Yazı Hakkında

Başlık:Takke Düştü… Ne Yapmalı?
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:09 Şubat 1996, CumaT

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Takke Düştü… Ne Yapmalı?

Ceyhan Mumcu, Deniz Baykal’la bir görüşmesini anlattı. CHP’nin Genel Başkanı şöyle demiş:

– Artık örgütün ve sendikaların fazla bir önemi kalmadı… Seçim başarısının yolu, medyanın desteğinden ve popüler isimlerin aday gösterilmesinden
geçiyor.

Seçim sonuçları, Sayın Baykal’ın ne kadar haklı olduğunu gösterdi (!)

Basının büyük desteği ve “çekici” isimler, Atatürk’ün kurduğu partinin adını taşıyan partinin “barajı aşma” başarısını sağladı…

Sayın Ecevit ise örgütün önemine zaten inanmıyor. Onun için -kendi eliyle de kursa- örgüt demek “hizip tehlikesi” demektir.

DSP’nin Genel Başkanı da haklı çıktı (!)

Partisinin “tepeden atanmış” bazı milletvekilleri, daha yemin törenini bile beklemeden: “Ben aslında sağcıyım” deyip çekip gitmeye başladılar.

★★★

ODTÜ öğretim üyesi Prof. Sencer Ayata, çok nitelikli bir toplumbilimci. Eşi Prof. Ayşe Ayata’nın CHP adaylığı nedeniyle, İzmir’de bazı araştırmalar
yapmış, ilginç gözlemleri var.

CHP’yi Alevi oylarının kurtardığına inanıyor, “Alevi oyları başka yere kayarsa CHP çöker!” görüşünde:

– CHP, laik-Kemalist oyları kaybetme lüksüne sahip değil.

CHP’nin gençler arasında da giderek yerini DSP’ye bırakmakta olduğunu saptamış. ODTÜ’de de, Ege Üniversitesi’nde de; DSP’nin oyları yüzde
30’a çıkarken SHP ile birleşen CHP, ancak yüzde 20’yi bulabilmiş.

Sayın Ayata, CHP’ye oy vermeyen seçmenlerin nedenlerini öğrenmek istemiş. Bir kamuoyu yoklaması yapmış… İşte önde gelen dört neden:

“- HEP’le seçim ittifakı yaparak PKK’yı Meclis’e taşıdı.”

“- İSKİ başta olmak üzere, yerel yönetimlerde yolsuzluklara bulaştı.”

“- Bir kargaşa ve hizip partisi olmaktan kurtulamadı.”

“- Ecevit, partiye yaptığı eleştirilerinde haklı çıktı.”

CHP’li Ceyhan Mumcu’nun Malatya’daki seçim kampanyası gözlemleri de bunları doğruluyor. Orada da halk, “Bu artık Atatürk’ün partisi değil” diyormuş.

★★★

Unutulmaması gereken yalın bir gerçek var.

Türkiye’de sol, işçi hareketinden çıkmadı, CHP’den çıktı… Yani Kemalizmden çıktı!

Şimdi Kemalizm yadsınarak solculuk yapılabilir mi? Yapılırsa -temellerini yitirmiş her toplumsal hareket gibi- boşlukta kalmak kaçınılmaz olmaz mı?

Çağdaş sol demek; toplumsal adalet, işsizliğin önlenmesi, ekonomik büyüme, çevreyi koruma ve barış demektir… Bunların hangisi Kemalizm ile çelişir?

CHP “ortanın solu” hareketi ile, Kemalizmin geleneksel tabanına emekçileri ekledi… Ve büyüdü.

SHP ise toplumun “marjinal” kesimlerini kazanmak uğruna, geleneksel tabanı yitirmeye başladı… Ve küçüldü.

Şimdiki CHP ise tam bir şaşkın ördek. İçinde hâlâ “Altıok’un üçünü atalım, dördünü atalım” diye tekerleme üretenler var… Kemalizmden uzaklaşıldıkça ilkesizlik ve yolsuzluklar büyüyor. Çünkü “inanç birliği”nin yerini, “çıkar birliği” alıyor.

Ya “parasal” çıkar.. ya da “seçimsel ve makamsal” çıkar…

★★★

Ne yapmalı?

DSP’nin ne yapması gerektiği açık: Demokratik yapılı bir örgüt olmadan ve örgüte güvenmeden sol bir partinin başarılı olamayacağını kabul etmeli!.. İlk
adım olarak il başkanları ile toplantılar yapmalı; bölgesel toplantılar düzenlemeli… Artık “parti” olduğunu, örgütü önemsediğini göstermeli.

CHP ise bıktırıcı “seçim kurultayları” yerine, “ideolojiyi belirleme” kurultayları yapmalı!.. Ne olduğuna, ne olması gerektiğine artık bir karar vermeli…
Eğer Kemalist kimliğini korumak istiyorsa okları sökme meraklılarına kapıyı göstermeli… Yok, sosyal demokrasinin Kemalizm ile bağdaşmayacağına inanıyorsa bayrağını ve adını değiştirmeli!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: