Yazı Hakkında

Başlık:Sudaki Halkalar…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:15 Mayıs 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Sudaki Halkalar…

Her umudun tükendiği yerde, yeni bir umut yenir. Bu doğanın insanlara
sunduğu “yaşama isteği”nin vazgeçilmez bir ögesidir.

Umutsuz yaşanmaz. Ve boşluk mutlaka dolar.

Cumhuriyet’te yayımlanan “Demokratik Toplumcu Çağrı”nın böylesine bir etki yapacağım beklemiyordum. Çağrının öncülüğünü yapan kuruluş temsilcilerinin de beklediklerini pek sanmıyorum.

Yurdun çeşitli köşelerinden mesajlar geliyor. Çağrıyı çoğaltıp dağıtanlar var. Çağrı üzerinde tartışma toplantıları düzenleyenler var.. Bakırköy ADD’den bir grup, çağrıyı ADD’lerin İstanbul bölge toplantısında yaygınlaştırma hazırlığı içinde.

İsmet Solak, çağrıyı Hürriyet’teki köşesinde değerlendirdi. Ve o yazının,
metnin altına atılan bir imza niteliğinde olduğunu özenle vurguladı. NTV’deki
son “Ankara Kulisi” ise, baştan sona bu konuya ayrılmıştı.

★★★

“Demokratik Toplumcu Çağrı” ne yapıyor?

Önce yaşanan bunalımın nedenlerini sergiliyor. Sonra çözümün nasıl bir ideolojik çerçevede aranması gerektiğini anlatıyor. Kemalizmin altı ilkesini yorumluyor. Ve Türkiye’nin gündemindeki önemli sorunlara, çok açık ve somut yanıtlar getiriyor.

“Kemalist sol”un, “ulusal sol”un çizgisini netleştiriyor.

Kemalistlerle sosyalistleri buluşturuyor.

Tıpkı 1930’ların KADRO hareketi gibi.. Tıpkı 1960’ların YÖN hareketi gibi.

Metni ilk onaylayan ve katkıda bulunanlardan birisi de Sayın İlhan Selçuk.

Yayımlanamayan imzalar arasında kimler yok ki;

Prof. Alpaslan Işıklı, Prof. Türker Alkan, Prof. Sina Akşın, Necati Cumalı, Dr. Alev Coşkun, Erendiz Atasü, Prof. Korkmaz Alemdar, Prof. Muharrem Varol, Prof. Türkel Minibaş, Prof. Mahmut Adem, Prof. Serap Ayhan, Asuman Boyacıgiller, Prof. Hülya Okumuş, Sacit Somel, Yazgülü Aldoğan, Prof. Gülseren Kocaman, Prof. Dursun Gökdağ, Prof. Zahire Mükleroğlu Prof. Uğur Demiray, Prof. Murat Barkan, Prof. Sezen Ünlü, Prof. Nuray Seben, Prof. Yalçın Demir, Prof. Hadi Güçhan, Prof. Zehra İpşiroğlu, Prof. Erendüz Özbayoğlu, Prof. Betül Çotuksöken, Prof. Necla Pur, Prof. Dilek Doltaş, Prof. Sevil Öksüz, Prof. Ayhan Ulubelen, Prof. Bayhan Çubukçu, Prof. Nedime Ergenç, Prof. Eşin Günsu, Prof. Aysel Gürsoy, Prof. Öznur Ateş, Prof. Sumru Özkırımlı, Prof. Aydın Salman, Prof. Günay Sarıyar, Prof. Kerim Alpmer, Prof. Neriman Özutay, Prof. Zeliha İmre, Prof. Sedat İmre, Prof. Gülsen İskender, Prof. Sedat Atmaca, Prof. Nuriye Akev, Prof. Nurhayat Sütlüpınar, Prof. Afife Mat, Prof. Ayşe Can.

Ve her meslekten yüzlerce değerli insan.. Çok sayıda doçent ve yardımcı doçent.. Çağrıyı Cumhuriyet’te yayımladıktan sonra duyup da imzalamak isteyenler ise sayısız..

Herkese köşemde yer vermem ne yazık ki olanaksız.

Ama çağrı 34 örgüt temsilcisinin imzaları ile yayımlanmıştı. O imzalara eklenebilecek sivil toplum örgütü temsilcileri olursa, bu köşede okurlarıma duyuracağım.

★★★

Taş suya düştü.. Halkalar giderek büyüyor. Ve bu konuda da onur payı gene kadınlara ve kadın kuruluşlarına ait.

Hareketin ilk girişimi kadınlardan ve kadın kuruluşlarından gelmemişti. Ama onu yarı yolda bırakmayıp sahiplenen, yaşama geçirmek için kollarını sıvayan onlar oldular.

ÇYDD, bütün örgüt birimlerini toplayıp, ÇAĞRI üzerinde seminer yaptı. Sayın Türkan Saylan şimdi bir ilke daha imzasını atma kararlılığında. Derneğe girecek her yeni üyeye bu metin verilecek ve “İşte” denecek “bizim anayasamız”..

Birçok “erkek” ve erkeklerin yönetimindeki örgüt, çağrının tartışılmasına katılmıştı. Oradaki görüşleri paylaşmıştı. Ama iş imzaya gelince, imzalamak hesaplarına uygun düşmemişti. Hatta hareketin oluşumunda en hızlı görünen bazı “öncüler” bile, son dakikada sırra kadem basmıştı.

Kimisi hareketin bir partiyi ele geçirmenin aracı olmasını istiyordu.

Kimisi hareketi, bir siyasal örgütlenmenin ilk basamağı gibi görüyordu.

KADRO hareketi,1930’larda Kemalizmin yanında yer almış ve ülkeye ışık
tutmuştu. Otuz yıl sonra bu işlevi YÖN üstlendi. Ve o hareket, Kemalizmin “geçmişin bekçilerin”den kurtulup, devrimci çizgisine yeniden oturmasına büyük katkı yaptı “Ortanın solu” doğdu ve giderek “demokratik sol”a uzandı.

O günden bu yana bir otuz yıl daha geçti.

Ülkenin çıkmazdan kurtuluşu, bir kez daha Kemalizmin 21. yüzyılın koşullarına taşınmasına bağlı. Ve YÖN hareketinin öncülerinden İlhan Selçuk, bu kez de ÇAĞRI’nın içinde.

Amaç aynı amaç!.. Çizgi aynı çizgi!

Gün, “Kemalizmi geçmişin bekçiliği değil, geleceğin öncülüğü’ sayanların günü. Bir araya gelmelerinin, el ele vermelerinin ve ülkeyi bir kez daha aydınlıklara taşımalarının günü…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın