Yazı Hakkında

Başlık:RP Rejimin Neresinde?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:19 Şubat 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

RP Rejimin Neresinde?

Bursa’da bir kitap imza günündeydim… Etrafımı saran gençlerden birisi sormuştu:

– Siz niçin imam-hatip okullarına karşısınız? İsteyenin istediği okulda okuması demokrasinin gereği değil mi?

Gülümsedim:

– Elbette ki isteyen imam okuluna gidebilmelidir. Ama oraya gidince de, peşinen imamlık mesleğini seçtiğini bilmelidir… Subay olmak isteyen askeri okula gider, imam olmak isteyen de imam hatip okuluna… Kimseyi zorlayan yok!

Ama imam okulu mezunu, savcı olursa: yasadışı, izinsiz Kuran kursuna göz yumabiliyor. İmam okulu mezunu kaymakam olursa; laikliği savunanlara düşman gibi bakabiliyor. İmam okulu mezunu doktor olursa; karşı cinsten hastaya bakmayı reddedebiliyor.

0 gencin istediği aslında “eğitim özgürlüğü” falan değildi, din devletine giden yolun açık tutulmasıydı…

★★★

Şimdi “özgürlük savaşçıları “(!)nın elinde bir başka bayrak:

– Türban özgürlüğü!..

Yani “başını örtme” özgürlüğü.

Cumhuriyet kurulduğundan bu yana, sokakta
başörtülü dolaşanlara baskı mı yapıldı? Hayır!..
öyleyse amaç ne? örneğin derslere başörtülü öğretmenlerin girmesini ve öğrencilere -görünümü
ile de- “şeriatçı” etki yapmasını sağlamak…

Gecekondulardan, çalışkan dar gelirli aile kızları toplanıyor. Parasal destek sağlanıyor. Ve öğretmenlik mesleğine yönlendiriliyor.

Niçin?

Gelecek kuşakları “şeriat”a yönlendirmek, din
devletinin altyapısını hazırlamak için!.. Amaç “türban özgürlüğü” falan değil, başkalarına da zorla türban taktıracak bir düzen…

İran’da “giysi özgürlüğü”mü var? Hayır!.. Tüm
kadınlar kara çarşafa bürünmek zorunda…

Iran da “eğitim özgürlüğü ” mü var? Hayır!.. Kızlar ve erkekler ayrı sınıflarda, ayrı kitaplarla, ayrı öğretmenlerle ve “şeriata uygun” bir eğitim görmek zorunda…

Peki RP’nin Sincan Belediye Başkanı ne diyor.
Bizim örnek aldığımız rejim Humeyni rejimidir…”

Yani ne istiyor?

“Taammüden” işlenen cinayetlerde, kadının tanıklığının bile kabul edilmediği bir rejimi… Zina yapan kansını öldüren kocanın ceza almadığı bir rejimi… Kadın yargıçlann işten atıldığı bir rejimi… Özgürlük falan tanımayan, katı, acımasız bir baskı rejimini…

Hatta daha da ileriye gidiyor. Bugünkü Iran rejimini bile, Humeyni’den sonra ılımlılaştığı için eleştiriyor.

Peki RP ne yapıyor? O adamı partiden mi atıyor?

Hayır!.. Tersine, tutuklu Başkan Efendi’yi savunuyor. Aylığına zam yapıyor. Adalet Bakam’m yollayıp cezaevinde ona destek veriyor…

Yani RP, kafasındaki rejimin “Humeyni rejimi”
olduğunu kabullenmiş oluyor!

★★★

Yasalara göre bir milletvekilinin yapamayacağı
şeyler var. Örneğin avukat da olsa; “devlet aleyhine
işlenmiş suç “larda savunma görevini üstlenemez.

Bir RP milletvekili, Sivas’ta 37 kişiyi “inançlarından dolayı” yakanların avukatlığına soyunuyor.
Ya yasalar bilmiyor ya da aldırış etmiyor… O RP milletvekili, bugün hükümettedir ve yasaları uygulatmakla yükümlü bakanlığın başındadır.

İlk iş olarak Sivas davasının tutuklu sanıklarını ziyaret etmiştir; son iş olarak da, “Humeyni rejimi” isteyen, Sincan’ın tutuklu belediye başkanını!…

“İnanç ve ibadet özgürlüğü” cumhuriyetin başından beri vardı.

Şimdi Refah onu istemiyor. Aslında -diğer özgürlüklerle birlikte- onu da yok edecek olan, bir dinsel diktatörlük istiyor… Ya da -en iyimser yorumla dinsel duyguların ticaretini yaparak oy toplamak istiyor…

Bugün yüzde 21 oyla, bir “azınlık diktası” oyunu
var. Türkiye’de, oysa demokrasilerde yüzde 51
oyla bile istediğinizi yapamazsınız… Çünkü demokrasi demek, bir “çoğunluk diktası ” demek de değildir!

Hacda “intikam yemini” ettiren RP’li adam, bugün
milletvekili… 10Kasım’da Atatürk’e ve cumhuriyete karşı “intikam nutku” atan RP’li adam, bugün
Kayseri Belediye Başkanı… “Humeyni rejimi”ni
Türkiye’ye getirmek isteyen, İslamcı terör örgütlerinin önderlerinin resimlerini Atatürk’ünkünün yerine koyan RP’li adam, bugün RP’nin özel desteğine sah ip… Farklı inançtan insanları öldürmeyi “mubah” sayanların avukatı
olan RP’li adam, bugün
Adalet Bakanı…

Refah tabanını temsil eden “demokratik” bir partiye demokrasimizin gereksinmesi vardır. Ama demokrasiyi yıkma yolundaki bir partiye, demokrasimizin gereksinmesi yoktur!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: