Yazı Hakkında

Başlık:Tarihi Çok Seviyoruz!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Ağustos 1997, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Tarihi Çok Seviyoruz!

Türkler mi kıyım yaptılar, yoksa Türklere mi kıyım yapıldı?

Atatürk olmasaydı Türkiye Cumhuriyeti mi olmazdı, yoksa Türkiye ve Anadolu Türkleri de mi kalmazdı?

Prof. Justin McCarty’nin bulguları ve düşüncelerinden yola çıkan yazımın başlığı “Hangi Tarih” idi. Çok ilgi çekti. Bunun üzerine konuya bir kez daha dönmek gerekti. Ama yetmedi!

Önümde üç değerli isimden gelen üç mektup duruyor.

★★★

Prof. Zeki Arıkan, konuya kuşkucu bir biçimde yaklaşmış.

Prof. McCarty’nin söylediklerinin doğru olabileceğini kabul ediyor. Ama bunun ve benzer başka tarihçilerin söylediklerinin, bizim tarafımızdan bir savunma malzemesi olarak kullanılmasından rahatsızlık duyduğunu vurguluyor:

“Doğrusu ben ikide birde bize gerekli gereksiz övgüler düzen, tarihimizi öğreten, dinimize, geleneklerimize sarılmamızı öğütleyen ve bu arada şeytana pabucu ters giydiren bilim adamlarının çoğunu samimi bulamıyorum. Nitekim TBMM’de ‘atamız, babamız, canımız…’ diye nutuk atan yabancı uzmanların, Millî Eğitim Bakanlığı’ndaki sentezci! (Türk-İslam) kadrolaşmanın başmimarı olduklarını herhalde bilmeyen yoktur.”

Ve Sayın Arıkan bir anımsatma yapıyor:

“1960’lı yıllarda, Lord Kinross’un Atatürk Bir Milletin Yeniden Doğuşu başlıklı yapıtı dilimize çevrildi, Türkiye’de yer yerinden oynadı. Kitap arka arkaya baskılar yaptı, satış rekorları kırdı. Ve yaratılmakta olan bir efsaneyi, o zamanlar 30 yaşlarında olan İlhan Selçuk yıktı. Haklıydı.”

“Niçin” sorusunun yanıtı da şöyle:

“Çünkü bu kitabı dikkatlice okuyan birinin varacağı sonuç şudur: ‘Türkler İngilizlerin yardım ve desteği olmasaydı, Milli Mücadeleyi kazanamazlardı!’ İşte bugün bile baştacı edilen İngiliz lordunun temel felsefesi budur.”

★★★

İkinci mektup “Şeyh Bedrettin Destanı”nın yazarından.

Bugünlerde de “Yazın Dünyamızın Kutsal Kitabı İlyada”yı yayımlayan Zeki Büyüktanır, Prof. McCarty’nin yargısını paylaşıyor.

“Atatürk olmasaydı Ali Fuat Cebesoy, Kâzım Karabekir gibi paşalar mücadeleyi sürdürürlerdi. Zaten Anadolu’nun çeşitli köşelerinde çete direnişleri başlamıştı” türünden savlara karşı çıkıyor. Ve bizzat Ali Fuat Cebesoy’un bir sözünü anımsatıyor:

“… Mustafa Kemal olmasaydı, Anadolu’da yine bir kurtuluş hareketine kalkışılırdı. Yer yer ayaklanmalar, savaşımlar, savaşlar olurdu. Başarılar da görülürdü. Ancak bir süre sonra bunlar teker teker etkin güçler tarafından elenir ve ancak kısa bir süre bir tavaif-i mülük dönemi yaşanabilirdi”

Ve Sayın Büyüktanır ekliyor:

“Ki bu savaşımların karşısındaki padişah güçleri, çıkarılan isyanlar ve bunların etkisizleştirilmesi, burada sayamayacağım kadar sorunlar.. Tüm bunların üstesinden gelmek, bilmem ki o paşaların gücünü aşmaz mıydı?.. Sizin de belirttiğiniz gibi hatta Mustafa Kemal, Anadolu’ya çıkmadan önce başlayan kongreler vardı. Ama hepsi de antiemperyalist değil yöresel, duygusal direnmelerdi.”

★★★

Konuyla ilgili üçüncü mektubun altındaki imza ise Prof. İlhan Kılıcözlü’ye ait. Şöyle diyor:

“Hangi Tarih başlıklı yazınızdan dolayı çok teşekkür ederim. İçinde bütün milletimizin ve özellikle de Türklüğü ile iftihar eden Atatürkçülerin çok iyi bilmesi icap eden hususlar vardı. Bunların bir gazete köşesinde unutulup gitmesine razı olamadım… Makaleyi fotokopi ile çoğaltarak dağıtımını yaptıysam da çok sınırlı kaldı. ”

Sayın Kılıcözlü, konunun Prof. Justin McCarty’nin de katılacağı bir açık oturumda TV’de ayrıntılı bir biçimde ele alınmasını, tartışılmasını öneriyor…

İşte üç değerli isim, üç değerli görüş.

Tarihi sevmek zorundayız. Çünkü dünü iyi bilmezsek bugünü anlayamayız.

Ve de -daha önemlisi- yarınımızı “doğru” kuramayız!

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: