Yazı Hakkında

Başlık:“Sol”da Ne Yapmalı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.4)
Tarih:27 Haziran 1993, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

“Sol”da Ne Yapmalı?

“Solun durumunu en iyi özetleyen anlatım Sayın Erol Tuncer’e ait:

“-Sol bölündükçe güçsüzleşiyor, güçsüzleştikçe bölünüyor!..”

Dışa karşı güçsüz olanlar, kendilerini “tatmin” için içe yönelirler. Tıpkı büyük imparatorlukların gerileme dönemlerinde, o sonsuz topraklar üzerinde yüzlerce küçük beyliğin oluşması gibi..

Tıpkı toprakları adım adım Ermeniler tarafından ele geçirilirken otuz asker ile Bakü’ye girip caka satan “kahraman”lar (!) gibi…

Ama, yukarıdaki özlü anlatımın kurgusu doğru da temelindeki bir kavram giderek “yanlış”laşıyor.

“Sol” giderek sol olmaktan çıkmaya başlıyor!

“Sol” sağa kaydıkça güçsüzleşiyor ve gücünü yitirdikçe de bölünüyor..

★★★

Seyirciye giderek “bıkkınlık ” verdiği için boş sıralara oynanır olan bu “acıklı komedi” bir yerde durmalı.

Bu “kısır döngü” artık parçalanmalı..

SHP’nin “genel başkanlık ” sorunu, zincirin önemli bir halkasının kırılması için iyi bir fırsat olabilir.

Önce partilerini, sonra da tüm solu büyütmek savı ile yola çıkması gereken adaylar, iki konuda hesap vermeliler:

Nasıl bir solculuk anlayışına sahipler? Nasıl bir “kadro” ile yola çıkıyorlar?

Öyle “yuvarlak” sözlerle durum geçiştirilmemeli..

Kemalizmi ne ölçüde “vazgeçilmez” bir köken sayıyorlar? Kemalist ilkeler içinde, bugünün koşullarının gerisinde kaldığını, çağın gereksinimlerini karşılamadığını düşündükleri var mı?

“Ailesel” ya da “kökensel” nedenlerle, Atatürk’e -açığa vurmaktan korktukları- bir “düşmanlık” duyuyorlar mı?

“Çokseslilik” ya da “düşünce özgürlüğü” ayakları ile Atatürk düşmanlarına önemli görevler veriyor ve onları koruyup kolluyorlar mı?

Sadece “uygulama” değil, “ekonomik ilkeler ” açısından da Özal, Demirel ve Çiller’den ne ölçüde ayrılıyorlar? Somut olarak onların hangi yaptıklarını beğeniyorlar, hangi yaptıklarına karşılar?

Niçin ANAP ya da DYP’de değiller de “sol” bir partideler?

“Düzen”i ne ölçüde ve nasıl değiştirmeyi düşünüyorlar? Yoksa amaçları “düzeni korumak” mı? Kendilerinin “bu düzeni”, Özal’dan da, Demirci’den de, Çiller’den de iyi yöneteceklerini mi düşünüyorlar?

★★★

Bu soruların yanıtlarını çok “açık ve seçik” olarak vermek önemli, ama yetmez.

İnsanların ileride ne yapacaklarını kestirebilmek için kimlerle yola çıktıklarına da bakmak gerekir.

“Takım”ları, gerçekten de ancak “solcu” çözümlerin “toplum”u daha “iyi”ye götüreceğine inanan isimlerden mi oluşuyor? Yoksa, Özal hayranlığını “solculuk” maskesi altında gizlemeyi daha onur verici sayanlar da baş köşeye yerleşmişler mi?

“Takım” kendi içinde tutarlı ve dolayısıyla “inandırıcı” mı?

Yoksa, Atatürkçü ile cumhuriyeti numaralandırma sevdalısı; bu topraklar üzerinde yaşayan herkesi “aynı” sayan ile insanları etnik kökenlerine göre sınıflandıran: laiklik konusunda hiçbir ödün verilmemesi gerektiğini düşünen ile “eğitimin birliği” ilkesinin artık önemini yitirdiğine inanan, yan yana mı?

“Takım”da yer alanlar, geçmişleri, birikimleri ve kişilikleri ile “güven” veriyorlar mı?..

★★★

“Demokratik sol”un 1970’li yıllarda nasıl dirildiğini ve topluma öncülük eder konuma geldiğini anımsamakta yarar var.

Genç, kitlelerle iyi iletişim kurabilen, “iyi” anlatabilen, dürüst ve inandırıcı bir önder.

Hemen her konuda, çok açık, yuvarlak olmayan, kendi içinde tutarlı bir bakış açısı ve düşünce yapısı. Akılda kalabilecek, somut çözüm önerileri.

Bazılarınca Mülkiye cuntası” olarak adlandırılan, kendi alanlarında yeteneklerini kanıtlamış kişilerden oluşmuş bir “beyin takımı.”

Deneyimli, örgütçü siyaset adamları. Ve bu çerçevenin “heyecan” verdiği bir gençlik..

Geçmiş unutularak “yarın” kurulamaz!

Tıpkı, gizli ya da açık sağcıların “nasihat” ve “beğeni”lerinden yola çıkanların “solcu” olamayacakları ve sola katkıda bulunamayacakları gibi…

“Sol”da önderliğe soyunanların, önce “solcu” ve dolayısıyla Atatürkçü olduklarını kanıtlamaları gerekir; sonrada, “tek adam”lık değil, “ortak aklın sözcüsü” olmak peşinde koştuklarını!.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: