Yazı Hakkında

Başlık:‘Siyasal Çözüm!’
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:09 Ekim 1994, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

‘Siyasal Çözüm!’

Bir şey ne Batılılar söylediği için “doğru”dur, ne de
Batılılar söylediği için “yanlış”tır! Doğruluk ya da yanlışlığı belirleyen, onu söyleyenin kimliği değildir!

Ne diyor Batı?

Nur Batur Avrupa’yı temsil eden kuruluşların sözcülerinin görüşlerini şeyle özetlemiş: “Türkiye, Kürt sorununa siyasal bir çözüm bulmalıdır. Bu çözüm, Türkiye’nin toprak bütünlüğü korunarak bulunabilir. Kürtlere
kültürel hakların tanınması. Türkiye’nin toprak bütünlüğüne yönelik bir hareket değildir.”

Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı Martinez de şöyle diyor:

Ben Bulgaristan’daki Türkler için ne istediysem, Türkiye’deki Kürt vatandaşları için de aynı hakları istiyorum!

Bulgar Türklerinin isimlerinin zorla değiştirilmesi yüz
kızartıcı idi. Türkiye de -Kürt kökenliler dahil- bir yurttaşın çocuğuna istediği ismi koymasının, insanların anadillerini konuşmasının yasa ile yasaklandığı bir utanç dönemi yaşadı.

Ama o dönem geride kaldı.

Geride kalırken de, Türk Kürdü ile Bulgar Türkü arasında hiçbir benzerlik kalmadı!

Bulgar Türkü, uluslararası anlaşmalara geçmiş bir
azınlık”; Türk Kürdü değil Bulgar Türkü “azınlık hakları”ndan yararlanıyor; Türk Kürdü “çoğunluk hakları”ndan… Türkiye’de herhangi bir hukuki ya da fiili işlemde. kökene göre farklı bir muamele yapıldığını kim öne sürebilir? Bulgaristan’da Türk kökenli tek bir general
var mıdır? Türk kökenliler, meclis başkanı, başbakan ya
da cumhurbaşkanı olabilmekte midir?

Türkiye’de Kürt kökenlilerin gerek yasama organında, gerekse yüksek yargıdaki oransal çokluğunu, Sayın Martinez acaba nasıl açıklamaktadır?..

★★★

Avrupa’nın “siyasal çözüm ‘e bağladığı kültürel haklar nedir?

Kürtçe eğitim ve Kürtçe TV..

Bunlar verilse PKK terörü duracak mıdır? Hayır!

örneğin Fransa’da. Brötonîara Brötonca eğitim ve
Brötonca TV hakkı verilmiş midir? Gene hayır!

Avrupa Birliği, üye ülkelerdeki bütün azınlıklara anadillerinde eğitim olanağının sağlanması için bir karar niçin almıyor? Türk Kürtlerine böyle bir hak verilse, aynı hakkın Anadolu’da yaşayan diğer 22 etnik kesim için de sağlanması Türkiye’den istenecek midir yoksa istenmeyecek midir?

Hukuk devleti yan tutamaz. Toplumdaki tüm kesimlere tanımadığı bir hakkı -sayısı ya da gücü ne olursa olsun- tek bir kesime tanımayaz.

Ama -elbette yasaların denetimi altında- özel kanallarda şu veya bu dilden yayın yapılabilmesi ve şu veya bu dili öğreten özel kurslar açılabilmesi, bu köşede zaman zaman savunulmuştur… Bu bir “hak” değil “Özgürlük “tür. Ve her özgürlük gibi -kullanılmasa da- insanları
rahatlatıcı bir etkisi vardır!

Peki Avrupa’nın her söylediği yanlış mı?

Elbette değil!

Avrupa’nın Türkiye’ye karşı tutumunun katılaşmasında dönüm noktası, DEP’Ii milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılması olayıdır… Ne diyorlar?

Avrupa Parlamentosu içinde herkes, PKK terörünün
sadece Türkiye için değil, Avrupa için de nasıl büyük bir
tehdit oluşturduğunun farkında… Ama DEP olayı ile
PKK’yi karıştırmanın da karşısında…”

Yanlış mı?

Teröre “sözlü” yada “fiili” destek veren bir-iki milletvekili ile. düşüncelerini açıklamaktan başka “suç” işlememiş olanları aynı kaba koymak, hangi siyasal sağduyu yoksunlarının ürünüdür? DEP kapatılırken, kapatmaya neden olan “suç” a katılmamış olan milletvekillerini de cezalandırmak, hangi “demokratik hukuk devleti”
anlayışına sığar?

Ve “silah “ile’ düşünce “yi aynı kaba koymanın yanlışlığı, çıkmazı, bedeli ve de utancı ortada iken: Meclis teki “çağdışı cephe”nin körlüğünü ya da aptallığını savunabilmenin olanağı var mıdır?

Sadece dışa karşı değil, kendimize karşı da!..

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: