Ahmet Taner Kışlalı Yazıları Cumhuriyet Gazetesi Haftaya Bakış Köşe Yazıları

‘Ulusal Sol’a Hayır, ‘Uydu Sol’a Evet!

Yazı Hakkında

Başlık:‘Ulusal Sol’a Hayır, ‘Uydu Sol’a Evet!
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:25 Kasım 1994, Cuma

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

‘Ulusal Sol’a Hayır, ‘Uydu Sol’a Evet!

Bazı durumlar vardır ki, “ne”yin söylendiği fazla anlam taşımaz..

“Niçin” söylendiği önem kazanır.

Bugün “ulusal sol “un ya da “Kemalist sol”un iki önemli ismi var: Bülent Ecevit ve Mümtaz Soysal. “Eski sol”dan yuvarlana yuvarlara “yeni sağ”a ulaşan bir kesimin hedefi de bu iki isim.

Saldırırken neler söylediklerinin üzerinde fazla durmak
yanlış! Üstelik söylediklerinin tutarsızlığını ortaya koymak
da çok kolay!

Ama -sanki bir yerlerden komut almışlar gibi başlattıkları- saldırının nedenlerini araştırdığınızda “ilginç “bir görünüm çıkıyor ortaya..

★★★

Altıok dergisinin son sayısında “Ulusal Sol-Uydu Sol” başlıklı bir yazı var.

Önce Kemal Çağdaş imzalı yazıdan bazı bölümleri birlikte okuyalım:

“Hiçbir zaman ulusal bakamayan bazı solcular, sosyalizmin uluslararacılığından, uluslararası sermayenin savunuculuğuna kolaylıkla geçebilmişlerdir. Globalleşme adı altında yeni emperyalizm tüm ülkelere benimsetilmeye çalışılırken, entegrasyon adı altında da ulusal ekonomiler teslim alınmakta ve özelleştirme furyası ile de ulusal devletler çökertilerek uluslararası tekellerin önü açılmaktadır.
(…)

“Kapitalist emperyalizm, tek merkezli bir dünya düzeni
oluşturmaya çalışırken. Türkiye gibi ulusal devletleri devre dışı bırakmayı hedeflemektedir… Tekelleşmeye direnen ulusal şirketler dünyanın hiçbir ülkesinde kalmamıştır. Ancak ulusal devletler uluslararası tekellere karşı direnebilmektedirler. Bu durumda ulusal devletlerin ortadan kaldırılması gerekmektedir Bunun da yolu mikromilliyetçilikten geçmektedir. (…)

Uydu sol, zengin ülkeler dışındaki ülkelerde sol potansiyelin ulusal çizgilere kaymasını önlemek üzere geliştirilmiş olan yeni bir sol türüdür… Yeni dünya düzenine giden yol, ulusal devletlerin parçalanmasından geçmektedir. Liberal Sağ kesimler işbirlikçi politikalar nedeniyle ülkelerini savunamaz duruma düştüklerinden ülke ve ulusun bölünmez bütünlüğünün savunulması artık ulusal sol çizgiye düşen bir görevdir. Ulusal sol politikalar kendi ülkelerini savunmanın yanı sıra evrensel kardeşlik ve dayanışma eylemi göstermelidir. Dünyanın bir Hıristiyan-Müslüman çatışmasına kaymasını önleyecek olan da böylesine bir evrensel dayanışma hareketidir. (…)

“Uydu solun bir adı da tercüme soldur.. Emperyalist ülkelerce geliştirilmiş sol söylemleri papağan gibi tekrar
ederler. (…)

“Askeri dönemler veya emperyalist baskılarla solun çökertildiği veya bölünerek devre dışı bırakıldığı Türkiye gibi ülkelerde, emperyalizme ve kapitalizme karşı tepkiler dinsel yoldan tepki biçimine dönüşür.. Ulus kavramı Moğolcadan alınmıştır ve bir ülkede yaşayan kabilelerin toplamına verilen addır. Bu anlamı ile Mustafa Kemal in ırk
ve din unsurlarını dışlayarak Misak-ı Milli sınırları içinde yurt
ulusçuluğunu benimsemesi çizgisine uygundur. Kuvay-i
Milliye’den kaynaklanan Türkiye ulusalcılığı, emperyalizme ve şeriata karşı ulusal sol çizgide savunma yapacaktır.”

★★★

Etnik bölünmeler “yeni emperyalizm” tarafından niçin özendiriliyor?

Bazı dış güçler, Türkiye Kürtlerinin -ayrı bir kimlikte- “siyasal bir çözüm”e kavuşmasında niçin bu kadar istekli?

Amerika “Kemalist sol “dan niçin bu kadar rahatsız?
Özal’a ve “yeni sağ “a verdiği desteği niçin bu ölçüde açık                           yapıyor? “Dinci sağ “ı sistemle bütünleştirmek için niçin bu
ölçüde hevesli?

“Türk-İslam sentezi”nin 12 Eylül döneminde “resmi ideoloji” olması bir rastlantı mı?

Özelieştirmeciliğin bir “dünya ideolojisi”ne dönüşmesinin arkasında yatan gerçek nedir? Boğazlarına kadar yolsuzluğa batmış bir “eski hanedan” ile bir “yeni hanedan” niçin gizli ellerce bu ölçüde korunuyor?

Numaracı cumhuriyetçilerden Yeni Osmanlılara, Kemalizme karşı olanların birer birer kitle iletişim araçlarında “köşe başları “na gelmesini kimler, nasıl sağlıyor?

“Uydu sol” ya da “yeni sağ” acaba nasıl oluyorlar da Altıok’lu partilerin yukarlarına kadar -bu ölçüde kolaylıkla yerleşebiliyor?

Sevgili Mumcu’nun alaycı sesini duyar gibiyim:

“Evet, nasıl?..”

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: