Yazı Hakkında

Başlık:Susmalı mı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:04 Mart 1998, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Susmalı mı?

İlhan Selçuk ustanın “Dört Duvarlı Dünya” yazısı düşündürücüydü. Şöyle diyordu bir yerinde:

“Sağ, Türkiye’de büyük bir güç!.. Solcuların tümü bir araya gelseler, bu gücün üstesinden gelerek yine zor. Ama solcunun derdi sağ değil; solcu solcunun kurdu olmaktan başka bir yaşam biçimi bilmiyor. ”

Bir yanda CHP-DSP çekişmesi.

Bir yanda İP (işçi Partisi)-ÖDP (Özgürlük ve Dayanışma Partisi) çekişmesi.

Bir yanda da. Bizim gibi, solun güçlenmesini ve ülkedeki olumsuzlukları önleyebilecek bir güce ulaşmasını “tek çıkış yolu” görenler.

Ne yapmalı?

Taraf mı tutmalı?.. Yansız davranıp; her olumluluğu övüp, her olumsuzluğa karşı tavır mı almalı?.. Yoksa hepsindeki olumsuzluklara da gözlerimizi kapayıp; “Kol kırılır yen içinde kalır” mı demeli?..

Susmalı mı?

★★★

Takınılacak tavır, başarının neye bağlı olduğu konusundaki temel “tanı’ya bağlı.

Bir hareketin başarısını, sayısal çokluğun belirlediğine inanıyorsanız; takınacağınız tavır başkadır…
Yok eğer, bilinçli ve kenetlenmiş bir azlığın, ilkesiz bir çokluktan daha etkili olacağına inanıyorsanız; takınacağınız tavır başkadır.

Bir siyasal hareketin başarısındaki temel etken, onun “inandırıcılığı”dır. İnandırıcılık ise, “tutarlılık” artı “güç” demektir.

Ve güç, sadece “sayı” demek değildir. Ondan da önce, “bilinç” ve “örgüt” demektir. Bilincin temelinde ise “ideoloji” yatar.

Onun içindir ki, Mevlana tekkesinin felsefesi başkadır, siyasal partilerin var oluş nedeni başkadır. “Ne olursan ol, gene de gel!” diyen bir siyasal parti, önünde sonunda başarısızlığa mahkûmdur. Giderek bir çıkar ortaklığı olmaktan öteye gidememeye mahkûmdur. Çünkü ne tutarlılık kazanabilir, ne de inandırıcılık…

Herkesin üst üste konup toplandığı bir sol, “erit çarşısı” olur.. Küçülür!

Belirli ilke ve doğrular etrafında kenetlenmiş, tutarsızlıklardan ve çelişkilerden arınmış, düşmanlık tohumlarını içinde taşımayan bir sol “umut kaynağı” olur.. Kararsızları da kendine çeker.. Büyür!

SHP’yi ideolojik ve yapısal çelişkiler yedi bitirdi.

CHP, o azalan çelişkilerden tam olarak kurtulma yürekliliğini gösteremediği için bocalayıp duruyor.

★ ★★

Her Allah’ın günü.. Bu ülkeyi çıkmaza sürükleyenin, bugünkü karanlık bulutların nedeninin “orta sağ” iktidarlar olduğunu .. Menderes-Demirel-Evren-Özal çizgisi olduğunu mu vurgulamak?

DSP’yi büyütmeyen nedenin; “demokratik” bir yapıyı içine sindirememek olduğunu söylememek mi?

CHP’yi büyütmeyen nedenin; “tarihsel kimliği”ni yitirmiş olmak olduğunu vurgulamamak mı?

ÖDP’nın, şeriatçı parti kurulabilmesini savunmasını, Atatürk’e değil Abdüthamit’e sahip çıkmasını eleştirmemen mi?

İlkesiz birliği mi savunmak?

Solun, ancak tutarlılık ve inandırıcılık kazanarak büyüyebileceğini unutmak mı?

Susmalı mı?

Arkasına ekonomik gücü almış, eğitim ağını kurmuş, devletin önemli kurumlarını içten ele geçirmiş bir “sağ”ın çok güçlendiği doğru!., Tüm solu bir araya getirseniz, savaşımın gene de kolay olmadığı doğru!..

Ama solu eleştirmemenin bu görünümü değiştirmeyeceği de bir gerçek!

Susarsak çözüm yok.. Ama doğruları her geçen gün biraz daha kalabalık, biraz daha güçlü söylersek, umut var.

Bu bir birikimdir… Sabır ister.

TEKZİP – “Yeniden Dergisi” yazı işleri müdürü bir “tekzip” yollamış. Dergisinin ÖDP’nin yayın organı olmadığını söylüyor. Duyuruyorum.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: