Yazı Hakkında

Başlık:Sol Ülkeyi Nereye Götürüyor?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:22 Mayıs 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Sol Ülkeyi Nereye Götürüyor?

19 Mayıs günkü Cumhuriyet’teki dört bilgiyi alt alta koyun.

Bir… “İrtica” ile ilgili tasarılar. TBMM’de “sahipsiz” kalmış. Çünkü iktidarın büyük ortağı ANAP içindeki önemli bir kesim bile bunlara karşı.

İki… Çiller’le ilgili inceleme komisyonu henüz kurulamamış. Artık kurulsa bile, Meclis’in tatile girmesinden önce sonuç alınabilmesi söz konusu değil.

Üç… Cumhuriyet’in 75. yılında, “milli eğitim” türbanlı öğretmenlerle, türbanı kafalarının içinde taşıyan yöneticilere emanet. (Mustafa Balbay’ın köşesi, örneklerle doluydu.)

Ve işte dördüncüsü…

SONAR’ın araştırmasına göre… Şu anda bir seçim olsa, DSP ve CHP yüzde 10’luk barajı bile geçemeyecekler (Cüneyt Arcayürek köşesinde yazıyordu.)

Peki geçseler ne olacak?

Şu yukarıdaki görünümü değiştirecek bir güce sahip olabilecekler mi?

★★★

Türkiye’de demokrasiyi ve ülkeyi esenliğe çıkarabilmenin önkoşulu bellidir:

Arapçası, “irtica” olan “gericiliği” devletin içinden söküp atmak… Eğitim sistemini laikleştirmek… Yolsuzluk, kokuşmuşluk ve cinayet batağındaki isimleri birer birer yargı önüne çıkarmak.

Ve de “sosyal devlet”i yeniden kurmak…

Peki bunu kiminle yapacaksınız?

ANAP, gerici eğitimin de devlet içindeki gerici örgütlenmenin de sosyal devletin yıkılmasının da baş sorumlusu. İlk ikisinin sorumluluğunu paylaşan DYP, yolsuzluk, kokuşmuşluk ve “çete”lerle ta en tepeden içli dışlı görünümünde.

Geriye bir tek sol kalıyor.

DSP, hükümetteki bakanlarının verdiği olumlu izlenimle mutlu. CHP “erken seçim” oyuncağı sayesinde gündemi hep kendisinin belirlediğini sanarken gururlu.

Ama ikisi de olumsuzlukları değiştirecek güce sahip olmayı umut bile edemiyorlar.

Diğer sol partilerin ise zaten hiç şansları yok.

Öyleyse?!..

★★★

Kartlar ortada… “Sivil” olasılıklar da seksen tane değil!

Ya Çiller Yüce Divan’a gidecek ve ANAP ile DYP -Fransız ılımlı sağı gibi- birleşecek… Ve bu birleşme ile bugünkü batağın sorumluları yeniden iktidar olacaklar.

Ya Demirel’in istediği ve sokaktaki adamın her gün biraz daha desteklediği “başkanlık sistemi” -tüm ciddi sakıncalarına karşın- gerçekleşecek.

Ya da Ecevit ve Baykal, başlarını kuma gömmekten vazgeçecekler. Kişisel hesaplarını bir yana atacaklar… Ve sol -uzun yıllar sonra- yeniden güç dengelerini etkiler, ülkeye yön verebilir bir konuma girecek.

İlk ikisinin ne ölçüde çözüm oluşturduğu çok kuşkulu. (Ama -hiç değilse- “sivil çıkış yolu” umuduna zaman kazandıracak.) Üçüncü olasılık ise, ufukta bile gözükmüyor.

Hükümetlerin küçük ortağı olmakla yetinen bir Ecevit…

Seçim başarısını bazen sinema sanatçılarında, bazen de Avrupa taklitçiliğinde arayan… Ve her seferinde yeni bir kimlikle ortaya çıkan bir Baykal…

ADD ve ÇYDD’ler niçin inanılmaz bir hızla büyüyorlar, yaygınlaşıyorlar?

Onların başını çektiği “Demokratik Toplumcu Çağrı” hareketi, niçin her türlü beklentinin ötesinde bir ilgi yarattı?

Çünkü umudun tükendiği her yerde, insanlar yeni bir umut arayışına girerler de onun için!..

Sol ülkeyi nereye götürüyor?

Hiçbir yere!

Ve onun içindir ki iki sol partinin boşalttığı salonları şimdi başkaları dolduruyor… Toplum iki sol partiyi de çoktan aştı. Ama onlar hâlâ çelik çomak oynamakla meşgul.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın