Yazı Hakkında

Başlık:Seçim Umut mu?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:31 Temmuz 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Seçim Umut mu?

Seçimin umut olması iki şeye bağlı.

Önce, bugünkü siyasal dengeleri olumlu yönde değiştirmesine… Sonra da daha düzeyli, daha bilinçli, sorumluluk duygusuna daha sahip milletvekillerinden oluşan bir Meclis yaratmasına…

Acaba öyle mi?

Gelecek yıl nisan ayında yapılacağı anlaşılan seçimler, acaba bu umudu veriyor mu?

★★★

Eğer iki turda seçileceklerse., belediye başkanlığı için yapılacak seçimler, siyasal dengeleri olumlu yönde etkiler. Ve Fazilet Partisi, haksız olarak sahip bulunduğu bir büyük gücü yitirir.

Yüzde 20’ler düzeyinde oylarla sağlanan yerel egemenlikler ortadan kalkar. Onlarla birlikte, önemli parasal kaynakların “dinci” güçlere aktarılması ve yeni taban kazanılması amacıyla kullanılması da sona erer.

Bu çok önemli!..

Ama aynı iyimser tahmini milletvekili genel seçimleri için yapmak olanağı ne yazık ki fazla değil.

Fazilet Partisi -bilinen nedenlerden dolayı- gücünü koruyor. Sağdaki ve soldaki bölünmeler gene onun işine yarayacak.

Dengeyi değiştirebilecek tek güç ise MHP.

Eğer bu parti, DYP ile seçim işbirliği yaparsa, siyasal dengeler daha da olumsuz etkilenebilir.
Ama ANAP’ ı seçerse, Fazilet Partisi’nin ve DYP’nin işi çok zorlaşır.

CHP-DSP cephesinde ise değişen bir şey yok.. İkisinden birinin oy patlaması yapması söz konusu değil. Ne yazık ki bir kez daha dengeleri sağın kendi içindeki hesaplaşma belirleyecek.

Sol ne birleşebiliyor.. ne güç birliği yapabiliyor,
ne de düzenin dışladığı kitleleri -1977’deki gibi- kanatları altına alabiliyor. Bunun için gücü de yetersiz, ideolojik çözümleri de.

★ ★

Seçimler Meclisin insan kalitesini yükseltebilir mi?

Daha dürüst., daha sorumlu., daha kişilikli.. daha bilinçli milletvekilleri gelebilir mi?

Kişisel çıkarlarını her şeyin önüne geçirmeyecek… Meclis’in saygınlığını korumanın önemim bilen., yalancı, hırsız “önder”lerin bile eteklerine yapışacak kadar onursuz olmayan.

Zor.. Çok zor!

İdeolojik çizgisinde katılmadığım noktalar var. Ama Aydın Güven Gürkan düzeyli bir siyaset adamı. Bilgili, birikimli, dürüst, kişilikli, onurlu, bilinçli… Peki CHP’den niçin dışlandı?

İdeolojik nedenlerle değil. Deniz Baykal ekibinden olmadığı için.

Fırıldakları ve bazı sağcıları TBMM’ye kazandıran DSP’de. Mümtaz Soysal ve Cevdet Selvi gibi bazı güzel siyasetçiler acaba niçin barınamadı?

İdeolojik nedenlerle değil, Bülent Ecevit’e ya da eşine sevimli gelmedikleri için.

Varlığı ile Meclise saygınlık kazandıran isimlerden ANAP’lı Kaya Erdem, acaba hangi nedenden. seçimlere katılmama kararı aldı?

Tüm amacı kendini kurtarmak olan bir Tansu Çiller DYP’sinin, bu kez Meclis e “daha onurlu” milletvekilleri sokacağına inanan var mı?

Sivil toplum örgütlerinden kopuk bir sol… Dinci. ırkçı ya da çıkarcı kesimlerin tutsağı olmuş bir sağ.. Yozlaşmış bir siyasal ortam…

Partiler demokrasisi değil, genel başkanlar diktatörlüğü…

Nitelikli insanlar bu kısır döngüye niçin girmek istesinler? Nasıl girsinler?

Yıl 1931…

Dünyada ekonomik bunalım var. Türkiye yeni seçimlere gidiyor.

Milletvekilleri -kendi oylarıyla- 500 lira olan aylıklarını 350 liraya indiriyorlar… Hem de en yüksek kamu görevlisi aylığı 400 lira iken

O zamanlar milletvekilliği çok saygın ve onurlu bir konumdu.

O zamanlar Türkiye, dünyanın en saygın ülkelerinden birisiydi.

Ve Atatürk, partisinin otoriter bir yapıya sokulması için hazırlanan tüzük taslağını kızgınlıkla geri çevirirken şöyle diyordu:

“Bu zorbalar heyeti, kuvvet ve selahiyetlerini kimden ve nasıl alacak? Bu ne sakat düşüncedir, bu nasıl zihniyettir! Görülüyor ki varmak istediğimiz hedef, henüz en yakın arkadaşlar tarafından bile, zerre kadar anlaşılmış değildir.”

Aradan tam 67 yıl geçti..

Cumhuriyetin varmak istediği hedefi bu TBMM’den acaba kaç kişi anlamıştır? Partileri yönetenlerin acaba kaç tanesi o hedefin bilincindedir ve gereğini yapmaktadır?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın