Yazı Hakkında

Başlık:Şen’liğin Bedeli!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:21 Mayıs 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Şen’liğin Bedeli!

Fenerbahçe bu yıl zoru başardı.

Geçen yıl şampiyondu. Oturmuş bir oyun sistemi, dünya çapında bir teknik yönetimi vardı…
Şampiyonlar ligine katılacağı için, gelecek bol parası, umudu ve saygınlığı vardı.

Şampiyonluk gitti. İkincilik bile düş oldu. Oyun sistemi bitti… Paralar suyunu çekti… Ve umudu da kalmadı, saygınlığı da.

Bütün kulüpler ve taraftarları ona düşman… Hakemler düşman. Federasyon düşman… Fenerbahçe 1907 Derneği Basketbol Şubesi’ni bırakmış.

Şen’İlk büyüdükçe Fenerbahçe küçüldü.

Kala kala, “besleme ” bazı spor yazarları kaldı yadigâr…

Bir yılda tüm bunları başarmak az şey mi?

★ ★★

Fenerbahçe’ye bir sistem kazandıran Parreira niçin gitti? Ya da gönderildi?

Karısının rahatsızlığı lafları falan meğer bahane imiş… O Fenerbahçe’yi şampiyon yaptığı halde kalamadı. Şampiyonluğu kıl payı ve şanssızlıkla
kaçırmış olan Osieck, şimdi Kocaelispor’da alkışlanıyor. Fenerbahçe’nin hasret kaldığı kupayı -tarihinde ilk kez- Körfez takımına kazandırmış olmanın mutluluğu ile…

Ya Oğuz? Ya Aykut?

Eğer Oğuz yaşlı idiyse, Trabzonspor’un artık kurtulmak istediği Ünal’ın peşinde niçin koşuldu?
Fenerbahçe bu yıl özellikle Oğuz’u çok aramadı mı?.. Bu ikilinin olumlu kişiliğinde kaç oyuncu var, koca futbol dünyamızda?

Rıdvan bir kurbandı… Şen’liğe adanmış bir kurban.

“Bütün kupalar bu yıl bizim” palavralarından, ikinciliği bile koruyamayan bir takıma, gidişin bir günah keçisi olmalıydı. Başarırsa, bu değişikliği
düşünmüş olan “dâhi” Şen’ler alkışlanacaktı. Başaramazsa, yuhalanacak kişi o olacaktı.

Başaramadı… “Kendimi kanıtlayayım” derken
inanılmaz hatalar yaptı.

Takımın sistemini bozdu. En az gol yiyen takımdan, önüne gelenin rahatlıkta gol provası yaptığı bir takım yarattı.

Daha lig bitmeden, Gençlerbirliği maçı gibi yaşamsal bir maç daha oynanmadan, takımı “transfer” gerilimine soktu. Kimi oyunculann aklı karıştı, kimilerinin moralleri bozuldu.

Takas edilecekleri, satılacakları ya da az para alacakları her gün yazılan oyuncularla sahaya çıkıldı. Üstelik de alıştıkları yerleri değiştirilmiş olarak.

Gol yendikçe orta saha boşaltıldı… Orta saha boşaltıldıkça gol atmak düş oldu.

Ve oyuncuları ne kafaca, ne bedence ne de sistem olarak hazırlanmış bir Fenerbahçe, tüm umutlarını Ankara’da gömdü…

★★★

Futboldan sonra en sevilen spor olan basketbolde de durum pek farklı değil.

Fenerbahçe 1907 Derneği sonunda tam anlamıyla küstürüldü. Ve Şen’lik orada da umut saçtı:

– Merak etmeyin!.. İki Amerikalı ve İbrahim’den oluşan üç süperimize Orhun ve Harun’u da ekleyeceğiz. Bir süper Amerikalı daha getirteceğim…

Üç süperli Fenerbahçe, böylece altı süperli olacaktı… Daha ne denebilir!

Ama tatlı düş sadece iki gün sürdü.

Orhun’u Galatasaray kaptı… Harun kulübü ile anlaştı… Galatasaray, Fenerbahçe’nin sayı kralı Turner’in de peşinde olduğunu açıkladı.

★★★

Sarı-Lacivertli takımın yandaşları, Şen’liğin bedelini bu yıl çok ağır ödediler. Ama her olumsuzluğun bir olumlu yanı vardır.

RP iktidara gelmeseydi, devletin içten içe yapı değiştirmesi, cumhuriyet değerlerinin devlet eliyle yok edilir olması, çok gözden uzak kalmış olacaktı. Tıpkı Fenerbahçe’nin -İstanbulspor tarafından armağan edilmiş- ikinciliğinin, çok gerçeğin gözlerden saklanması sonucunu yaratmış olacağı gibi… Çünkü Avrupa süper ligine katılmak,
“süper düş’ demekti.

Ve elbette, yeni masallarla Şen’liğin sürmesi demekti…

Bugün bilinçli Fenerbahçeliler hem Galatasaray’ı kıskanıyor hem de Beşiktaş’ı… Çünkü ikisinin de ağırbaşlı ve istikrarlı bir yönetimleri var. Işın
gösterisinde olmayan bir yönetimleri.

Şenliğin Fenerbahçe’ye en büyük iyiliği “şirketleşme” olacaktı. Ona da “grup”lar -yani hiziplerizin vermedi.

Fenerbahçe artık kurumlaşmalıdır…

Çünkü Şen’lik küçüldükçe, Fenerbahçe büyüyecektir!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: