Yazı Hakkında

Başlık:SHP Yol Ayrımında!..
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:8 Ağustos 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

SHP Yol Ayrımında!..

Bugün Türkiye’deki siyasal akım ve partileri üçe ayırabiliriz.

Birinci kesimde yer alanlar dinsel ya da etnik temele dayalı bir devlet düzeni peşindedirler. Bu nedenle de Atatürk’e düşmandırlar.

İkinci kesimde yer alanlar; Atatürk’e saygılı, ama Kemalizme düşmandırlar. Amaçları ‘bozuk düzen’i korumaktır.

Üçüncü kesimde yer alanlar ise Kemalizmi 21. yüzyılın koşullarına taşıma işlevi ile karşı karşıya olanlardır. Yani Atatürk’e de Kemalizme de ‘ödünsüz’ sahip çıktıkları ölçüde ‘varlık nedeni’ kazanabilecek olanlardır.

Geçmişte Kemalizmi yadsıyan sol, giderek toplum koşullarından soyutlanmıştı. Yitirilen etki umutsuzluğu, umutsuzluk da ‘şiddet’i getirmişti… Umutsuzluğun yarattığı intihar anlamına gelebilecek bir şiddetti bu..

Bugün Kemalizmi yadsıyarak ‘sol sapma’ olanağı da kalmadı.

Bugün Kemalizmi yadsıyan ‘sol’un (!) gidebileceği tek yer, ‘yeni sağ’dır. Bugünkü hastalığın adı da ‘sağ sapma’dır..

“Atatürk’ü kapının önünde bırakmadan sosyal demokrat olamazsınız” demek; eğer ‘cehalet’ten kaynaklanmıyorsa, ‘hıyanet’ten kaynaklanıyor demektir!

‘Sol’suz bir ‘cici demokrasi oyunu’ isteyenlere ‘maşalık’tan kaynaklanıyor demektir!

★★★

‘Sosyal demokratlar’ Kemalizmden ancak iki nedenle vazgeçebilirler: Ya Kemalizmin ilkeleri, ‘çağdaş’ sosyal demokrasiye ters düştüğü için ya da Kemalizmin 1990ların koşullarında Türkiye’de ‘toplumsal tabanı’ kalmadığı için..

Sosyal demokrasi, sosyalizm ile liberalizmin bir ‘sentezi’dir. Hem demokrasiyi ve özgürlükleri hem de ‘hakça bir paylaşım’ ereğini içerir.

Türkiye koşullarındaki ‘geri kalmış’ bir ülkede ise aynı zamanda sanayileşmeyi ve ekonomik büyümeyi içerir..

Kemalizm de Türkiye’nin 1920’li koşullarını yansıtan, bir sosyalizm-liberalizm sentezidir. Laikliği, ulusçuluğu ve cumhuriyetçiliği Fransız Devrimi’nden -yani liberalizmden- almıştır. Devletçilik, devrimcilik ve halkçılık ilkeleri ise sosyalizmin ürünüdür.

Açın Batılı sosyalist partilerin geçmiş programlarını.. Sosyal ve siyasal haklar dahil, Kemalizm onları birer birer yaşama geçirmiştir.

CHP içindeki ‘Ortanın Solu’ hareketi de daha sonra vardığı ‘Demokratik Sol’ aşaması da Kemalizmin 1960‘lı 70’li yıllarını koşulları içindeki ‘doğal’ uzantılarıydı..

1990’ların koşulları ise Kemalizmi eskitmedi, tam tersine ‘yeniden’ güncelleştirdi..

★★★

Peki Kemalizm toplumsal tabanını yitirdi mi?

Hayır!

Kemalizmi yeniden güncelleştiren koşullar, toplumsal tabanının daha da genişlemesi sonucunu verdi.

Mumcu’nun arkasından ‘ayakları ya da düşünceleri ile yürüyen’ milyonlarca insanımızın duyarlılığı bunun kanıtıdır.. ‘Sol’ (!) partiler sinek avlarken gençlerin, Kemalizmle ilgili toplantıları, saatlerce, ayakta izlemeleri bunun kanıtıdır. Az okuyan ve hele ‘ciddi’ şeyleri hemen hiç okuyamayan bir toplumda; Kemalizme saldırılara ‘bilimsel çaba’ ile yanıt vermeye çalışan bir kitabın üç ayda üçüncü baskısını yapar noktaya gelmesi, bunun kanıtıdır..

Çünkü tarih ‘Lenin’i değil Mustafa Kemal’i haklı çıkardı.

Çünkü -yitirme tehlikesi başgösterince- Türk toplumu, Kemalizmin kendisine kazandırdıklarının anlam ve öneminin ‘bilincine varmaya’ başladı.

Anlamsız ve yanlış bir ‘slogan Atatürkçülüğü’nün yerini; somut gereksinmelere yanıt veren, duygulara değil ‘akıl’a seslenen bir Kemalizm alır oldu.

★★★

‘Önder’ arayışı içindeki SHP, ‘tarihsel’ bir dönüm noktasında.

Ya Mumcu’nun arkasında hareketlenen milyonları; doğru bir ideoloji bayrağının altında, doğru bir yapı içinde, ‘doğru kadro’larla bütünleştirecek ve ‘sol’u çıkmazından kurtaracak..

Ya da.. Yıkmak istediği ‘Birinci Cumhuriyet’in yerine ‘İkinci Cumhuriyet’in değil, ancak ‘İslam Cumhuriyeti’nin gelebileceğini göremeyenlerin.. ‘Gaflet, dalalet ve hatta hıyanet’ içinde olanların oyununa gelecek.

Ve de bazı gazetelerin “Özal’cı” köşe yazarlarından -büyük bir- ‘aferin’ alacak!… ‘Son’ şansını da yitirecek!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın