Yazı Hakkında

Başlık:Vahdettin ve Mustafa Kemal…
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.3)
Tarih:22 Mart 1995, Çarşamba

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞLALI

Vahdettin ve Mustafa Kemal…

Evet, “Tarihe yalan söyletmek mümkündür; çünkü ölüler konuşamaz!”

Cenap Şahabettin‘in sözü çok özlü ve doğru. Ama bu
güzel anlatım, tarihsel yalanların teker teker çürütülmesi
gereğini, ne yazık ki ortadan kaldırmıyor.

Ve bir yalan makinesi, Mustafa Kemal‘i de Anadolu
Devrimi’ni de küçültmek için, her gün yeni şeyler sürüyor
piyasaya. Sinsice, haince.

Belki inanan çıkar diye… Yalanlar ortaya çıksa da belki
gende bir iz kalır diye…

★★★

Son zamanlarda Anadolu’nun çeşitli köşelerindeki toplantılarda gündeme yeni bir soru gelmeye başladı:

Mustafa Kemal’i Anadolu’ya padişah Vahdettin’in gönderdiği doğru mu?

Üstelik Vahdettin, gerekli parayı sağlayabilmek için, atlarını bile satmış Ve Mustafa Kemal, verdiği sözü tutmayarak padişaha ihanet etmiş.

Bazı okurların ısrarlı telefonlarından da anlaşılıyor ki toplantılarda verilen sözlü yanıt ve bilgilerle yetinmek yanlış olacak!..

Mustafa Kemal’i Anadolu’ya Vahdettin’in yolladığı elbette ki doğru! Üstelik bilinmeyen ya da saklanan bir şey de değil!

Ama önemli olan, “niçin” yolladığıdır:

Doğu illerinin saltanata bağlı saf halkını aleyhimize kışkırtan komitacıların en hızlı bir biçimde ortadan kaldırılmaları çarelerine yönelmenizi sizden istemekteyiz. Allah korusun, bu kışkırtmalar ve karışıklık devam ederse Anlaşma Devletleri’nin bundan yararlanarak henüz işgal edilmemiş bu bölgeye asker göndermeleri gerçekleşebilir.
Büyük devletlerin bu alanda kurmak istedikleri Ermeni ve Kürt devletlerinin kurulmasına yol açılmış olur. Buna meydan vermemenizi sizden istiyorum.”

Mustafa Kemal’in yanıtı ise açıktır:

Ermenistan ve Kürdistan ‘ın kurulmasına neden ve bahane sayılacak en küçük bir duruma meydan vermeyeceğim.”

Vahdettin, Mustafa Kemal’i Anadolu’yu düşman işgalinden kurtarsın diye göndermedi. Başta İngilizler olmak üzere, büyük devletlerin isteklerini yerme getirmek ve tahtını kurtarmak için gönderdi. Amaç, direnişleri bastırmak, silahları toplatmak ve orduyu denetim altına almaktı.

Mustafa Kemal, Ermenistan’a ve Kürdistan’a meydan bırakmayarak sözünü tuttu. Ama Ermeni ve Kürt devletlerinin kurulmasını öngören Sevr Antlaşması’na imza atanlar, kendileri için asıl önem taşıyanın “tahtları“olduğunu gösterdiler!

Ve İnglizleri tedirgin eden Mustafa Kemal’i de “görev”den aldılar.

★★★

Ya Mustafa Kemal’e verilen paralar?

Düşmanla işbirliği yapanlar dahil, İstiklal Mahkemeleri’nin ölüme mahkûm ettiklerinin sayısını 1700’den 30 binlere çıkaranlar, şimdi başka bir açık arttırma peşindeler.

50 bin altından başlayıp 400 bin altına, hatta 400 bin sterline kadar çıkanlar var. Üstelik bu parayı sağlayabilmek için, yurtsever Vahdettin, atlarını bile satmış!

Oysa Mustafa Kemal ‘e İçişleri Bakanlığı ’nca verilmiş bir bin lira görülüyor. Veriliş nedeni, eşkıyayla savaşta başarılı olan güvenlik güçlerini ödüllendirmek. Bir de “örtülü ödenek “ten illere yollanan paralardan. Mustafa Kemal’e 25 bin lira yollandığı anlaşılıyor.

Ama yurtdışına çıktıktan sonra Mustafa Kemal’i hükümete baş kaldırmakla suçlayan Vahdettin’in açıklamaları ortada. Kişisel servetinden para verdiğine dair en ufak bir belirti bile yok.

Atlarını satan birisi var; o da Mustafa Kemal’in kendisi.
1917’de atlarını Cemal Paşa aracılığı ile 2 bin altına satmış.                         O para da Fethi Okyar’la birlikte çıkardıktan Minber adlı gazete uğruna tükenmiş.

Rauf Orbay‘ın anıları açık. Mustafa Kemal’in Amasya’dan
başlayarak masrafları 5 bin lira ile karşıladığını anlatıyor. Bu parayı ise Topçuoğlu Nazmi Bey sağlamış.

★★★

İşte tarih, işte gerçekler…

Prof. Şerafettin Turan‘ın “Türk Devrim Tarihi”, bu tür yalanları çürüten kanıtlarla dolu. Her yurtsever mutlaka okumalı!
Okumalı ki yalanların ömrü kısa olsun!                                                      Tarih ve doğrular bizden yana…

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: