Yazı Hakkında

Başlık:Soldan Seçmeler (2)…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:07 Ağustos 1996, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Soldan Seçmeler (2)…

“Sol’dan Seçmeler (1)” yazısında, CHP’nin “manzara-i umumiye”si çıkmıştı. Şimdi sıra DSP’de.

Şu sözler Ertuğrul Günay’a ait:

“Birçok yerde atama örgütler var. Hiçbir yetkili kurulda karar alınmadan, beğenilmeyen il örgütünün görevine, gece yarısı telefonla son veriliyor. İlçelerde üye sayısını 149’da tutup, delege seçtirmiyorlar. Kendilerinin belirlediği üyelerle kongre yapıyorlar. DSP’de hukuk yok, demokrasi yok.

Sayın Günay CHP Genel Sekreteriyken, birleşmenin SHP ile değil DSP ile yapılmasını savunmuş. Görevini ve partisini terk edip DSP’ye katılmış. MHP’den aday olup da 9. sırada olduğu için DSP’ye başvuran 1 bir kişi 6. sıraya konurken, kendisi onun da altına itilmiş.

★★★

Şu sözler Mümtaz Soysal’a ait:

“CHP bitirildi. DSP, cumhuriyeti kurmuş olan geleneği çağa taşıyabilecek bir partidir. Bir yanda örgüt yaygınlaşmasına karşılık, bunun hizip kavgalarına çerçeve oluşturması var. DSP’de ise, parti kurucuları Ecevit ile eşinde, geçmişte sütten ağızları yandığı için, yoğurdu üfleyerek yeme anlayışı var.. Sol parti kitle partisi olmalıdır. Yalnız mülki taksimata göre örgütlenme değil, fabrikalarda, sendikalarda da uzantısı olmalıdır.”

Çözüm?

“Belki, ürkekliği derece derece gidermek, yahut belli bir eleme ve süzme sağlamak için şöyle bir yol da denenebilir: Doğrudan tam üyelik yerine, zamana yayılmış, bir yıl gönüllülük ve bir yıl da adaylıkta geçen, ancak bundan sonra tam üyelikle sonuçlanan bir süreç.. Önemli olan, bir yere tutunmak ve belirli siyasal amaçlar uğruna çalışmak isteyen insanlara bir çıkış, daha doğrusu bir giriş kapısı gösterebilmektir.”

Sayın Soysal’ın, Ecevit’le 1950’lı yıllara uzanan bir dostluğu vardır. CHP’den, umudu kalmadığı için ayrılıp DSP’ye gelmiştir. Ve şu anda DSP’de, sokaktaki adamın Ecevit’ten sonra ilk aklına gelen isimdir.

★★★

Şu sözlerde -milletvekili, yönetici yada değil- rastladığım ya da bana mektup veya telefonla ulaşan, ama ‘isimlerinin açıklanmasından korkan’, hemen tüm DSP’lilere ait:

“Örgüt falan yok. Seçim kampanyası sırasında bize candan yardım eden bir avuç insanı bile üye yapamıyoruz. Ne MYK işliyor ne de parti meclisi. Örgütle ilgili tüm kararları Rahşan Ecevit ile Yaşar
Mengi alıyor… Ecevit’in yurtiçi gezilerine milletvekilleri bile çağrılmıyor. Aday listeleri iki-üç kişi tarafından saptandı. Yapılan yanlışlıklar. DSP’den sağcı partilere kapağı atan milletvekillerinden belli..”

★★★

Şu sözler de Bülent Ecevit’e ait:

“Doğrultu tutarlılığımızı bozmamak koşuluyla, kapımız herkese açık. Örgütlenmenin başında Rahşan olmasaydı, bu ortamda partiyi ben bile yaşatamazdım. Son seçimlerde, DSP’nin çok şanslı olması, adaylık başvurularım arttırdı. Bazı yerlerde yönetim
kurullarımız kalmadı. Örgütlenmemizi birkaç il dışında yeni baştan yapmamız gerekiyor. 150 üye olunca, hepsi delege oluyor. Bir anlamda doğrudan demokrasi…”

Partinin kaç üyesi var?

“Bilmiyorum. Kimse de bilmiyor. O kadar önemli de değil.”

Geçirilen bir seçim ve “yeni baştan yapılması gereken bir örgütlenme”. Demek ki, on bilmem kaç yıl boşuna geçirilmiş. Demek ki, ortada “temel” bir yanlışlık var!

Seçilmiş 150 üye ile “doğrudan demokrasi”… Üye sayısını bilmeyen ve önemsiz sayan, “sol” bir partinin genel başkanı… Üye sayısı kimse tarafından bilinmeyen “demokratik” “çağdaş”, “iyi örgütlü” bir parti(!)..

Sayın Ecevit’in çok güçlü bir mantığı ve çok üst düzeyde bir anlatım gücü var. Ama anlaşılıyor ki, bu mızrağı o çuvala onun bile sığdırmasına olanak yok!..
Belki de siyasal yaşamında ilk kez. bazı sorular karşısında “açıktan” havlu atmış!

★★★

CHP’den farklı olarak, hiçbir DSP’nin partinin ideolojik doğrultusu’nu ve “çözüm üretme” gücünü eleştirmediği görülüyor.

Bu çok önemli!

Hatta bu partiye yönelik “kadrosu yok” eleştirileri de artık geride kaldı. DSP Meclis grubunda “çok kaliteli” bir ekibin bulunduğunu hemen herkes kabul ediyor.

Bu da önemli!

Ama Ecevitler dışında herkesin kabul ettiği bir gerçek daha var: Parti bu örgüt ve üye yapısı ile artık daha ileriye gidemez!

Şeriatçı bir kafanın, devleti sinsi sinsi ele geçirme yönünde giderek cüretlendiği bir dönemde, Sayın Ecevit’in “CHP ile birleşmeye hayır!” tutumunu sürdürürken, hoşgörü ile karşılanabilmesi.. Solun “sağlıklı” tüm öğelerine, DSP’nin kapısını “gerçekten” açmasına bağlıdır.

Bu adım düne kadar “gerekli” idi. Şimdi ise “zorunlu” oldu!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: