadını olmak başka bir şey. Kürt kadını olmak başka bir şey.

Gökyay – O zaman Türk bayrağının altında nasıl buluşuyoruz?

Uçar – Türkiye Cumhuriyeti ayrı bir konu. Ben Kürtsem bunun ne zararı var? Ben nasıl Türk sayılırım? (DBH’lilere dönerek) Siz buna karar veriyor musunuz? Soruyorum size?

Ediz Terim (ANAP temsilcisi) – Siz nesiniz? Biz hepimiz Türk kadınları değil miyiz? Ne yapıyorsunuz?

Gökyay – Üst kimliğinizi unutuyorsunuz!

Uçar – Kimliğin altı üstü mü olur?

Demet Işık – Alt kimlik, üst kimlik diye bir şey yoktur demek çok yanlış, çok bilgisiz bir tarzdır. Sosyoloji kişilerin ulus devlette alt kimliklerinin olduğunu kabul eder. Alt kimlikler dine göre, dile göre, kültüre göre ayrılır… Bu toprağa yüzyıllardır Türkiye denir. Atatürk’ün kurduğu cumhuriyetin adı da Türkiye Cumhuriyeti’dir. Buranın vatandaşları da
TC ’nin vatandaşlarıdır ve isimlerine Türk denir. Bu
bir ırkın, bir dinin, bir dilin, bir mezhebin işareti değildir.

Uçar – Ben Türkiye vatandaşıyım. Yarın ne olacağı belli mi bunların?

Terim – Atatürk’ün bize emanet ettiği Cumhuriyetten bahsediyoruz. Kime etti, yoksa Amerikan kadınına mı?

Uçar – Atatürk özgürdür, ne söylerse söyler ama o, Türk kimliği için başka bir kimliği yok sayamaz ki… Hem dünyada artık çok şeyler değişti. Atatürk ’ü aşmamız lazım!

Gökyay – Henüz biz Atatürk’e ulaşamamışken, hangi aşmaktan bahsediyorsunuz?

Terim – CHP’nin görüşünün bu doğrultuda olduğuna emin misiniz?

Nuran Eran (ANAP) – Atatürk’ün kurduğu CHP
ne zamandan ben ilkelerinden şaştı?

Hülya Elüstün (ADD) – Atatürk ‘ün kurucusu olduğu CHP’nin bu görüşleri savunabileceğine inanamıyorum!.

★ ★★

Söz konusu toplantının sonunda “Türk kadını “sözünün bildiri metninde kalması “oy çokluğu” ile kabul edildi. CHP temsilcisi karşı oy verdi DBH temsilcisi de “çekimser”’kaldı.

Aynı gün saat 15.40’ta DBH ve 16.00’da da CHP temsilcileri telefon ettiler. Partilerinin Bir-Kap hareketinden çekildiğini bildirdiler…

Atatürk’ü dışlayan “Atatürk’ün partisi”…

Böyle bir toplantıya temsilci bile yollamayan…
Atatürk’ün partisinin “son genel başkanının partisi”…

Atatürk’e çekimser bir “mezhep hareketi “…

Atatürk’ü “Atatürk’ün partisi “ne karşı savunan ANAP’lılar, DYP’lıler, kitle örgütlerinin, kadın kuruluşlarının temsilcileri..

Ve Anıtkabir’i iki gün içinde ziyaret eden bir milyonu aşkın insan…

CHP’nin, DSP’nın ve Türkiye’nin, bugün içine düştükleri acıklı durumun hayret edecek bir yanı var mı?

Bugün CHP’nin doruklarındaki bazı eski düşünce arkadaşlarımızın bu gerçekler karşısında, ağızlarını açıp da edebilecek iki çift lafları var mı?

Ve “yargısız infaz” edebiyatçıları, acaba biraz utanıyorlar mı?..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: