Yazı Hakkında

Başlık:Sıra Kimde?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:12 Mart 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Sıra Kimde?

“Kültür Bakanlığı Rezaleti!” başlıklı yazımdan sonra iki resmi yanıt geldi. Birisi bakanın kendisinden birisi de Devlet Tiyatroları’ndan,

Ankara Devlet Tiyatrosu Müdürü Tansu Aylar, ‘Azizname’nin mart ayı programında bulunmamasının, kaldırıldığı anlamına gelmediğini söylüyor. Ve ekliyor:

“Seyircisi olan bir oyunu kaldırmak, başta seyircimize ve oyuna emek veren çalışanlarımıza haksızlıktır.”

Zaten söz konusu yazıda, oyunun kaldırıldığı yazılmamışta. İki yıldır kapalı gişe oynayan bu oyunun mart ayı programında yer almamasına dikkat çekilmişti.

Bugün bile, oyunda yer alan sanatçıların tepkisiyle ilgili haberler basında yer alıyor. Ama ben sayın müdürün açıklamasını memnunlukla karşılıyorum.
Ve Azizname’yi gelecek ay bir kez daha izleyebilmeyi umut ediyorum.

★★★

Gelelim Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ın mektubuna.

Sayın bakan bu köşede yer alan suçlamalardan sadece beşini yanıtlıyor. İki tanesi somut:

“1996 yılında, Atatürk Takvimi yerine, daha kalıcı olması bakımından 6 değişik portreden oluşan toplam 30 bin adet Atatürk posteri basılmıştır.. Kuran okuyucu kadroları, Topkapı Sarayı’nda Mukaddes Emanetler Dairesi’nde 24 saat sürekli Kuranı Kerim okunması içindir.”

Atatürk Takvimi’ne “Kaynak yok” deyip engel olunması üzerine büyük tepkiler gelmişti. Alelacele basımları Atatürk resimleri, kaynağın bulunduğunu gösteriyordu.

Diğer üç yanıtın ilki ise şöyle:

“Bakanlığımda hiçbir birimin ödenekleri şahsım tarafından kısılmamıştır.”

Bu anlatım gerçekten saklıyor.

Devlet Opera ve Balesi bütçesinden 50 milyar lira, Hacıbayram çevre düzenlenmesine aktarılmıştı. Kesilen paranın yeniden eklenmesi için Mecliste RP dışındaki partilerin ortak girişimi oldu. Kahraman bakan buna karşı çıktı ve engelledi!

Üstelik CSO’nun ödeneklerinin kısıldığı da bir gerçek.

★★★

İkinci yanıt:

“Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür İdari Yardımcılığı’na yapılan atama, benden önceki Bakan Sayın Agâh Oktay Güner zamanında yapılmış ve bu atama da Sayın Cumhurbaşkanı tarafından onaylanarak Resmî Gazete’de ilan edilmişti.”

Ya sonrası?

Yasadışı bu atamayı Genel Müdür Sayın Hüseyin Akbulut uygulamaya koymuyor. Danıştay, genel müdüre hak veriyor. Son olarak Danıştay Dava Daireleri Genel Kurulu da bakanlığın itirazını reddediyor.

Kahraman bakan ise yargı kararlarına saygı duyacağına, Akbulut hakkında soruşturma açtırıyor.

Çağdışı çizgide, yeni bakan, eski bakandan bir adım daha ileride… Ama ikisinin de çağdaş, Kemalist kafalara tahammülleri yok…

Üçüncü yanıt:

“Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nce sözleşmeli çalıştırılan yabancı sanatçılara kısıtlama getirilmemiştir.”

Doğru değil!

Bakan yasaya aykırı olarak bu yetkiyi eline alıyor ve ocak ayından bu yana sözleşmeleri onaylamayıp bekletiyor.

★★★

Kahraman bakanın yanıtları bu kadar. Ama gerçekler bu kadar değil.

‘Kültür Bakanlığı Rezaleti!’ndeki gerçeklerin çoğu yanıtsız.

Göreve geldiği andan bugüne, sanat kuramlarına adımını atmamış bir bakan… ADD Şube Başkanı oldukları için Hakkâri’ye sürülen kültür müdürleri… Cumhuriyet tarihinde ilk kez, bakanlık danışmanlığına alındıktan sonra oradan da alınıp Anadolu’ya sürülmek istenen bir müsteşar… Taksim’de cami yapımına karşı olduğu için hakaret edilerek görevine son
verilen ünlü bir bilim adamı…

Opera ve Bale’den, CSO’dan kesilen paralarla Halveti tarikatı şeyhi üzerinde “belgesel” hazırlattıran… İmam okulu mezunları ile doldurulmaya çalışılan bir bakanlık…

Ve Cumhuriyet Kültürü Bakanlığı’nı Şeriat Kültürü Bakanlığı’na dönüştürmekte kararlı bir kahraman.

Zaten Milli İhanet Eğitimi Bakanlığı’ndan sonra sıranın oraya geleceği belliydi! Çünkü Atatürk “Cumhuriyetin temeli kültürdür” derken haklıydı!

Şimdi sırada neresi var acaba?

Dışişleri Bakanlığı mı, Milli Savunma Bakanlığı mı?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın