Yazı Hakkında

Başlık:Pinokyolar Gestapolaşıyor mu?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:02 Şubat 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Pinokyolar Gestapolaşıyor mu?

Özgürlük ile “rezillik” arasında bir çizgi olmalı.

“Dil kirlenmesi”, aşağılık duygusunu da aşıp rezillik boyutuna ulaştı. Tepkiler hemen her aklı başında kesimde yükselince de. bir yasa tasarısı geldi gündeme… Amacı: “Türkiye Cumhuriyeti dahilinde Türk dilinin kullanımını düzenlemek. ”

İlke olarak “hayır” demek zordu.

Ama yasa metni tam olarak ortaya çıktıkça., “dil
bekçiliği” görevini kimlerin üstlendiği anlaşıldıkça.,
ve de o bekçilik meraklıları konuşmaya başladıkça, iş değişti.

★★★

Yasa bekçilik görevim, Atatürk’ün vasiyeti çiğnenerek devletleştirilen Türk Dil Kurumu’na bırakıyor. Ve de onun göreve getirdiği “memurlara…

Bakın bu devlet dairesinin başkanı -kendilerinin
hazırladığı- yasa tasarısı ile ilgili soruları nasıl yanıtlıyor:

– TV program adlarının çoğu yabancı. Talkshowlar değişecek mi?

– Biz diyoruz ki, işyeri adları Türkçe olacak. İşyeri adları içine program adları da girer mi? Belki de girer.

– Ya kanal adları? Interstar, Show TV?

-Inter olmaz, Star olur… Star var Türkçede, Show
da var… Star film yıldızı anlamında. Yalnız show değil şov yazılması lazım.

– HBB, eyc bi bi diye telaffuz edilecek mi?

– He be be denmesi lazım. Bunun gibi TV Guıde
da değişecek. TV Rehberi denecek. Tivi diyenler uyarılacak…

İşte “en yetkili” kişinin yasa ile ilgili sözleri bunlar.

Doğrularla yanlışlar yan yana, iç içe… İşyeri adları, TVGuıde. Eyc bi bi. Ti vi gibi konularda söyledikleri doğru. Ama Inter ile Star ve Show ile ilgili
sözleri var ki, insan ister istemez düşünmeden edemiyor.

Onun ve onun gibilerin kafalarındaki “dil kirlenmesini kim temizleyecek? Starda varmış Türkçede. “şov” da… Öyleyse “şovrum” (shovroorr) da
var demektir… Özal bir zamanlar “dönüşüm” yerine “transformasyon” kullanırdı. Demek ki eda Türkçe {!)..

Atatürk’ün Türk Tarih Kurumu’na el konulup ırkçılara, Osmanlıcılara teslim edildi… Atatürk’ün Türk Dil Kurumu devletleştirildi ve “dil devrimi”ne inanmayanların oyuncağı yapıldı.

Dil devriminin gerçek savunucusu şimdi Dil Derneği .. CHP’nin de ortak olduğu hükümetin, “kamu yararına demek”sıfatını tanımayı kabul etmediği Dil Derneği… Ve o derneğin Genel Yazmanı Sevgi
Özel Cumhuriyette yeni tasarının içyüzünü bir bir sergiledi.

Elbette ki dildeki kirlenme rezilliğine artık dur denmesi gerekiyor.

Ama bunu, Arapça Farsça sözcükten “yaşayan Türkçe” sayanla” yapamazlar, TRT’de Türkçe sözcükleri zorbalıkla yasaklayanlar yapamazlar. Dilde
devrim olamayacağını savunanlar yapamazlar.

Bu rezilliğe dur deme görevi, Atatürk’ü sadece
bir “kahraman” olarak çerçeveleyip duvara asan,
Osmanlı özlemcisi kafalara teslim edilemeyecek
kadar ciddi bir iştir…

Tasarı “Tereddüt halinde başvurulacak merci Türk
Dil Kurumu’dur” diyor. “Dil İzleme Kurulları” oluşturulmasını öngörüyor. Kendi dili bile yabancı Sözcüklerle dolu olan bu tasan “bu haliyle” yasalaşırsa ne olur biliyor musunuz?

Ciğer kediye teslim edilmiş olur!

★★★

Ilhan Selçuk, “ Arabesk liboşizmle yozlaşan toplumsal yapıdan kaynaklanan dil kirlenmesini yaşıyoruz” derken çok haklı.

Amaç “ulusal devlet ‘i, çürütüp yok etmek… “Ulusal para” dışlanıyor. “Ulusal bağımsızlık” dışlanıyor.“Ulusal birlik” dışlanıyor. “Ulusal dil” dışlanıyor.

Bunlar artık çağını tamamlamış değerler olarak
küçümsenmeli, hatta aşağılanmak ki; “Yeni Dünya
Düzeni” egemen olabilsin… Ulusal devlet yok edilmeden, “yeni mandacılık”bizim gibi ülkelerde kendisine yer bulabilir mi?

Dil kirlenmesine elbette ki hayır!.. Ama Osmanlı
kafasının dile bekçilik etmesine de hayır!..

Hıncal Uluç bir tarihte, TDK yöneticilerini “12 Eylül Pinokyoları” diye aşağılamıştı… Aslında Pinokyo sevimlidir. Ama Pinokyoların gestapolaşması çirkindir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: