Yazı Hakkında

Başlık:SHP ve CHP Ne Ölçüde İçtenlikli?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:11 Nisan 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

SHP ve CHP Ne Ölçüde
İçtenlikli?

Partilerin tüzükleri, örgüt yapılarını biçimlendirdiği
için önemlidir. Toplumsal tabana uygun sağlam bir parti
yapısı ise, iki şeyin güvencesidir: Etkili bir yönetimin ve
tutarlı bir programın..

Sağlam bir yapı, ne “taban”ı yeterince temsil edeme-
yen bir “tavan”a, ne de “taban”ın gereksinmelerini ye-
terince karşılamayan bir “program”a izin verir..

Sağlam bir yapı, partinin yönetim ve programındaki
yanlışlıkları düzeltir. Ama iyi bir yönetim, yapıdaki bo-
zuklukları kolay kolay düzeltemeyeceği gibi, tutarlı bir
program da, yapısı “bozuk” ya da “yanlış” olan bir parti-
yi başarıya götüremez..

Önce CHP’nin, sonra da SHP’nin yaptıkları “yeni” tü-
zükler ise, bende “niyetleri” konusunda ciddi kuşkular
yarattı.

Bu iki parti, acaba gerçekten de “sol” parti olmak isti-
yorlar mı? Bu iki parti, acaba gerçekten de “solda bütün-
leşme”yi sağlamayı öncelikli bir hedef sayıyorlar mı?

Yoksa onlar için asıl önemli olan, örgütlerine ve “ta-
van”larına egemen durumunda olanların “konum”ları-
nı mı korumak?!..

★★★

CHP de SHP de, üyeliğin daha ciddi olmasında, “nay-
lon” yani “sahte” üyeliğin kalkmasında içtenlikliler.
Üyenin “ödenti” vermesinden, parti içi bir eğitim”den
geçirilmesinden yanalar.

Ama, gidip partiye üye olan, düzenli ödenti veren, işini
gücünü bırakıp parti içi eğitimden geçen kişiye -bu özve-
rilerinin doğal karşılığı olması gereken- yetkiyi tanımak-
ta çekingenler.

“Önseçimler tüm partili üyelerin katılımıyla yapılır” il-
kesini bir temel kural olarak içlerine sindiremiyorlar.

ANAP bile bu ilkeyi yaşama geçireceğini açıklıyor da,
“sosyal demokrat” olduklarını söyleyen partilerimiz, hâlâ
lafı eveleyip geveliyorlar..

“Delege sistemi”nin siyasal ahlâkla bağdaşmayan so-
nuçları ortada.. Hatta seçimlerde sol partilere verdiği
zararlar ortada..

Birkaç yüz, hatta birkaç bin delegeyi, “ahlâk dışı” yol-
lardan etkilemek olanaklı.. Onbinlerce üyeyi ve dolayı-
sıyla demokratik süreçleri yozlaştırmak ise çok daha
zor..

Halka dayanmak savındaki bu partilerimiz, yozlaşma-
yı “iplerin bazı kişilerin ellerinden kaçmasına” tercih mi
ediyorlar?

Bazı “zorunlu” durumlarda “merkez yoklaması” ya-
pılması; ya da genel merkeze belirli bir “kontenjan” ta-
nınması elbette ki kabul edilebilir.. Ama birtakım korku-
larla, ne ölçüde yoz ve sakıncalı olduğu anlaşılmış bir
uygulamaya hâlâ kesin bir “hayır” diyememek hoşgörüle-
mez!..

★★★

SHP parti içi savaşımın “acımasızlığı”ndan çok zarar
gördü. Kongreleri, kurultayları kılpayı kaybedenlerin,
“parti vitrini “nden silinmesinin fiyatını ise çok pahalı
ödedi.

CHP ortaya çıkmasaydı da, artık Baykal’ların SHP’de
kalmaları olanaksızlaşmıştı. Parti içi seçimlerin yapılma
biçimi, bir yandan kavgayı sertleştiriyor, bir yandan kay-
bedenlerin partiye katkı yapmasını önlüyordu..

Çözümün -benim yıllardır savunduğum- “orantılı tem-
sil” (nispi temsil) sisteminden geçtiğini giderek daha
çok kişi gördü ve kabul etti. Bugün CHP de genel sekre-
ter ve genel başkan yardımcısı konumundaki bazı kişiler
bunların arasında olduğu gibi; SHP’de grup başkanveki-
li ya da sözcü konumundaki bazı isimler de bunlar ara-
sındadır.

Sonuç?

CHP de SHP de, “çarşaf liste” falan gibi birtakım söz-
de çözümlerle kendi kendilerini uyutmayı seçtiler. Parti-
leri yönetenler, “parti içi iktidar”larını paylaşmayı içleri-
ne sindiremediler..

Demirel ile ortaklığı “onurlu ve yararlı” bulanlar ken-
di partilerindeki bazı gruplarla işbirliğine “hayır” deme-
yi sürdürdüler!..

★★★

Bütün üyelerin katlımı ile “önseçim”, Türkiye koşulla-
rında bir partinin “solcu” niteliğini koruyabilmesi ve “si-
yasal yozlaşma”nın önlenmesi açısından önemli..

Parti içi seçimlerde, her listenin aldığı oy oranında
temsil olanağına kavuşması ise (elbette bir “baraj” ko-
nulabilir), sadece parti içi barışa ve partinin insan ve akıl
gücünü en iyi şekilde kullanabilmesine olanak hazırla-
makla kalmaz..

Aynı zamanda, aynı doğrultudaki farklı partilerin bir
çatı altında buluşmalarını da kolaylaştırır!.

Bugünkü yapılarıyla CHP ile SHP birleşse ne olur?

Bölünmeden önceki SHP’de ne olduysa gene o olur!..
Ya İnönü’cüler bir kenara atılır ya da Baykal’cılar!..

SHP’de ne değişti ki, CHP’ye gidenlerin geri dönmele-
ri bekleniyor? CHP, SHP’deki bölünmeden ne ölçüde
ders aldı ki, şimdi bütünleşmenin kendi çatısı altında ol-
ması çağrısı yapıyor?

İçtenlikli olmadan, içtenliğini somut olarak kanıtlama-
dan, “inandırıcı” olunamaz!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: