Yazı Hakkında

Başlık:Üç Nokta Yan Yana…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:17 Ekim 1997, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Üç Nokta Yan Yana…

RP’de bazı sesler yükseliyor,

‘RP 24 Aralık 1995’te kendisini merkeze yaklaştırarak seçimi kazandı. Ve genel eğilim, artık bu yönde bir ağırlık kazanacağı idi. Ancak sonrasında yaşanan gelişmeler ve RP üzerinde kurulan, onu dışlayan yoğun baskı, parti içinde gelişecek bu eğilimi adeta törpüledi. RP’nin ılımlı ve merkezde oluşması gereken çizgisinin kırılmasına
yol açtı.

Bu sözler Aydın Menderes’e ait… Yani RP’nin
genel başkan yardımcısına.

“RP kendisini yeniden tarif etmeli. Yeniden yazmalı. Toplumsal çatışmaları önleyecek evrensel
tariflerin yapılması gerekiyor. Erbakan, gerçek laikliğin teminatı RP’dir, diyor ama inanılmıyor. Evrensel söylemi değerleri yakalayamayan bir partinin kaybetmesi doğaldır. Eğer adil düzen söylemi inandırıcı olamıyorsa onu tartışmaya açmak lazım, çünkü ekonomi dünyanın her yerinde aynı kurallarla işliyor. Siz kendinizce kural koyamazsınız. ”

Bu sözlerde Mukadder Başeğmez’e ait… Yani RP’nin İstanbul milletvekiline.

Parti içindeki Humeyniciler sustular… Müslüman demokratlar seslerini yükseltmeye başladılar.

Soru: RP için kapatma davası açılmasaydı ve
keskin sirkelerin cezalandırılması ve siyaset dışı
kalması olasılığı yükselmeseydi… Acaba bu sesler gene de çıkabilir miydi? Çıksa da duyulabilir
miydi?

Kıssadan hisse: Kargaları susturmazsanız, bülbülleri duyamazsınız.

Prof. Kemal Görmez yönetiminde bir kamuoyu araştırması yapılmış. Amaç, ideolojinin ağır bastığı dön partinin seçmeninin “siyasal kimliğini” belirlemek.

HADEP’lilerin yansı “demokrat” diğer yansı ise
“sosyalist” kimliğini seçiyor.

MHP’de yüzde 60.9 oranında “milliyetçilik”öne
çıkıyor. Arkasından yüzde 13 ile “Müslüman demokratlık, yüzde 10.9’lada “demokrat”lık geliyor.

BBP’nin tabanı -tahminleri doğrular biçimde MHP’den oldukça farklı. “Milliyetçilik” yüzde 41,4’e düşerken, “Müslüman demokrat”lık yüzde
27 6‘ya, doğrudan “Müslüman”kimliği de yüzde
24.1’e çıkıyor.

Elbette ki asıl önemli olan RP’nin durumu.

RP tabanında siyasal kimliğini “Müslüman “olarak belirleyenlerin oranı yüzde 51.5… Bu tabanda
“Müslüman demokrat” kimliği yüzde 28.2. “demokrat” kimliği yüzde 7.8. ‘milliyetçi’’ kimliği yüzde 4.9 ve “liberal demokrat” kimliği de yüzde 1
oranında kendine yer bulabiliyor.

Soru; RP’nin bu “manzara-ı umumiyetinden ne
anlam çıkar?

Yanıt: RP oylarının yarıya yakınının “dincioy” olmadığı!

Kıssadan hisse: RP keskin sirkelerden arınırsa
dinci oyların gidebilecekleri bir yer yok. Ama “şeriatçı” bir çizgi netleşirse “ılımlı sağ “a gidebilecek
oyu çok!

RP’nin “kadim dost”u, Sarışın Çirkin Bayan
gene esip savurmuş.

” Servetimizi Özer’le birlikte çalışıp kazandık.
Ben 25 yıl hocalık yaptım… Çalıştık, para biriktirdik…”

Benim üniversite hocalığım 25 yılı da geçti. Etrafım 25 yıl hocalık yapan, kan-koca çalışıp para
biriktiren insanlarla dolu… Çoğunun ancak bir evi
bir de arabası var. Bazılarının ancak bir de yazlığı…

Çirkin bayanla çirkin kocasının sadece Amerika’daki malvarlığı, yüzlerce üniversite hocasının
sülalesine yeter. Türkiye deki arsaları 200 bin metrekareyi buluyor. Sayısız evleri, arabaları, pırlantaları, falanları filanları var.

İşin ilginç yanı… Koltuk değnekliği yaptığı trilyoner Erbakan da bu serveti “hocalık” sayesinde elde ettiğini öne sürmüştü…

Soru: Acaba sağcı partilere genel başkan olan
profesörler mi trilyoner oluyorlar? Yoksa trilyoner
profesörler mi sağcı partilere genel başkan oluyorlar?

Yanıt: Yok.

Kıssadan hisse: İsmet Paşa’nm ünlü bir sözü
var… “Bir ülkede namuslular en az namussuzlar
kadar cesur olmadıkça, o ülke için kurtuluş yoktur!..”

İsterseniz bu tümcedeki “cesur” sözcüğünü
“çalışkan”ya da “arsız”, “yüzsüz”, “yalancı”, “hırsız” falan gibi sözcüklerle de değiştirebilirsiniz… Bu
niteliklerin “namuslu” tanımı ile uyuşup uyuşmadığının takdiri ise artık size kalıyor…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: