Yazı Hakkında

Başlık:Tabuları Yıkmak!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:04 Haziran 1999, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Tabuları Yıkmak!

Geçen sonbahardaydı. Almanya’nın Erlangen kentindeki konferansın konusu ‘‘Güneydoğu Sorunu” idi. İzleyicilerin yarıya yakınını da Almanlar oluşturuyordu.

Konuşmamın bir yerinde, “Dıe Hunnen” (Hunlar) kitabından önemli bir bilgiyi aktardım. Kitabın yazarı olan Prof. De Groot Orhun Anıtları’nda ilginç 532 sözcük saptadığını söylüyordu.

Bugünün Anadolu Türkçesinde bulunmayan, ama bugünün Anadolu Kürtçesinde bulunan tam 532 sözcük…

O bilgiyi ve başka benzerlerini aktardıktan sonra da ekledim:

– Bunları sadece üzerinde düşünmeye değer bulduğum İçin sillede paylaşıyorum. Yoksa asıl önemli olan insanın ne olduğu değil, kendini ne hissettiğidir!

Konuşmam bittiğinde, Tübingen Üniversitesi’nde dersler vermekte olan, eski dostum Prof. Semih Tezcan söz aldı. Konuşmanın özünü paylaştığını, ama De Groot’ un kitabındaki bilginin doğru olmadığını savundu.

★★★

“Türkiye’nin Etnik Yapısı” kitabının yazarı Ali Tayyar Önder ile konuşuyorduk. Kendisine yukardaki olayı anlattım. Gülümsedi:

– Bana faks numaranızı verin, o sözcüklerden birkaç yüzünü size hemen yollayayım…

işte uzun listenin ilk sayfalarında yer alan bazı sözcükler: Göktürk Uygur Türkçesinde yer alan, Anadolu Türkçesinde bulunmayan, ama Anadolu Kırmançasında olan…

Önce sözcüğün aslını, ayraç içinde de bugünün Anadolu Kürtçesindeki benzerini yazıyorum. (Anlamları ise tamamen aynı).

Adar (Adar), ağı (ağini), altağ (altah), anun (anin), ayığ (ayıl), Baçan peçen), bars (baraz), Barshan (Baızan), basa (başi). biçi (biçi). bird (bid), böd (bod), çabış (çaviş), çat (çal), çav (çav), çından (cıldok), çok (çıh), çölüg (çolıkl, elik (alık), emig (memik), idi (hwdi) ka (kak), kok (kok), vb…

Yüzlercesinden sadece birkaç örnek!

İlk harfi büyük yazılanlar, iki dilde de özel isim.
★★★

Yaşar Kemal, Hür Berlin Üniversitesi’nde yaptığı bir konuşmada şöyle diyor:

– 20 milyon Kürt, insan hakkı olmadan yaşadığı sürece Türkiye’de demokrasi olamaz…

İşin insan hakları ve demokrasi ile ilgili kısmını ayrı bir yazıda ele almak gerekir. Ama üstadın verdiği sayı da önemli.

Acaba Türkiye’deki Kürt kökenli yurttaşlarımızın sayısı gerçekte ne kadar?

Eski nüfus sayımlarında insanlara anadiller sorulurdu. Oradan yola çıkılarak yapılan hesaplar, Kürt kökenlilerin gerçek sayısının 8 milyon 128 bin olduğunu gösteriyor.

Hacettepe Nüfus Etüdleri Ensütüsü’nün Türkiye çapındaki araştırması da bu rakamı doğrulamakta.

Halep orada ise arşın burada!

Eğer Kürtçülerin savlan doğru da, örneğin İstanbul’da iki milyonu aşkın Kürt yaşıyorsa.. HADEP’in bu kentte aldığı oylar, acaba niçin yüzde 4’ü bile aşamıyor?

Kürtlerin oranı ancak o kadar olduğu için mi?

Yoksa Kürtlerin ezici çoğunluğu Kürtçülüğü yadsıdığı ve kendisini bu toplumun bir parçası saydığı için mi?

Buyurun seçin!..

★ ★★

Kürtlerin dili.. Kürtlerin sayısı.. Kültlerin “insan” hakları.. Kürtlerin kendilerini nasıl algıladıkları..

Öcalan davası, bazı tabuların yıkılmasının ve bir hesabın iyi yapılmasının da vesilesi olmalı.

Prof. De Groot’un kitabındaki bilgileri aktardığımda, sayın ve sevgili Prof. Baskın Oran da karşı çıkmıştı… “Kızılderili dilinde de Türkçe sözcükler var” diyerek. Herkül Milas‘ın “Kimbilir, bu tür yaklaşımlar Kürtleri nasıl kızdırıyor olmalı” sözünü aktararak.

Kusura bakmasınlar ama, bunlar aydın yaklaşımı olamaz!

Aydın, Kızılderili diline o sözcüklerin nasıl girdiğini araştırır. “Anadolu Kürtçesine o 532 sözcük, acaba gökten zembille mi indi” der.

Ve aydın, bir avuç Kürtçünün kızıp kızmayacağına göre hareket etmez. Gerçekleri bilmenin ve tartışmanın herkesin hakkı olduğunu düşünür. Özellikle de Kürt kökenli yurttaşlarımızın büyük çoğunluğunun hakkı olduğuna inanır!

Aydın dediğin, bir avuç Kürtçüyü bütün Kürtlerin temsilcisi sayma kolaylığına sapmaz. Ve hele hele, onlara yaranmaya hiç çalışmaz…

Aydın ile “entel” arasında bir ayrım olmalı!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın