Yazı Hakkında

Başlık:“Vahim Kusur…”
Kaynak:Cumhuriyet Gazetesi (s.11)
Tarih:05 Ekim 1997, Pazar

Yazı

HAFTAYA BAKIŞ

AHMET TANER KIŞALI

“Vahim Kusur…”

Numaracı cumhuriyetçilerle şeriatçılar arasın da ilginç bir dayanışma var. Zaman zaman eğlenceli olan bir dayanışma… Ve çok kişi sormadan edemiyor:

– Ortak noktaları nedir?

İkisi de “Birinci Cumhuriyet”! yıkmak istiyorlar. Ama tek başlarına çok güçsüzler.

RP’nin kapatılması için açılan dava… RP’yi
savunduğu ilan edilen çok ünlü bir Fransız bilim adamı… Dinci kesimlerden birisine “bilimsel destek” veren ünlü bir bilim adamımız… İkisinin de arkasında yer alan ünlü bir “numaracı” kalemimiz…

İşte eğlenceli birliktelikten yeri bir perde. Ve
de o perdenin arkası!

★ ★★

Yeni Şafak gazetesi manşetten ilan ediyor:

“RP ye savunma hazırlayacaklar arasında en
önemli isim olan Fransa’nın dünyaca ünlü siyaset bilimcisi Maurice Duverger’nın raporu önümüzdeki hafta partiye ulaşacak. ’’

Allah! Allah!

Duverger, hocam… Derslerindeki, kitaplarındaki Duverger mi değişti, yoksa yanlışlık bizlerin kafasında mı?

Türk gazeteciler olayı kendisine duyurunca
köpürüyor:

“Benim Türkiye ile ilgili en son çalışmam.
1961’de hazırlanan anayasa üstünedir. RP’nin
savunmasına katkıda bulunmam kesinlikle söz
konusu değildir. Bu partinin temsil ettiği anlayışa tümden karşıyım.”

Yani Duverger’nin tavrı -dolaylı olarak – kapatılmadan yana!

Sadece RP’liler şaşkın değil.. RP’nin kapatılması için açılan davayı “anlamsız” bulduklarını her vesile ile ilan eden “numaracılar” da şaşkın!

★ ★★

En Amerikancı bilim adamlarınızdan Şerif
Mardin bir kitap yazıyor… Said-i Nursi üzerine.

Kitap çok çok bilimsel (!)..

Nursi yandaşı kaynakların hepsi var: karşıt
olan kaynakların hiçbirisi yok.

Atatürk’e “Deccal” diyen Said-i Nursi, kitaba göre adeta bir peygamber… Mucizeler yaratan bir ulu kişi… Anadolu aydınlanmasına öncülük eden bir büyük düşünür…

İyi mi!

Ve o kitabın yazarı Türkiye Bilimler Akademisi’ne üye yapılmadı diye, tüm numaracı cumhuriyetçiler kıyameti koparıyorlar. Bu durumun TÜBA’nın saygınlığına gölge düşürdüğünü yazıyorlar.

Bu durumu “vahim bir kusur” olarak ilan ediyorlar.

Ama ne dönem 12 Eylül dönemi ne de ülkenin başında Evren var… Atatürk’ün kurumlarının teker teker kapatılıp, ülke kültürünün Türk İslam sentezcilerine terk edildiği ortam çok gerilerde kaldı.

Evren, Marmaris’te, Özal toprağın altında.

Ne Amerikalı dostların telkinlerine karşı zayıf
bir ara dönem söz konusu.. ne de Çankaya’da
Amerika’nın “bir numaralı dostu” oturuyor.

★ ★★

Amerika… Numaracı cumhuriyetçiler… Türk Islam sentezcileri..

Nurcular, “ılımlı İslamcı “lar… falanlar, filanlar..

Ve gazetelerde başka bir haber:

“RP kapatılma sonrasının hazırlıklarını yapıyor, örgüt de artık sivri isimleri, şeyhleri, şunları bunları istemiyor…”

Acaba niçin?

Nasıl oluyor da parti içinde sivriler güç yitirirken. ılımlılar öne çıkmaya başlıyor?

Acaba RP davası “anlamsız” olduğu için mi?
Acaba Türkiye’nin bir hukuk devleti olduğunu
anımsatmak “vahim bir hata” olduğu için mi?

Orijinal Görsel

Yorum ekle

Yorum yaz

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: