Yazı Hakkında

Başlık:PKK Kimi Temsil Ediyor?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:07 Kasım 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

PKK Kimi Temsil Ediyor?

PKK’nın kimi ve ne ölçüde temsil ettiği sorusu, çok önemli.

PKK eğer Türkiye’de yaşayan Kürt kökenli yurttaşların çoğunluğunun duygu ve düşüncelerini dile getiriyorsa… Devlet bir yandan şiddet eylemlerine karşı koyarken, öte yandan da eylemcilerin istemleri yönünde adımlar atmak zorundadır.

Ama durum öyle değilse… Yani PKK, ancak bir azınlığın ve bu arada bazı dış güçlerin temsilcisi ise iş değişir.
O durumda, PKK’nın istemleri doğrultusunda politikalar saptamak. Kürt kökenli çoğunluğu silahlı bir azınlığın ellerine teslim etmek demek olur.

“Demokratikleştirelim” derken, kitleleri tümden korku
ve baskının egemenliğine bırakmak olur. Dış güçlere
hizmet etmek olur..

PKK ile HEP arasındaki bağlantı artık bilinmeyen bir şey değil.

SHP, 1991 seçimlerinde -hem kendisini hem de rejimin iyiliğini düşünerek- HEP ile bir seçim işbirliği yaptı. Doğu ve Güneydoğu illerinin aday listelerim -neredeyse tümüyle- HEP’in “takdirine” terk etti.

O bölgedeki seçim kampanyası da HEP’lilerin “uygun” buldukları biçimde yürütüldü.

Bu nedenle, bölgedeki seçim sonuçları, PKK’nın ne ölçüde bir “demokratik kitle desteği”ne sahip olduğunun göstergesidir.

O seçimlerde SHP, şu illerde hiç milletvekili çıkaramadı. Artvin Ağrı Van, Bingöl, Gümüşhane, Bitlis, Erzurum(1 ve 2.bölge). Elazığ, Hakkari, Şanlıurfa (1. ve 2.bölge) Bayburt.

CHP’nin geleneksel kalesi Malatya da ise altı milletvekilliğinden sadece bir tanesi kazanıldı.

SHP’nin başarılı olduğu Mardin ve Siirt ise halkın yarıya yakınım Kürt kökenlilerin oluşturmadığı illerdi..

Urfa’daki seçimler, özellikle anlamlı ve önemliydi.

SHP listesi “tamamen” önde gelen HEP’lilerden oluşuyordu. Seçim propagandası, yoğun bir biçimde Kürtçe şarkı ve kasetlerle desteklenmişti.

Ve Urfa’nın en yoksul iki mahallesi olan Yakubiye ve
Eyubiye’de, DYP’nin 274 ve RP’nin 252 oyuna karşılık,
SHP sadece 16 oy alabildi.

(Bir yıl kadar önce KONDA’nın yaptığı bir araştırma da
gösterdi ki, PKK’nın Şırnak’ta tabanı var. Urfa’da yok.
Çünkü Şırnak insanının umudu yok Urfa insanı ise
GAP’ı şimdiden yaşamaya başladı.)

O seçimlerle görevi sona eren TBMM’de “Kürt sorunu”na en çok sahip çıkan üç milletvekili vardı M. Ali Eren, Fuat Atalay ve Nurettin Yılmaz. Bu üç milletvekili de yeniden seçilemediler.

Sorun, bölgenin kötü koşullarından kaynaklanan bir
sorun mudur? Yoksa bir “Kürt “sorunu mudur?

Eğer sorun “etnik” kökenli ise niçin bölgeden göç eden Kürt kökenli yurttaşlarımızın hiçbirisi Kuzey Irak’taki Kürt devleti ne sığınmıyor?

Niçin kendisi ile aynı “kültürel kimliğe” sahip olan insanlarla birlikte olmayı seçmiyor da İstanbul’a, İzmir’e, Ankara ya, Adana’ya gidiyor?

Eğer bunalım “etnik kimlik ” üzerindeki baskıdan kaynaklanıyorsa bu baskı Şırnak’ta mı daha fazladır? Yoksa -kendinden farklı kültürel kimliklere sahip insanların yoğun bulunduğu- İstanbul’da mı daha fazladır?

Niçin, kuşaklar boyu İç Anadolu’nun kırsal kesiminde
toplu halde ya da büyük kentlerde dağınık olarak yaşayan milyonlarca Kürt kökenli yurttaş silaha sarılmadı? Bir ‘bunalım’ yaşamadı?

Güneydoğu’daki 22 ilin -yeraltı kaynakları dahil- ulusal gelire katkısı, sadece yüzde 7.

Yarı feodal yapı, yer yer varlığını koruyor. Gelir dağılımı adaletsizliği, Türkiye’nin her yerinden daha yüksek İşsizlik, Türkiye’nin her yerinden daha yüksek.

Can ve mal güvenliği yok 15 yaşındaki gençler, normal bir hukuk rejiminde yaşamamışlar Demokrasiyi, özgürlüğü tanımıyorlar.

İnsanlar umutsuz ve Suriye, Irak, Iran, Ermenistan komşu..

O yöre kuşaklar öncesi boşaltılsaydı Kürtlerin yerine Lazlar Çerkezler Boşnaklar, Türkmenler doldurulsaydı. Ne değişirdi?

Bugünkü bunalım gene -bazı ayrıntılarla- yaşanmaz mıydı?..

Evet, sorun ‘etnik’tir. Ama geniş kitleler için değil,
PKK ve bir avuç Kürt okumuşu için!..

Kürt kökenli kitleler ise “gerçek ve “demokratik”
temsilcilerini bekliyorlar!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: