Yazı Hakkında

Başlık:Türkler ve Kürtler…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:20 Kasım 1998, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Türkler ve Kürtler...

Yenisey Anıtları, Orhun Yazıtları’ndan daha eskidir. Ve Yenisey’deki
“Elegeş” anıt taşında, o yörenin ve dönemin Türkçesiyle şöyle yazar:

“Men Kürt el-kanı Alp-Urungu…”

Yani, “Ben Kürt hanı Alp-Urungu…”
Bu, Kürt sözcüğünün bugünkü biçimiyle kullanıldığı ilk yazılı örnektir.
Orhun Anıtları’nda ise, bugünün Anadolu Türkçesinde bulunmayan, ama
bugünün Anadolu Kürtçesinde bulunan tam 532 sözcük vardır.

Üstelik Oğuz Han’ın 24 torunundan birisinin adı da Kürt’tür.

Araştırmanın sahibi ise, Aman Prof. De Groot’tur

★★★

Birçok bilim adamı, Kürtlerin aslında Türklerin bir boyu olduğunu öne
sürüyor.

Macar araştırmacılar, Macaristan’da yaşamış Türk-Kürt boylarına
örnek olarak 18 köy saptamışlar.

Dikkati çeken bir nokta da, Kürt sözcüğünün anlam taşıdığı tek dilin
Türkçe oluşu.

Kaşgarlı Mahmud’un ünlü ‘Divanı Lügat-ıt Türk”ünde, Kürt “kutsal kayın ağacı” anlamına geliyor. Kazak Türkçesinde ise, Kürt demek “kar yığını” demek.

★ ★★

Kürt araştırmacıların bazıları, Eyyubi devletinin Kürt olduğunu yazıyorlar.

Oysa Selahaddin Eyyubi’nin kardeşleri arasında Turan, Tuğtekin,
Böri isimli olanları var. Eşlerinden biri ise Umar Bey kızı Emine.

Dönemin şairlerinden Ibn Senaülmülk, Halep’in Selahaddin Eyyubi tarafından alınmasından sonra şöyle yazıyor:

“Arap milleti, Türklerin devletiyle yüceldi. Haçlı davası Eyyüb’ün oğlu
tarafından perişan edildi.”

Hep söylenir.

Türklerle Kürtler Anadolu da bin yıldır birlikte yaşıyorlar. Başka coğrafyalardaki beraberlikleri ise çok daha eskilere gidiyor.

Uzun süren birlikteliğin yarattığı kültür ortaklığı, yadsınamayacak kadar
somut kanıtlarla dolu.

Türklere özgü 24’lü toplumsal-yönetsel düzene Kürt boylarında da rastlanıyor. 12 hayvan temelli Türk takvimi Kürtlerde de var. “Atalar Kültü, Yersu Kültü, Ateş Kültü” iki kesimin de ortak inançları.

Atasözlerinden manilere, tekerlemelere, bilmecelere, düğün ve yas törenlerine, çeşitli oyunlara, birçok geleneğe kadar., benzerlikler, hatta aynılıklar, sayılamayacak kadar çok.

Nevruz da iki kesimin ortak bayramı.

Türk cumhuriyetlerinde rastlanan “kırmızı, sarı, yeşil” renk tutkusu,
Kürtler arasında da çok yaygın… Hatta PKK bayrağında bile var.

★★★

A. Tayyar Önder’in geniş kapsamlı araştırmasında, yukarıda bazı örnekleri yer alan bilgiler çok ayrıntılı bir biçimde ele alınıyor.

Ama bu konudaki araştırmaların en ilginçlerinden birisi Ziya Gökalp’e ait.

Birçok Anadolu Türk’ünde olduğu gibi.. Zıya Gökalp’in kökeninde de,
Türklük ile Kürtlük karışmış. Kendisinin Diyarbakır ve çevresinde yaptığı,
üç ay süren araştırma, bu karışımın toplumsal boyutlarını ortaya koyuyor.

Kürtleşen Türkmen boyları., örneğin, Türk olduklarını Kürtçe söyleyen
Türkanlılar..

Kırsal kesimde Kürtleşen Türkler..
Kentlerde Türkleşen Kürtler…

1993 yılında KONDA’nın İstanbul’da yaptığı ankette, ana ve babası Kürt olanların oranı yüzde 7.44 tü.Ve “Kendinizi ne hissediyorsunuz “diye sorulduğunda yüzde 4’ü “Türk”yanıtını vermişti…

★ ★★

İşte, çok anlamlı bazı somut bilgiler!

İşte “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir” diyen Atatürk’ün tanımı!

Ve işte, kurulduğundan bu yana, yurttaşlarının “kökenlerine bakılmaksızın” her göreve gelebildikleri, her işi yapabildikleri Türkiye Cumhuriyeti!

Türkiye’nin “Ortadoğu’nun Isviçresi” olmasını engellemeyi amaç edinmiş olan bazı Avrupa ülkelerinin “türlü-çeşitli” oyunlarının sergilendiği bir
dönemde… tüm bunların bir kez daha anımsanmasında yarar olduğunu
düşündüm.

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: