Yazı Hakkında

Başlık:SHP Nereye Götürülmek İsteniyor?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:07 Mart 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

SHP Nereye Götürülmek İsteniyor?

Önümde Kültür Bakanı’na yazılmış bir mektubun kopyası duruyor. Atatürkçü Düşünce Derneği Yönetim Kurulu adına Genel Başkan Prof. Özer Ozankaya tarafından imzalanmış.

Mektubun yazılış amacı; “demokratik, laik toplum ve devlet düzenine” karşı olanların ilgili bakanlıkta “kilit önem taşıyan” görevlere getirilmesinden duyulan kaygıyı dile getirmek.

“Tüm meslek yaşamları boyunca demokrasi dışı düşünce ve düzenleri savunagelmiş” kişilere verilen destek de eleştirildikten sonra şöyle deniyor:

“Özellikle bakanlığınızdaki bir bölüm üst düzey görevlere sizin tarafınızdan atanmış olanlar, devlete ait yayın kuruluşlarında, ‘Kemalizm modası geçmiş bir resmi ideolojidir. Çağın gerisinde kalmıştır, bırakılıp yerine yeni bir yapılanmaya dayalı 2. Cumhuriyet kurulmalıdır.’ gibi bakanlığınızın sorumluluğuyla bağdaşmayan sözler söylemektedirler.”

★★★

Atatürk’e ve kurduğu partiye inanmış bir grup, Kültür Bakanı’nı ziyarete gidiyor. Bakanın zamanı olmadığı için kendilerini “çok özel danışman” kabul ediyor.

Önce gelenleri dinliyor, birkaç dakika. Sonra başlıyor, o “geri kafalılara” iyi bir ders vermeye..

Artık “Atatürk’ü Matatürk’ü” unutmak gerektiğini, “Altı Ok”çöp sepetine atılmadan çağdaş olunamayacağını uzun uzun anlatıyor..

Umutla gelenler, bakanlıktan dayak yemiş gibi çıkıyorlar. Duş kırıklığı içinde. Tepkiyle ve öfkeyle…

Olayı ben dolaylı olarak öğrenmedim. “Bizzat” kendilerinden dinledim!

SHP yeni “sosyal demokrat” programını tartışmak üzere bir toplantı düzenliyor. Partinin düşünen kafaları, bazı bilim adamları ve uzmanlar..

Yani SHP’nin doğrultusuna katkıda bulunulabileceği düşünülen kişiler.

Ve o çerçevede, Kültür Bakanı’nın “çok özel danışmanı..”, Atatürk’ün kurduğu partinin devamı olduğunu yıllardır söyleyip duran bir partinin, nasıl Atatürk’ü ve tüm tarihsel birikimi bir yana bırakması gerektiğini savunuyor.

Toplantıda bulunan ve soğukkanlılığıyla tanınan uzmanlardan birisi de, “hayret”in yerini “sinir”e bıraktığı kişiler arasında. Yanındaki arkadaşına fısıldıyor:

– Bu adam buraya “beşincikol” olarak mı sokulmuş?..

★★★

Bir yanda bazı “eski” Marksistler, bir yanda din devleti yanlıları, bir yanda Kürt ırkçıları. Safları giderek sıklaşan bir “cephe” oluşturuyorlar.

Onları bir araya getiren ortak hedef ise Atatürk’ü, Atatürkçülüğü yıkmak!..

Çünkü o hedefi gerçekleştirmeden amaçlarına ulaşamayacaklarının bilincindeler. Bunun için kullanılan yöntemlerden birisi ise Türkiye’de sosyal demokrasi ya da demokratik solu, Atatürkçü birikimden soyutlayıp, “çağdaşlaştırma” görünümü altında “Özalcılığa” yamamak!..

Yani, bir tarafta “sağcı Özalcılar”iktidarda, öte tarafta “solcu Özalcılar” muhalefette olacaklar. Ve Türkiye, 21.yüzyılın “büyükleri” arasına girecek..

SHP ya da diğer sol partiler temel seçimlerini “dürüstçe” yapmalılar. Sonra da bunu, oy istedikleri kitlelere açıkça söylemeliler.

Eğer Atatürkçü birikime inanıyorlarsa, Atatürk düşmanlarına aralarında yer vermemeliler ki inandırıcı olabilsinler!..

Yok eğer kendi geçmişlerinden kuşkuları varsa, önce bayraklarındaki “Altı Ok”u çıkarmalılar!..

Bu hem kendine hem de halka olan saygının gereğidir.

Atatürk’e inanmış milyonları, Türkiye’yi “çağ”a mı yoksa “karanlık” bir geleceğe mi götüreceği belli olmayan bir hedefe “Altı Ok”lu bayrak altında götürmeye çalışmak, siyasal “ahlak” ile bağdaşmayan bir siyasal “gaflet”tir!..

SHP ve genel olarak “Türk solu” nereye götürülmek isteniyor?

Bu sorunun yanıtını önce vicdanlarınızda, sonra da halkın önünde “açıklıkla verecek kadar” dürüst” ve “yürekli” olunuz!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın