Yazı Hakkında

Başlık:RP Gelir mi? GelirseOlur?..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:10 Aralık 1995, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

RP Gelir mi?

Gelirse Ne Olur?..

Korku aklın düşmanıdır.

Korkan insan soğukkanlı düşünemez.. İnsan önce olabildiğince soğukkanlı bir biçimde düşünmeli. Korku gelecekse, o akıl yürütmenin sonunda gelmeli.
Önünde değil!

RP ile ilgili sorular belli.

Rana göre yanıtlan da çok açık.

★★★

RP niçin yükseliyor?

Bu sorunun bir örgütsel, bir toplumsal, bir de devletsel yanı var.

RP’nin yükselişindeki bir neden: çok parasının ve o
paranın da desteklediği çok iyi bir örgütünün olmasıdır. İmam okulları ve camilerce desteklenen bir ‘militan ordusu’na sahip bulunması ise ona devletin bir armağanıdır.

Ama eğer toplumsal ortam, uygun olmasaydı; parasal-örgütsel güç ve devletin etkin desteği bile, RP’nin bu hızlı tırmanışını sağlayamazdı.

Özalcı ekonomi politikaları, toplumsal dengeleri yıktı. Uçurumları ve çarpıklıkları büyüttü. Parayı ‘enyüce değer’; dürüstlüğü ‘enayilik’, ahlaksızlığı ‘çağdaşlık’ yaptı.

Yalnızlaşan, çaresizleşen, düzenin dışladığı insanlara da sadece ‘öte dünya’ umudu kaldı. Ve sol ‘hakça düzen’ bayrağını taşıyamayacak kadar tutarsızlaşıp güçsüzleştikçe; ‘adil düzen’ safsatası ‘umut’oldu.

RP iktidara gelebilir mi?

Yayımlanan ve yayımlanmayan kamuoyu yoklamaları, RP’nin yüzde 20-25 arasında bir oy şansı bulunduğunu gösteriyor. Oyların dağılımına göre bu birinci
parti olmasına yetebilir. Ama değil yüzde 25, yüzde 30 oyla ve en uygun oy dağılımında bile, tek başına iktidar olmasına yetmez.

Öyleyse, bir ortak hükümette yer alabilir mi?

ANAP ve DSP, RP ile ortaklık kurmayacaklarını ‘kesin’ bir dille açıkladılar. CHP için de bunun böyle olmaması düşünülemez. Geriye kalıyor DYP.

Sayın Çiller’in -iktidarda kalabilmek için- her şeyi yapabileceği açıktır. Kendisi başbakan kalmak kaydıyla, RP ile de hükümet kurabilir. Ama RP birinci parti
olursa -ve dolayısıyla başbakanlığı alırsa- küçük bir DYP’nin böyle bir ortaklığa yanaşması çok daha zorlaşır.

★ ★★

RP’yi iktidara ortak etmek doğru mu, yanlış mı?

Bir kere; ‘RP kafası’ zaten 1950’den beri iktidara ortak. Bugün -ordu dışında- devletin içinde, her yerde var.

Öyleyse soruyu şöyle anlamak gerekir: RP hükümete girerse mi dana güçlenir, dışarda kalırsa mı? Hükümette mi yıpranır, yoksa dışarıda kalıp da ebedi muhalefet ’e mahkum bir görüntü kazanırsa mı?

İktidar olmak, elbette ki yıpratır.. Hele koşullar zor ise ve siz de ‘ölçüsüz vaatler’de bulunmuşsanız.

Ama ‘sürekli muhalefet’ olmak da bıktırır… Umutları kırar.

Tıpkı, Batı Avrupa’nın komünist partileri gibi!

Muhalefete mahkûm’ parti, ya -dışlanmışlıktan kurtulmak için- giderek ılımlaşır. ‘Avrupa komünizmi’nde olduğu gibi, demokratikleşir, katı bir sınıf ya da ideoloji partisi olmaktan uzaklaşarak kitle partisi olmaya yönelir… Ya da giderek güdükleşir!

RP iktidara gelse ne olur?

Benim içinde bulunduğum CHP, 1970’lerin sonlarında, yüzde 42 oy ile ‘hakça düzen’i kurabildi mi ki, şimdi RP yüzde 20’lerle ‘devletin temeli’ni değiştirebilsin!

En kötümser olasılıkla, her dört kişiden biri RP’yi
desteklerken her dört kişiden üçü de RP’ye karşı… Üstelik RP’ye oy verenler, acaba laik demokrasiyi yıkıp, bir ‘din devleti’ kurması için mi oy veriyorlar?

Bir buçuk yıl kadar önce yapılan ‘bilimsel’ bir araştırma, RP’ye yerel seçimlerde verilmiş olan yüzde 19 oydan sadece yüzde 8’inin şeriatçı’ olduğunu ortaya koymuştu. Geri kalan yüzde 11 ise “tepki” oyu idi.

RP büyüyebilmek için ılımlılaşmak zorunda kalıyor.
Ilımlaştıkça da ‘dinci’lerin ağırlığı azalırken ‘dindar’larınki artıyor. ‘Köktendincilik’ gerilerken, ‘muhafazakârlık’ öne çıkıyor…

Türkler -İslamdan önce de-İranlılardan ve Araçlardan çok farklıydılar. Bu farklılık. İslamdan sonra da sürdü. Ve tüm o geçmişin üstüne, bir de Kemalist devrim eklendi!

Çok önceleri yazmıştım… “Anadolu ‘da Humeyni olmaz, olsa olsa Erbakan olur” diye…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: